İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 50 adet çekinin işyerinde yaşanan hırsızlık nedeniyle çalındığını, çeklere ilişkin çek iptali davası açıldığını ve çeklerin ticari ilişki çerçevesinde ellerinde bulunduğunu, dava konusu çeki ciro sonrası kendilerinden almış gibi gözüken ... ile hiçbir ticari ilişkile…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1587 KARAR NO : 2026/46 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/07/2023 NUMARASI : 2021/515 E. - 2023/642 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 50 adet çekinin işyerinde yaşanan hırsızlık nedeniyle çalındığını, çeklere ilişkin çek iptali davası açıldığını ve çeklerin ticari ilişki çerçevesinde ellerinde bulunduğunu, dava konusu çeki ciro sonrası kendilerinden almış gibi gözüken ... ile hiçbir ticari ilişkilerinin bulunmadığını, davalıların çalınan diğer çeklerde de hamil olarak ortaya çıktığını ve aleyhlerine icra takibi başlattığını, davalıların ve ... şirketinin hırsızlık çetesinin bir üyesi olduğunu ve kötü niyetli hareket ettiğini, çekin rızaları dışı elinden çıktığı hususunu davalı şirkete ihtar ettiklerini, şirketin ticaret adresinde faal olmadığını, çekte yer alan davalıların cirolarının göstermelik nitelikte olduğunu iddia ederek, çekin istirdatı ile çek nedeniyle davalılara borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi cevap dilekçesi ile özetle; davacının dava konusu çekin çalındığı hususunu ispat edemediğini, davacının kendi kusuru nedeniyle kaybolan çeklerden doğan zarar nedeniyle sorumlu tutulamayacaklarını, iyi niyetli meşru hamil olduklarını, çekin kötü niyetle iktisap edildiğinin ispat yükünün davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "Bu kapsamda; davacı ...'ın yetkili hamil olduğu kabul edilerek, çekin davalı ... Şirketinden istirdatına, çek nedeniyle davacıların, davalılara borçlu olmadığı gerekçesi ile,1-Davanın KABULÜNE,Davacıların, İstanbul 24.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile takibe konu edilen ... seri numaralı, 31.05.2021 keşide tarihli ve 40.000-TL bedelli çek yönünden davalılara borçlu olmadığının tespitine,İcra dosyası kapsamında yapılan ödeme varsa, ödeyen davacı tarafa iadesine, Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,Davacı ...’ın istirdat talebinin kabulü ile ... seri numaralı, 31.05.2021 keşide tarihli ve 40.000-TL bedelli çekin, davalı ... Ltd.Şti.den istirdatı ile yetkili hamil olan ...’a teslim edilmesine, karar verilmiştir. Davalı ... Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı istinaf gerekçeleri sunulduğunu, öncelikle davanın icra takibinden sonra açılmış bir çek istirdat davası olduğunu ve bu davanın ancak icra takip borçluları tarafından açılabileceğini, davacı ...’ın ise davaya konu çeke dayalı icra takibinde taraf sıfatı bulunmadığını, çekte keşideci, lehtar, ciranta veya aval veren konumunda olmadığını belirterek aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunduğunu, ikinci olarak, istirdat davasında ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, davacının çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ispat etmesinin yanı sıra, müvekkilin çeki kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğini de ispat etmesi gerektiğini, ancak davacının bu yönde bir ispat gerçekleştiremediğini, özellikle davacının çekte cirosu bulunmadığını ve hırsızlık iddiasına ilişkin ibraz ettiği şikayet dilekçelerinde çelişkiler olduğunu, bu sebeple davaya konu çekin çalındığı iddiasını dahi ispat edemediğini öne sürdüğünü, üçüncü olarak, yerel mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkilin davaya konu çeki ticari ilişkiye dayalı olarak iktisap ettiğinin tespit edildiğini, bu durumun müvekkilin kötü niyetli veya ağır kusurlu olmadığını gösterdiğini, buna rağmen yerel mahkemece hatalı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiğini, mahkemenin atıf yaptığı vergi tekniği raporunda müvekkili şirketin suç teşkil edecek bir bulgusuna rastlanmadığını, bu sebeple mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu iddia ettiğini; dördüncü olarak, yerel mahkemenin hükmün gerekçesinde emsal kabul ettiği Bölge Adliye Mahkemesi ilamı ile somut uyuşmazlık arasındaki ilişkiye yönelik yeterli bir açıklama ve inceleme yapmadığını, bu durumun gerekçeyi hukuken yetersiz kıldığını belirttiğini, son olarak, yerel mahkemece yargılama sırasında bekletici mesele kararından dönülmeden davaya devam edilerek hüküm tesis edildiğini, bunun usul kurallarına aykırılık teşkil ettiğini ifade ettiğini, netice ve talep kısmında ise öncelikle davanın reddi yönünde hüküm kurulmasını, bu istemin reddi halinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı firmanın 2020 yılı ticari defterlerinden yevmiye defterinin noter tasdikli sayfalarının çizilerek, sayfanın tasdiksiz arka tarafına elle kayıtların işlendiği tespit edildiğini, davalının sahte belge düzenleme tespiti" nedeniyle vergi dairesi tarafından incelemeye girmiş olmasının da davalının ticari defterlerinin usule ve gerçeği uygun olmadığını, bilirkişi raporunda davalının lehine delil teşkil etmeyen ticari defterlerinin fiktif, gerçek olmayan kayıtlar içerdiğini, davalının dava konusu çeki ticari ilişki kapsamında ellerinde olduğun savunduğundan ticari ilişkiye konu mal teslimini de ispatlamalıdır. ... firmasının basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve çek istirdadı istemine ilişkindir. Davacı vekili, 25/12/2020 tarihinde müvekkilinin adresinde hırsızlık olayı meydana geldiğini, yaklaşık 50 adet müşteri çekinin çalındığını, bu çeklerden biri olan ... numaralı 31.05.2021 keşide tarihli, 40.000-TL bedelli çekin keşidecisinin ..., lehtarının davacı ... Şirketi olan çekin rıza dışında elinden çıktığını, üzerinde ödemeden men kararı bulunduğunu ve davalı ... tarafından kötü niyetle icra takibine konu edildiğini davalı şirketin daha önce çalınan başka çekleri de elinde bulundurmasının tesadüf olmadığını, kötü niyetli ve ağır kusurlu hamil olduğunu, aralarında ticari ilişki bulunmadığını, ciro silsilesinin göstermelik kişiler üzerinden düzenlendiğini, bu nedenle çekin yetkili hamilinin davacı olduğunu ileri sürerek borçlu olunmadığının tespitine çekin istirdadına ve ödenmişse bedelinin iadesine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ise, davacının hırsızlık iddiasını somut delillerle ispatlayamadığını, müvekkilinin ciro zincirine dayanarak TTK m.790 uyarınca yetkili ve meşru hamil olduğunu, kötü niyet veya ağır kusurunun bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini, ayrıca davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir. Dava konusu çekin, ... numaralı 31.05.2021 keşide tarihli, 40.000-TL bedelli çekin keşidecisinin davacı ..., lehtarının davacı ... Şirketi, cirantalarının sırasıyla davalılar ..., Şirketi ve yetkili hamilin davalı ... şirketi olduğu görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi raporunda özetle;" davalıların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve süresinde defter tasdiklerinin yapıldığı, davalı ... Şirketinin 2020 yılı defterlerinin ise 27.07.2020 tarihinden sonra kullandığı ilave defterin ek tasdiklerinin süresinde yapılmadığı, diğer davalıların ise ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, Davacılar ..., ... ve ... arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, çekin 14.12.2020 tarihli tahsilat makbuzu ile ...’a teslim edildiği, ... Şirketinin, ... ... ile ticari ilişkisinin mevcut olduğu, 30.11.2020 tarihinde bordo ile 7 adet 324.721,00-TL bedelli çekin davalı ... Şirketine teslim edildiği" belirtilmiştir. 20.05.2022 tarihli ve... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile davalı ... Şirketinin 2020 yılı dahil olmak üzere kayıtlarının sahte belge düzenleme suçu yönünden incelenmesine karar verildiği ayrıca şirket yetkilileri hakkında sahte belge kullanma suçuna istinaden suç duyurusunda bulunulduğu görülmüştür.Davacı tarafından Bakırköy CBS.nin 2020/11766 soruşturma sayılı dosyası ile 50 adet çekin çalınmasına ilişkin soruşturmanın devam ettiği, davamıza konu çek hakkında ilgili soruşturma dosyası kapsamında el koyma kararının verildiği ayrıca davalı tarafça çeke ilişkin Bakırköy 5.ATM.nin 2021/7 esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığı görülmüştür.TTK'nın 792. maddesinde , " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." düzenlemesi mevcuttur. Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Davacının dava konusu çekten kaynaklanan sorumluluğundan kurtulabilmesi için çalınan çekin davalı tarafından kötü niyetli ya da ağır kusurlu olarak elde edildiği ve icraya konduğunu kanıtlaması gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. İspat yükü üzerinde olan davacı kötüniyet ve ağır kusuru her türlü delil ile ispatlayabilir. Somut olayda, benzer uyuşmazlık nedeniyle istinaf daireleri önüne gelen çok sayıda dosyada çalınan ve sahte imza ile piyasaya sürülen çeklerin davalı ... şirketi tarafından ibraz edildiği ve icra takibine konulduğu görülmektedir. Davacı ... tarafından aynı davalılara karşı çalınan çekler içinde bulunan bir başka çek için açılan dava sonunda davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi İstanbul BAM 12.H.D'nin 2022/920 - 2025/517 sayılı kararı ile yapılmış olup, 28.03.2025 tarihli kesin olarak verilen kararda " çekin davacının uhdesindeyken hırsızlık sonucu elinden çıktığı, davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle aynı davalıya geçtiği ve davalı ... ... Ltd. Şti. tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine UYAP’ta yapılan tespitler itibariyle, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Ayrıca davaya konu olayın şekliyle çok benzer şekilde hırsızlık veya kaybolma olayları kapsamında davalı ... ... Ltd. Şti.'nin eline geçmesi nedeniyle anılan davalıya karşı açılmış çok sayıda menfi tespit ve/veya çekten kaynaklanan davalarda kararlar verildiği ticari hayatın gerekleriyle uyuşmayan bu durum UYAP'tan yapılan incelemede belirlenmiştir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalı ... ... Ltd. Şti.nin, hem davaya konu olaya ilişkin hırsızlık kapsamında çalınmış çekleri aynı ciro silsilesiyle hem de lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun hırsızlık olayı ve sonrasında yapılan ciroların bir organizasyon içinde yapıldığının kabulü gerekir. Söz konusu çekin davalı ... ... Ltd. Şti.'nin kayıtlarında yer alması ve davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği hususların araştırılması da sonuca etkili değildir.Açıklanan nedenlerle, mahkemece menfi tespit isteminin tüm davalılar, çekin istirdatı isteminin ise sadece davalı ... ... Ltd. Şti. açısından kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı ... ... Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." denilmiştir. Yine Dairemizin 09.10.2025 tarihli, 2023/606 Esas- 2025/1275 sayılı ilamında; Davacı ... tarafından aynı davalılara karşı çalınan çekler içinde bulunan bir başka çek için açılan dava sonunda verilen kabul kararının istinaf incelemesi yapılmış ve " asıl ve birleşen davaya konu çeklerin davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, ciro silsilesinde davacıdan sonraki ciranta/ davalı ...'a ilişkin herhangi bir cari hesaba ve çek çıkışına rastlanılmadığı, davalılar ile ilgili herhangi bir cari hesap ilişkisinin, borç veya alacak bakiye durumunun olmadığı, çeklerin davacının uhdesindeyken hırsızlık sonucu elinden çıktığı, davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle aynı davalıya geçtiği ve davalı ... Ltd. Şti. tarafından bankaya ibraz edildiği, bunun üzerine UYAP’ta yapılan tespitler itibariyle, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği, benzer şekilde hırsızlık veya kaybolma olayları kapsamında davalı ... Ltd. Şti.'nin eline geçmesi nedeniyle anılı davalıya karşı açılmış çok sayıda menfi tespit ve/veya çekten kaynaklanan davalarda kararlar verildiğine ilişkin ticari hayatın gerekleriyle uyuşmayan bu durum UYAP'tan yapılan inceleme kapsamında belirlenmiştir. Tüzel kişi tacir olmakla TTK'nın 18/2 maddesi gereğince basiretli davranması gereken davalı ... Ltd. Şti'nin hem davaya konu olaya ilişkin hırsızlık kapsamında çalınmış çekleri aynı ciro silsilesiyle hem de lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmekte olup çeklerin davalı ... Ltd. Şti.'nin kayıtlarında yer aldığına ilişkin hususların araştırılmasının da sonuca etkili olmadığı kanaatine varılmıştır.... davalı ... Ltd. Şti.vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine" şeklinde karar verilmiştir. Dairemizin 2022/816 Esas- 2025/9 saylı ilamında da benzer hususlara işaret edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5570 - 2021/4450 sayılı, tarihli 26.05.2021 kararı aynı yönde olup özetle ; " ilk derece mahkemesince, davalı şirket temsilcisi ve davalı şirket adına UYAP'ta yapılan incelemede benzer mahiyette birçok dosyasının bulunduğu, kargodan çalınan diğer çek ve bonoların da bir şekilde davalı şirkette toplandığı, bunun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, nitekim dava konusu bonoyla birlikte çalınan diğer çeklerin de davalının eline geçtiği ve bu bonolardan dolayıda davalı şirketin Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ......... ve .... nolu dosyalar üzerinden takip başlattığı dolayısıyla bu işin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kaybolan çek veya bonoların davalı şirketin eline geçmesinin tesadüfi kabul edilmediği ve davalı şirketin kötü niyetli olduğu sonucuna varıldığı,.. davanın kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davalı ..... Ltd. Şti. hakkında hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının bulunduğu ve birçok olayda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer ve farklı cirantalardan ciro yoluyla devralıp, son hamil olarak farklı kişi veya şirketler aleyhine icra takiplerine konu edildiği, bu durumda davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. .Onanmasına"Dosya kapsamına göre, davacının şikayeti üzerine Bakırköy CBS'nin 2020/111766 soruşturma sayılı dosyasında çalınan çeklerle ilgili soruşturma yürütüldüğü, UYAP ortamından yapılan sorgulama ile görüldüğü üzere , çalınan/ kaybolan çeklerin aynı veya benzer ciro zinciriyle davalıya geçmesi,davalı ... aleyhine benzer yönde birçok dava açılmış olması dikkate alındığında çekin davalı tarafından iyiniyetle iktisabından bahsedilemeyeceği, bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, takibin haksız ve kötü niyetli olduğu, ilk derece mahkemesince davanın kabulü kararının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde, davalı ... Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun, istinaf edenin sıfatına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2023 tarih ve 2021/515 E., 2023/642 K. sayılı kararına karşı davalı ... Limited Şirketi vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.732,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 684,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.048,4 TL harcın davalı ... Limited Şirketi'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı ... Limited Şirketi tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2026