8. Hukuk Dairesi 2020/2334 E. , 2020/5907 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın 15 davacı yönünden kabulüne 20 davacı yönünden reddine karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili ve katılma yoluyla bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar vekili, vekil edenlerinin…
**8. Hukuk Dairesi 2020/2334 E. , 2020/5907 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın 15 davacı yönünden kabulüne 20 davacı yönünden reddine karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili ve katılma yoluyla bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar vekili, vekil edenlerinin 824 parsel sayılı taşınmazın hissedarları olduğunu ve taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığını belirterek, dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için 15.000,00 TL ecrimisilin kademeli faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalılar cevap dilekçesi vermemiş, yargılama sırasında davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, ..., ..., ... mirasçıları (..., ..., ...), ... ... mirasçıları (..., ..., ..., ...), ... mirasçıları (..., ..., ..., ..., ... ... mirasçılar ... ve ... tarafından açılan davanın kabulü ile 15.000,00.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline; diğer davacılar tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, bir kısım davalılar vekili ve katılma yoluyla bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ecrimisil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 824 parselin 15.250 m2 tarla, kısmen narenciye bahçesi ve kargir ev vasıflı olduğu, keşif sonucu alınan raporda parsel üzerinde tek ve çift katlı toplam 15 yapının bulunduğu ve bu yapıların konut ve atölye olarak kullanıldığı, yine parsel üzerinde mandalina, nar, zeytin vs. ağaçlarının bulunduğu, 824 parselin fiili olarak üç parça halinde kullanıldığı A ile gösterilen alanda fiili olarak ... ve çocukları, B ile gösterilen alanın ... Pay mirasçıları ve C ile gösterilen alanın Ahmet Dündar ve ... mirasçıları tarafından kullanıldığının belirlendiği belirtilmiştir. 1. Bir kısım davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazının incelenmesinde; temyiz başvuru dilekçesinin 26.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği, bir kısım davacılar vekilince temyiz başvuru harcının 09.11.2015 tarihinde yatırıldığı ve temyiz dilekçesinin 10.11.2015 tarihinde verildiği, yani bir kısım davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz başvurusunun süresinde olmadığı anlaşılmış olup; dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince; a. Öncelikle belirtilmelidir ki; Mahkemece, hangi davacının hangi davalıdan ne miktarda ecrimisil istediği açıklatılmadan karar verilmesi doğru değildir. b. Davalılar ... ve ...’un dava konusu taşınmazda paydaş oldukları ve diğer davalıların ise intifadan men edilmediklerini iddia ettikleri ancak bu kişilerin taşınmazda paylarının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalıların hangilerinin paydaş hangilerinin paydaş olmadığı hususu araştırılmadan karar verildiği açıktır. O halde Mahkemece davalılardan hangilerinin paydaş olduğu belirlenip, paydaş olanlar bakımından intifadan men hususunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususu üzerinde durulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. c. Bundan ayrı; ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak ecrimisil miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirme gerekçeleri bilimsel verilere ve HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır. Bu nedenle; özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu Tarım İl veya İlçe Müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, Hal Müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir. Arsa ve binalarda ise kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. Somut olayda; Mahkemece tüm davalılardan 15.000 TL’nin tahsiline karar verilmiş ise de; her bir davalının kullandığı yer ve kullanım durumu tereddüde yer vermeyecek şekilde saptanarak, her bir davalı için ayrı ayrı kullandığı yerin durumuna göre yukarıda belirtilen ilke ve usuller çerçevesinde ecrimisil hesabı yapılması; kullanılan alan tarla ise münavebeli ürün esasına göre, narenciye bahçesi ise narenciye bahçesi olarak mı tarla olarak mı hesaplanması gerektiği araştırılarak rapor alınması; ev niteliğinde olan yerler için ise kira esasına göre ilk dönem rayiç kira bedeli belirlenip buna ÜFE oranında artış yapılarak ecrimisil hesabı yapılması gerekirken, davalıların kullandığı alanlar ve bu bağlamda sorumlu oldukları ecrimisil miktarları ayrı ayrı belirtilmeden 15.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiş olması hatalıdır. Kabule göre de; davacıların bir kısmının davası reddedildiği halde, davalılar lehine vekalet ücreti verilmemesi isabetli değildir. SONUÇ: Bir kısım davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenle reddine; bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazının ise yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 26,70 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.