8. Ceza Dairesi 2024/13491 E. , 2024/4253 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/369 E. 2016/1135 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Mu…
**8. Ceza Dairesi 2024/13491 E. , 2024/4253 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/369 E. 2016/1135 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; 1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hüküm ile diğer lehe hükümlerin uygulanmadığına, 2. Delillerin tartışılmadan hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu iddiasına ilişkindir. 2. 11.06.2015 tarihli tutanak ile kolluk ekipleri tarafından eski çevik kuvvet binası içerisinden sesler gelmesi üzerine içeri kontrol amaçlı girildiğinde, içeride kağıda sarılı vaziyette ve yerde uyuşturucu madde olduğu anlaşılan maddenin kime ait olduğu sorulduğunda sanığın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 10.07.2015 tarihli raporu ile net ağırlığı 0,15 gram ağırlığında krem renkli toz maddenin uyuşturucu maddelerden eroin içerdiği, yapılan miktarsal analizinde içerdiği eroin miktarının %20 oranında olmak üzere 0,03 gram olduğunun tespiti üzerine sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verildiği belirlenmiştir. 3. Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedbirin uygulanması sırasında 19.08.2015 tarihli Adana Dr. ......., Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin raporu ile tedavi programının gereklerine uygun davranmaması nedeniyle sanığın tedavi programına uyumsuz olduğunun bildirildiği, Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşleri Değerlendirme Komisyonunun 01.09.2015 tarihli kararı ile sanığın programa uymadığı tespit edildiğinden uyarılmasına karar verildiği, 29.09.2015 tarihli kararı ile de sanığa 09.09.2015 tarihinde tebliğ yapıldığı halde 10 gün içerisinde müdürlüğe müracaat etmediğinden yükümlülüklerini yerine getirmemekte ısrar eden sanık hakkında dosyasının kapatılmasına karar verildiği, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 12.10.2015 tarihli kararı ile dava açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılmasına karar verildiği belirlenmiştir. 4. Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.12.2015 tarihinde sanık hakkında uyarı yazısının sanığa tebliğ edilmeden infaza son verildiği ve savcılık tarafından gönderilen uyarı yazısına sanığın süresinde riayet ederek müraacat ettiği dikkate alınarak sanık hakkında yeniden erteleme kararı verildiği, Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, önceki uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmadığı, 10 gün içerisinde müdürlüğe başvurması gerektiğine dair yazının 08.01.2016 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, Adana Dr. .......,Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 14.03.2016 tarihli yazısı ile tedavi programının gereklerine uygun davranmaması nedeniyle sanığın tedavi programına uyumsuz olduğu bildirildiği ve Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşleri Değerlendirme Komisyonunun 22.03.2016 tarihli kararı ile sanığın yükümlülüklerini ikinci defa ihlal etmesi halinde dosyasının kapatılmasına karar verildiği ve sanık hakkında dava açıldığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, 15 günlük itiraz süresi dolmadan erteleme kararının kesinleşmeyeceği, somut olayda sanık hakkında incelemeye konu 11.06.2015 tarihli eylem nedeniyle verilen 15.06.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının henüz sanığa tebliğ edilmeden tedbirin infazına başlandığı, bu hâliyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kamu davası açılmasının şartları gerçekleşmediği cihetle, Mahkemesince, açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre de, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAE) kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAE) kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAE) kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAE) kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAE) kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılması nedeniyle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, Dairemizce bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAE) kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda; sanığın UYAP sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve tüm deliller değerlendirilerek, kesinleşen Mahkeme kararları yönünden gerektiğinde kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği tartışıldıktan sonra, her bir eylem yönünden ayrı ayrı sübut da tartışılarak, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle, mükerrer dava olup olmadığının, suçların “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi; zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle eylem sayısı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik araştırma ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle başkaca yönleri incelenmeyen Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli ve 2016/369 Esas, 2016/1135 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi. ...