3. Ceza Dairesi 2023/10217 E. , 2024/5458 K. ¸ T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/125E., 2022/293K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin…
**3. Ceza Dairesi 2023/10217 E. , 2024/5458 K.** **"İçtihat Metni"** ¸ T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/125E., 2022/293K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 23.11.2022 tarihli ve 2022/125 Esas, 2022/293 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.02.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafileri temyiz dilekçesinde özetle; 1.Yerel mahkemenin bozma ilamını yok hükmünde sayarak mahkumiyet kararı verdiğine, 2.Hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine, 3.TCK 221/4-1 hükmünün uygulanması gerektiğine, 4.Sanığın herhangi bir yakalama kararı olmaksızın kendiliğinden savcılığa başvurarak etkin pişmanlık beyanında bulunduğuna, 5.Emniyet raporunda sanığın vermiş olduğu bilgilerin faydalı bilgiler olduğunun belirtildiğine, 6.Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. O yer Cumhuriyet savcısı dilekçesinde özetle; 1.Sanığın emniyet raporuna da yansıdığı üzere örgüt mensupları hakkında faydalı bilgiler verdiğine, 2.TCK 221/4-1 maddesi gereği ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğine, 3.Kararın sanık lehine bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; Sanığın örgütün ildeki en üst düzeydeki yöneticisi olan il imamına bağlı üst mütevelli pozisyonunda olduğu, her ne kadar sanık bazı beyanlarında 2008-2009, bazı beyanlarında 17/25 aralık sürecinden sonra yapı ile irtibatını kestiğini beyan etmiş ise de; yukarıda izah edilen ve sanığın 17/25 Aralık sürecinden sonra örgüte çek vermek suretiyle himmet verdiği, örgütün derneğine yer sağladığı, örgüt bünyesinde olan Meram Eğitim ve Kültür Vakfında 2015 yılı Mayıs ayına kadar yöneticilik yaptığı, örgütün iş adamı derneği olan KALİDA isimli dernekte üyeliğini devam ettirdiği, örgütün yurt dışındaki kurumuna para aktardığı yönündeki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, örgütteki pozisyonu söz konusu yapının terör örgütü olduğunun kamu oyunca da görüldüğü 17/25 Aralık sürecinden sonra da devam ettirdiğinin anlaşıldığı, örgüt ile süreklilik, çeşitlilik ve devamlılık gösteren ilişkisi nedeniyle sanığın örgüt üyesi olduğu, sanığın örgüt yöneticisi olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı kanaatine varılarak, sanığın örgütte geçirdiği süre dikkate alınıp, Yargıtay bozma ilamındaki hususlar da gözetilerek eylemine uyan TCK.nun 314/2 nci maddesi gereğince takdiren ve teşdiden 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın 28/07/2016 tarihinde Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak örgüt ile ilgili bildiklerini anlatmak istediğini beyan ettiği, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının sanığın gizli tanık sıfatıyla dinlenmesi yönünde işlem tesis ettiği, bu kapsamda sanığın 4 sayfadan ibaret beyanda bulunduğu, sanıkla ilgili dava açılmasından sonra ise gizli tanık olarak verdiği ifadelere paralel olarak savunma yaptığı, gizli tanık Yağmur sıfatı ile başkaca dosyalarda tanıklık yaptığı ve önceki beyanları doğrultusunda beyanlarda bulunmaya devam ettiği, dosyada mevcut 23.11.2017 tarihli sanığın etkin pişmanlık beyanlarının değerlendirilmesine ilişkin emniyet raporunda sanığın beyanlarının örgütün Kahramanmaraş yapılanmasının deşifre olmasına kısmen katkı sağladığı yönünde değerlendirme yapıldığı, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamlarında da sanığın beyanlarının etkin pişmanlık şartlarını taşıdığının belirtildiği görülmekle, mahkememizce sanığa örgüt üyeliği suçundan verilen cezada TCK 221/4 üncü maddesinin son cümlesi uyarınca etkin pişmanlık beyanlarının mahiyeti, örgütle mücadelede sağladığı katkı dikkate alınarak takdiren 2/3 oranında indirim yapılmış, her ne kadar sanık ... müdafileri tarafından TCK 221/4 üncü maddesinin birinci cümlesinin uygulanarak ceza verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerektiği savunulmuşsa da, dosyada mevcut tutanaklardan açıkça görüldüğü üzere sanığın ilk olarak 29.04.2015 tarihinde Kahramanmaraş Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde şüpheli sıfatı ile savunmasının alındığı, ifade tutanağının 3 üncü sayfasında yer alan 16 nci soruda sanığa Fethullah Gülen ve kurduğu örgüt ile ilgili irtibatı olup olmadığının sorulduğu, sanığın müdafisi ile birlikte yaptığı savunmada Fethullah Gülen ve örgütü ile herhangi bir bağlantısı olmadığını belirttiği, bu beyanından sonra 25.05.2016 tarihinde Kahramanmaraş KOM Şube Müdürlüğünde, aynı tarihte Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığında ve aynı tarihte Kahramanmaraş Sulh Ceza Hakimliğinde yaptığı savunmalarda da örgüt ile bağını inkar ederek etkin pişmanlık kapsamında herhangi bir beyanda bulunmadığı, dolayısıyla sanığın etkin pişmanlık beyanlarının TCK 221 maddesinin 4 üncü fıkrasının 1 inci cümlesi kapsamında değerlendirme imkanının bulunmadığı belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; 28.07.2016 tarihinde kendiliğinden Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığına gelerek dilekçe vermek suretiyle etkin pişmanlık talebinde bulunan sanığın, aşamalarda verdiği ayrıntılı beyanlarında, ilgili birimlerce de teyit edildiği üzere örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgütteki konumu ile diğer örgüt mensupları hakkında faydalı bilgi verdiği anlaşılması karşısında, söz konusu olayda gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesinin gerektiği, örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunan, samimi şekilde pişmanlık duyan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-1 inci cümlesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nederle sanık müdafiileri ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/125 Esas, 2022/293 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Kahramanmaraş 3.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.