3. Ceza Dairesi 2021/2904 E. , 2023/2362 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hük…
**3. Ceza Dairesi 2021/2904 E. , 2023/2362 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2018 tarihli ve 2018/4 Esas, 2018/138 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/2572 Esas ve 2019/1810 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, gerekçeli karar başlığında suç adının silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme olarak gösterilmesi gerekirken silahlı terör örgütüne üye olmak olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş, yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve Mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre yerinde görülmeyen sair istinaf istemlerinin reddine, ancak; sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin "TCK'nın 220/7 ve 314/3 üncü maddeleri yollamasıyla TCK'nın 314/2 nci maddesi" yerine, sadece "TCK'nın 314/2 nci maddesi" olarak gösterilmesi, sanıklar hakkında kurulan hükümde temel ceza 5 yıl hapis olarak belirlenip, TCK’nın 220/7 nci maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapıldıktan sonra sanıkların 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip sonrasında 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 1 yıl 18 ay hapis cezasına hükmolunması gerekirken 2 yıl 6 ay hapis ve TCK 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim uygulandıktan sonra hapis cezalarının 1 yıl 13 ay yerine yazılı şekilde 2 yıl 1 ay olarak fazla tayini, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53/1 inci maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle, sanıklar hakkında bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı, sanıklar müdafiilerinin istinaf istemi bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303 üncü maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, usul ve yasaya aykırı olup, sanıklar müdafiinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a ve 303 üncü maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hükmün "1" ve "2" numaralı bendlerinin hükümden çıkartılarak yerlerine; ''1-Sanık ...'ın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etmek suçunu oluşturduğu sabit olduğundan sanığın değişen suç vasfına göre eylemine uyan TCK'nın 220/7 ve 314/3 üncü maddeleri yollamasıyla TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın TCK'nun 220/7 nci maddesi uyarınca, yardımın niteliği ve derecesi dikkate alınarak takdiren 2/3 oranında indirilerek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın 3713 sayılı Yasa'nın 5/1 inci maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkilerine göre verilen cezasından TCK’nun 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren l/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53/1 inci maddesinin uygulanmasına, sanık ... Akalan'ın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etmek suçunu oluşturduğu sabit olduğundan sanığın değişen suç vasfına göre eylemine uyan TCK'nın 220/7 ve 314/3 üncü maddeleri yollamasıyla TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın TCK'nın 220/7 nci maddesi uyarınca, yardımın niteliği ve derecesi dikkate alınarak takdiren 2/3 oranında indirilerek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın 3713 sayılı Yasa'nın 5/1 inci maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkilerine göre verilen cezasından TCK’nın 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren l/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53/1 inci maddesinin uygulanmasına" cümleleri yazılmak ve hükmün diğer bentleri aynen muhafaza edilmek suretiyle, sanık müdafiilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.06.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi özetle; 1. Savunma hakkının kısıtlandığına, 2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 3. Bankasya kayıtlarının rutin, birikim ve ticaret amaçlı olduğuna, 4. Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, 5. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna, 6. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 7. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, 8. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, 9. Sanıkların kastı bulunmadığından hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 10. