T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/543 - 2026/24 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/543 KARAR NO : 2026/24 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2023 NUMARASI : 2022/745 Esas 2023/905 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 22.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 22.01.20…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/543 - 2026/24 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/543 KARAR NO : 2026/24 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2023 NUMARASI : 2022/745 Esas 2023/905 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 22.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 22.01.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 03.02.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın geri manevra esnasında yaya konumunda olan davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kazanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, davacının kusuru bulunmadığını, davacı hakkında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından rapor düzenlendiğini, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 300,00 geçici iş göremezlik tazminatı, 19.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 200,00 TL bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 479.733,80 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 12.760,20 TL, bakıcı gideri talebini 7.506,00 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davacı tarafça usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyete ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkin olduğu, 10.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kusur yönünden yapılan değerlendirmede kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusursuz olduğunun belirtildiği, davacının müracaatı üzerine Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 23.08.2022 tarihli raporda davacının özür oranının % 7,8 olduğu, iyileşme süresinin 90 gün olduğu ve 45 gün bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, 10.10.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamalar esas alınarak talep de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile 12.760,20 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 479.733,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.506,00 TL bakıcı gideri tazminatının 20.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemli davada toplam 500.000,00 TL tazminat ödemesine karar verilmiş olup kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, karardaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, tüm bilirkişi raporlarına itirazla kararı istinaf ettiklerini, usuli kazanılmış haklar gözetilerek inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece itirazları nazara alınmadan karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda davacının yaşının hatalı şekilde 25 olarak esas alındığını, davacının kaza tarihinde 50 yaşında olup mahkemece bu raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının denetime elverişsiz ve makul gerekçelerden uzak olarak düzenlendiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında olmayan geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, hüküm altına alınan tazminata faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduklarını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortalı ile sigortalı aracın yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen hükme karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Dosya içeriğinden, davadan önce davacının müracaatı üzerine Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 31.08.2022 tarihli raporda, kişinin yapılan muayenesinde yüzünde ve burnunda kırık olduğunu, ameliyat olmadığını ifade ettiği, fizik muayenesinde burun sağa deviye olduğu, sol yanakta hafif çöküklük olduğu belirtildikten sonra cilt bozukluğu olsun veya olmasın yüzün bir kısmının destek yapısında kayıp olması nedeniyle % 6, yüzdeki anormallik daha çok cilt yapısındaki bozukluklar ve dış görünümle sınırlı/edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği/fonksiyon kaybının % 2 olduğunun tespit edildiği, Balthazard formülüne göre davacının özür oranının % 7,8 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 90 gün olduğu, 45 gün bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtildiği ve mahkemece bu raporun hükme esas alındığı, yargılama sırasında davacının maluliyetinin tespitine ilişkin rapor alınmadığı, davalı sigorta şirketi vekili tarafından davacının maluliyet raporuna itiraz edildiği de gözetildiğinde davacının uğradığı zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının, varsa iş ve güçten kalma süresinin mahkemece belirlenmesi gerekmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece davacının 03.02.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanmasına ilişkin gördüğü tedavilere ilişkin tüm tedavi evrakları getirilerek Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının dava konusu kazada yaralanması sonucu meydana gelen daimi maluliyet oranı, iyileşme süresi ve bakıcı ihtiyacının belirlenmesi için davacının yaralanmasının niteliğine göre heyete uzman bir hekim de dahil edilerek Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden rapor alınması, tahkikatın eksiksiz olarak tamamlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davadan önce davacının müracaatı üzerine düzenlenmiş raporun hükme esas alınmış olması doğru görülmemiştir. 2-Mahkemece hükme esas alınan 10.10.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda değerlendirme bölümünde 18.02.1971 doğumlu olan davacının doğum tarihi hatalı şekilde 05.06.1997 olarak yazıldığı ve kaza tarihinde 25 yaşında olduğunun belirtildiği, buna bağlı olarak bakiye yaşam süresinin 53 yıl 11 ay 5 gün olarak belirlendiği, sürekli iş göremezlik tazminatı hesabında da bu belirleme esas alınarak yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının doğum tarihi ve bakiye yaşam süresinin hatalı olarak belirlenen aktüer bilirkişi raporundaki hesaplama esas alınarak karar verilmiş olması da isabetsizdir. Bu durumda davacının maluliyetine ilişkin tahkikat tamamlandıktan sonra aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 2024/11640 esasına yatırılan 821.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.