10. Hukuk Dairesi 2013/13813 E. , 2013/17546 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava; hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 01.10.1966 doğumlu olan davacının, davalıla…
**10. Hukuk Dairesi 2013/13813 E. , 2013/17546 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava; hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 01.10.1966 doğumlu olan davacının, davalılardan işverene ait işyerinde 01.09.1977 ile 15.6.1980 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı çalıştığının tespiti istemine ilişkin olan davada; Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu belirtilmişse de; bozma ilamı gereği yerine getirilmemiş olup, Mahkeme hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanun’un 79’uncu maddesi olup, tespiti istenen dönemde 2089 sayılı ....yürürlükte olduğundan uyuşmazlığın bu Kanun hükümleri ile 506 sayılı Kanun’un 2 ve 3’üncü maddelerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. 506 sayılı Yasa’nın 3. maddesinin II/B bendine göre, “Özel Kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları...” uygulanmamaktadır. Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan ve 05.07.1977 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2089 sayılı...maddesinde,bu kanuna tabı bir sanatı o sanat için düzenlenen tarih ve pratik öğrenim programına göre o işyerinde öğrenmek amacıyla bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimseye çırak deneceği; 16.maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmağa mecbur olduğu; 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin .... Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu bildirilmiştir. Diğer taraftan bir kişiye çırak denilebilmesi için, o kimsenin durumunun bu özel kanunda çıraklar hakkında yapılan tarife ve nitelendirmeye uyması gerekir.Yani, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği belirlenirken, başka bir ifade ile, davacının belirtilen tarihte çırak olup-olmadığına karar verilirken, çalışma ilişkisine bakılarak karar verilmelidir. Kişi işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Dairemiz bozma ilamında; 12.3.1979 tarihli işe giriş bildirgesinin Kurum'a 19.3.1979 tarihinde intikal ettiği, 1979/3 dönem bordrosunda kısa süreli sigorta kollarına tabi olarak davacının bildiriminin yapıldığı, 17.10.1978 tarihli çıraklık sözleşmesinin davacının babası tarafından imzalandığı gözetilerek davacının çıraklık durumun usulünce araştırılması gereğinden bahsedilmiştir. Mahkemece, bozma ilamı sonrasında; dinlenilen tanıkların kısa süreli sigorta kollarına tabi olarak çalışma bildirimlerinin yapıldığı anlaşılmış, aynı dönemde uzun dönemli sigorta kollarına tabi olarak çalışan 90-100 kişinin bildirildiği halde, davacının çalışmasının üretime yönelik olup olmadığı hususunda bu kişilerin beyanlarına başvurulmadığı ve bozma ilamı gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece, yukarıda belirtilen düzenlemeler çerçevesinde, davacının çıraklık durumun usulünce araştırılarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 26.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.