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ... ile ilgili olarak; öğretmen olan sanığın FETÖ/PDY örgütün finans kaynağı durumundaki Bank asyada hesap hareketlerinin bulunduğu, örgütle bağlantılı olan ve KHK ile kapatılan Kurumlarında SGK kaydının bulunduğu, FETÖ'ye müzahir sendikaya üye olduğu belirtilerek terör örgütüne üye olduğu iddia edilmiş, sanığın örgütün kriptolu haberleşme programı olan ByLock kullanıcısı olmadığı, sanığın örgütle bağlantılı SGK kayıtlarının bulunduğu, örgütle bağlantılı Pak Eğitim İş adlı sendikaya üye olduğu, örgütle bağlantılı Genç Uşak Gençlik ve Spor Kulübü Derneğine üye olduğu, sanığa ait Bank ... kayıtları incelendiğinde; Sanığın Bank Asyada, 10.01.2014 tarihinde 5.000 TL'lik, 11.02.2014 tarihinde 1.500 EUR karşılığı 4.551,41 TL'lik, 17.09.2014 tarihinde 2.600 TL'lik, 13.10.2014 tarihinde 5.213,66 TL'lik, 08.07.2015 tarihinde 1.013,89 EUR karşılığı 2.984,79 TL'lik katılım hesabı açtırdığı, 2013 Aralık ayında sıfır olan bakiyenin 2014 Ocak ayında 6.190 TL, Şubat ayında 10.823 TL, Mart ayında 10.696 TL, Nisan ayında 10.636 TL, Haziran ayında 10.623 TL, Temmuz ayında 10.555 TL, Ağustos ayında 9.196 TL, Eylül ayında 13.757 TL, Ekim ayında 11.764 TL, Kasım ayında 13.085 TL, Aralık ayında 12.004 TL,2015 Mart ayında 15.322 TL, Haziran ayında 16.696 TL, Eylül ayında 14.360 TL, Aralık ayında 5.582 TL, 2016 Temmuz ayında 1.626 TL olduğu tespit edilmiş, bu değerlendirmelere göre; sanığın örgütün nihai amacını bilerek hiyerarşiye dahil olduğuna, iradesini koşulsuz örgüte teslim ettiğine, örgütle organik bir bağ kurup örgüt üyesi olduğuna dair kesin bir delil bulunmadığı, ancak Bank Asyaya örgüt elebaşının talimat tarihinden sonra para yatırması, örgüte müzahir Pak-İş sendikasına ve Genç Uşak Gençlik ve Spor Kulübü Derneğine üye olması, örgüte ait kurumlarda çalıştığına dair SGK kaydının olması nedenleriyle örgüte yardım kastını açıkça ortaya koyduğu, her ne kadar terör örgütü üyesi olmak suçlaması ile kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım suçuna dönüştüğünün kabulü gerektiği anlaşılmakla, sanığın bu suçtan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, temel ceza belirlenirken alt sınırdan ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmadığından temel ceza 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmiş, bu ceza yardımın niteliği ve derecesi dikkate alınarak TCK'nın 220/7 nci maddesi gereğince 2/3 oranında indirilmiş, 3713 sayılı Yasa'nın 5 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırılmış, sanığın duruşmalara yansıyan olumsuz bir tavrı bulunmaması nedeniyle TCK'nın 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak mahkemede oluşan vicdani kanaat sonucu hüküm kurulmuş, sanık ... ile ilgili olarak: doktor olarak görev yapan sanığın FETÖ/PDY örgütün finans kaynağı durumundaki Bank Asyada hesap hareketlerinin bulunduğu, FETÖ'ye müzahir derneğe üye olduğu belirtilerek terör örgütüne üye olduğu iddia edilmiş, sanığın örgütün kriptolu haberleşme programı olan bylock kullanıcısı olmadığı, örgütle bağlantılı Diyalog Kültür Derneği ve Küresel Doktorlar Derneğine üye olduğu, sanığa ait Bank ... kayıtları incelendiğinde; sanığın Bank Asyada 31.12.2013 tarihinde 130.000 TL'lik 21.01.2014 tarihinde 55.000 USD karşılığı 123.117,50 TL'lik, 28.01.2014 tarihinde 30.000 TL'lik, 13.02.2014 tarihinde 2.500 EUR karşılığı 7.447,80 TL, 230 XAU karşılığı 20.999,88 TL, 03.04.2014 tarihinde 92.600 TL'lik, 12.03.2015 tarihinde 95.000 TL'lik, 24.03.2015 tarihinde 145.000 TL'lik, 30.04.2015 tarihinde 12.500 USD karşılığı 33.305 TL'lik, 10.06.2015 tarihinde 34.000 TL'lik katılım hesabı açtırdığı, hesap bakiyesi ve gelişimi incelendiğinde, 2013 Aralık ayında 153.442 TL olan hesabın, 2014 Ocak ayında 185.248 TL, Şubat ayında 143.141 TL, Mart ayında 91.572 TL, Nisan ayında 144.682 TL, Mayıs ayında 35.772 TL, Haziran ayında 40.660 TL, Temmuz ayında 26.093 TL, Ağustos ayında 33.280 TL, Eylül ayında 84.056 TL, Ekim ayında 79.864 TL, Kasım ayında 88.877 TL, Aralık ayında 67.173 TL, 2015 Mart ayında 308.672 TL, Haziran ayında 1.734 TL, Eylül ayında 1 TL, Aralık ayında 390 TL, 2016 Temmuz ayında 0 olduğu tespit edilmiş, bu değerlendirmelere göre; sanığın örgütün nihai amacını bilerek hiyerarşiye dahil olduğuna, iradesini koşulsuz örgüte teslim ettiğine, örgütle organik bir bağ kurup örgüt üyesi olduğuna dair kesin bir delil bulunmadığı, ancak Bank Asyaya örgüt elebaşının talimat tarihinden sonra para yatırması, örgüte müzahir Diyaloğ Kültür Derneği ve Denizli Sağlıkçılar Derneğine (Küresel Doktorlar Derneği olarak adı değiştirilmiştir) üyelik kaydının olması nedenleriyle örgüte yardım kastını açıkça ortaya koyduğu, her ne kadar terör örgütü üyesi olmak suçlaması ile kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım suçuna dönüştüğünün kabulü gerektiği anlaşılmakla, sanığın bu suçtan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, temel ceza belirlenirken alt sınırdan ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmadığından temel ceza 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmiş, bu ceza yardımın niteliği ve derecesi dikkate alınarak TCK'nın 220/7 nci maddesi gereğince 2/3 oranında indirilmiş, 3713 sayılı Yasa'nın 5 