22. Hukuk Dairesi 2015/3771 E. , 2016/10574 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Taraflar arasındaki, aylık ücret, performans prim aylıkları, fazla mesai ile cezai şart ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davacı avukatı tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incele…
**22. Hukuk Dairesi 2015/3771 E. , 2016/10574 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Taraflar arasındaki, aylık ücret, performans prim aylıkları, fazla mesai ile cezai şart ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davacı avukatı tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.04.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, asıl davada, davalıya ait işyerinde genel müdür olarak görev yapmış müvekkili işçinin, 16.11.2007 ila 16.09.2008 tarihleri arasında aylık 3.000 ...üzerinden toplam on ay için 30.000 ...prim alacağının ödenmediğini, aylık ücret alacaklarının ise eksik ödendiğini, ayrıca fazla çalışma ücreti alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek, prim, aylık ücret ve fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiş; birleşen davada ise, müvekkilinin iş sözleşmesinin, sözleşmede belirlenen yirmidört aylık süreden önce haklı sebep olmadan feshedildiğini, bu sebeple de müvekkilinin sözleşmenin 6/3. maddesinde düzenlenen cezai şart alacağına hak kazandığı ileri sürerek, cezai şart alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu alacak taleplerinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre, "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.