TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/112 Esas KARAR NO : 2026/161 ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/02/2026 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin fa…
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/112 Esas - 2026/161 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/112 Esas KARAR NO : 2026/161 ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/02/2026 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin farklı ürün gruplarında satış yapan ve birçok farklı işletmenin tedarikçisi olan bir firma olduğunu, davalıların müvekkilinden çeşitli ürünler satın aldığını ve karşılığında doğan borcun çeşitli tarihli faturalar ile faturalandırıldığını, bakiye borç olarak 811.689,86 TL kaldığını, anılan alacağın davalılar tarafından tüm taleplere rağmen ödenmemesi neticesinde müvekkili tarafından ...Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalılar tarafından takibe karşı haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve icra takibinin itiraz nedeniyle durdurulduğunu belirterek, davalıların ...sayılı dosyasına yaptığı itirazın fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik asıl alacak miktarı olan 811.689,86 TL'lik kısmı yönünden iptaline ve takibin aynı şartlarda devamına, icra takibine kötü niyetli biçimde itiraz eden davalıların %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, davacının iddia ettiği üzere taraflar arasında ticari ilişkiye dayanmayan faturaların müvekkili aleyhine alacağın varlığına delil kabul edilmesinin taraflarınca kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacının öncelikle müvekkili şirket ile ticari ilişkisini mevcut sözleşme şartlarını, mevcut sözleşme şartlarına uygun ifayı/faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar iş yapıldığını, yapılan işi eksiksiz ve tam olarak müvekkili şirkete teslim ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlaması ve faturayı dayanaklandırması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borç ilişkisine, borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarını bir kez daha yinelediğini bildirerek kötü niyetli ve haksız kazanç sağlamaya yönelik huzurdaki davanın reddini istemiştir. Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden göndermiş olduğu 04/03/2026 tarihli dilekçesinde özetle; dava süreci devam ederken davalı/borçluların icra takibine konu borca ve takibe yönelik itirazlarından ... nezdinde 27/02/2026 tarihinde vazgeçtiklerini, davalıların itirazdan feragat etmeleri neticesinde icra takibinin kesinleştiğini, itirazın varlığının ortadan kalktığını belirterek davalıların ... sayılı dosyasına yaptıkları itirazdan vazgeçmeleri nedeniyle davanın konusuz kaldığının tespitine, konusuz kalan dava hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istemiştir. Yapılan inceleme neticesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular aleyhine, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 811,689,86 TL asıl, 124.972,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 936.662,30 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların İcra Müdürlüğü'ne sundukları dilekçe ile, ödeme emrine karşı yasal süre içerisinde yapılan itirazdan tüm alacak ve ferileri(faiz, masraf,vekalet ücreti vb) yönünden kayıtsız şartsız vazgeçtiklerini ve takibin kesinleştirilmesini talep ettiklerini beyan ettikleri görülmüştür. Bu durum karşısında konusu kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve yargılama gideri, vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılması yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla; davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin yatırılan 9.178,33-TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 8.446,33 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL peşin harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 127.753,48 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 881,00 TL ( 732,00 TL başvurma harcı, 104,00 TL vekalet harcı ve 45 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince ...bütçesinden karşılanacak olan 6.000,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi 11/03/2026 ... ¸