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırılmış, sanığın duruşmalara yansıyan olumsuz bir tavrı bulunmaması nedeniyle TCK'nın 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak mahkemede oluşan vicdani kanaat sonucu hüküm kurulmuş, sanıkların üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütüne yardım etme suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, gerekçeli karar başlığında suç adının silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme olarak gösterilmesi gerekirken silahlı terör örgütüne üye olmak olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş, yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve Mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre yerinde görülmeyen sair istinaf istemlerinin reddine, ancak; sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin "TCK'nın 220/7 ve 314/3 üncü maddeleri yollamasıyla TCK'nın 314/2 nci maddesi" yerine, sadece "TCK'nın 314/2 nci maddesi" olarak gösterilmesi, sanıklar hakkında kurulan hükümde temel ceza 5 yıl hapis olarak belirlenip, TCK’nın 220/7 nci maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapıldıktan sonra sanıkların 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip sonrasında 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 1 yıl 18 ay hapis cezasına hükmolunması gerekirken 2 yıl 6 ay hapis ve TCK 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim uygulandıktan sonra hapis cezalarının 1 yıl 13 ay yerine yazılı şekilde 2 yıl 1 ay olarak fazla tayini, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53/1 inci maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle, sanıklar hakkında bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı, sanıklar müdafiilerinin istinaf istemi bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a ve 303 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, usul ve yasaya aykırı olup, sanıklar müdafiinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a ve 303. maddesinin 1 inci fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hükmün "1" ve "2" numaralı bendlerinin hükümden çıkartılarak yerlerine; ''1-Sanık ...'ın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etmek suçunu oluşturduğu sabit olduğundan sanığın değişen suç vasfına göre eylemine uyan TCK'nın 220/7 ve 314/3 üncü maddeleri yollamasıyla TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın TCK'nın 220/7 nci maddesi uyarınca, yardımın niteliği ve derecesi dikkate alınarak takdiren 2/3 oranında indirilerek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın 3713 sayılı Yasa'nın 5/1 inci maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkilerine göre verilen cezasından TCK’nın 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren l/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53/1 inci maddesinin uygulanmasına, sanık ... Akalan'ın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etmek suçunu oluşturduğu sabit olduğundan sanığın değişen suç vasfına göre eylemine uyan TCK'nın 220/7 ve 314/3 üncü maddeleri yollamasıyla TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın TCK'nun 220/7 nci maddesi uyarınca, yardımın niteliği ve derecesi dikkate alınarak takdiren 2/3 oranında indirilerek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın 3713 sayılı Yasa'nın 5/1 inci maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkilerine göre verilen cezasından TCK’nın 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren l/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53/1 inci maddesinin uygulanmasına" cümleleri yazılmak ve hükmün diğer bentleri aynen muhafaza edilmek suretiyle düzeltilen hususlar dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1.Tebliğnamedeki onama talepli görüşe (2) bendinde gösterilen nedenle isabet bulunmamıştır. 2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceğinde kuşku bulunmamakta ise de, Bank Asyadaki hesap kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, sanık ...'ın 2014 yılı öncesinde de katılım hesaplarının bulunduğu ve hesabını aktif olarak kullandığı, her iki sanığın da örgüt liderinin talimatı dönemine denk gelen yatırım hesapları olmasına rağmen TMSF devrinden sonra da katılım hesapları açmalarının devam ettiğ, en son işlem tarihlerinin 2016 yılı olduğu gözetilerek, sanıkların Bankasya nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri dışında değerlendirilemeyeceği, savunmalarının aksine başkaca delil edilememiş olması karşısında sanıkların örgüte yardım etme kastı ile hareket ettiklerinin her türlü şüpheden uzak delillerle ispat edilememiş olmasına göre atılı suçtan beraatleri yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/2572 Esas ve 2019/1810 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.