3. Hukuk Dairesi 2024/1187 E. , 2025/667 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/64 E., 2023/791 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ve davalı .... vekili tarafından duruşma talepli olarak, davalı ... Otomotiv Ltd. Şti. vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılm…
**3. Hukuk Dairesi 2024/1187 E. , 2025/667 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/64 E., 2023/791 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ve davalı .... vekili tarafından duruşma talepli olarak, davalı ... Otomotiv Ltd. Şti. vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı vekili ve davalı .... vekilinin duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı yetkili bayiiden 08.08.2008 tarihinde 2009 model Honda Civic marka bir araç satın aldığını, 2012 yılında aracın seyir halinde iken direksiyonunda sertleşme arızasının baş gösterdiğini, dört defa servise gittiği halde düzelmediğini, aracın bu haliyle ayıplı olduğunu belirterek, aracın misli ile değişimini veya bugünkü bayi satış bedelinin tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... Oto Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir. Davalı .... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu aracın garanti süresinin dolduğunu, araçta üretimden kaynaklı bir ayıbın söz konusu olmadığını, arızanın dış etkenler ve kullanım hatası sonucu meydana geldiğini, sistemin can güvenliğini riske atacak bir altyapısının olmadığını, davacı onarım hakkını kullandığından diğer seçimlik haklarını kullanamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte araçtaki amortisman bedeli ve değer kaybının hesaplanarak mahsup edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.01.2015 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 30.400,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 29.01.2015 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 28.03.2018 tarihli ilamla; bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek, davacı tüketicinin ayıp halinde Kanun'un tanıdığı seçimlik haklarından herhangi birini kullanabileceği, davacının talebinin araç değişimi olduğunu açıkladığı, Mahkemenin ise aracın 2. el fiyatından değer kaybını mahsup ederek ortaya çıkan meblağa hükmettiği, Mahkemece davacının talebi dışına çıkılarak hüküm tesis edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.