9. Hukuk Dairesi 2011/41972 E. , 2013/29479 K. "" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Da…
**9. Hukuk Dairesi 2011/41972 E. , 2013/29479 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalılara ait işyerinde müdür olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız olarak fesh edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalılar vekili davacının 26.06.2000-14.07.2008 tarihleri arasında davalı ... Ticaret Ltd. Şirketinde çalıştığını, davalı ... ve Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şirketinde çalışmadığını, davacının yabancı olması sebebi ile Akas şirketinin çalışma izni sürecinde işveren olarak gözüktüğünü, devamsızlığı sebebi ile iş aktinin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davalı tarafın fesih hakkını İş Kanunun 26. maddesinde öngörülen 6 iş günü içinde kullanmadığı ve davalının fesih işleminin haklı fesih olmadığı, dosya kapsamına göre davacının davalı işyerlerinde 10.08.1999-07.07.2008 tarihleri arasında çalıştığı ve çalıştığı süre itibarı ile yıllık izin hakkı da bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, Mahkemece, davalılar davacının tüm hak ve alacaklarından birlikte sorumlu tutulmuş iselerde bu durumun gerekçesi açıklanmamıştır. Mahkemece davalılar arasındaki ilişkinin niteliği saptanıp açıklanmadan buna ilişkin gerekçe oluşturulmadan hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: