Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/2720 E. , 2024/6318 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/2720 Karar No : 2024/6318 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... VEKİLİ : Av.... 2- ... 3-... 4- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu is
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/2720 E. , 2024/6318 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/2720 Karar No : 2024/6318 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... VEKİLİ : Av.... 2- ... 3-... 4- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan 18/05/2018 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyanın ve mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu plan değişikliği ile verilen fonksiyon yönünden; 151.080 kişi gösterilen plan nüfusuna yönelik toplamda 3,67 hektar, kişi başına ise 0,25 m2 değerinde sağlık alanı belirlendiğinden mevcut haliyle mevzuatla düzenlenen standartların gerisinde kaldığı, parselin kuzeybatısında bir adet aile sağlığı merkezi bulunsa da öngörülen sağlık alanının yüzölçümü itibariyle üst kademe nitelikteki kentsel ihtiyaçlar ve nüfusa bağlı norm ve standartlar çerçevesinde önerildiği, aile sağlığı merkezi ile öngörülen sağlık alanın farklı gereksinimlere hitap etmeleri nedeniyle şehircilik ilkeleri, planlama teknikleri ve esaslarına uygun olduğu, taşınmazın "K" rumuzlu konut alanına alınması istemi yönünden ise,idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilmesine yol açacak nitelikteki talebin esasının incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın işlemin taşınmazın sağlık tesisi alanına alınmasına yönelik kısmı yönünden reddine, taşınmazın "K" rumuzlu konut alanına alınması istemi yönünden ise, incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 50 yıla yakın süredir sağlık tesisi yapılmayan ve İl Sağlık Müdürlüğü'nün sağlık alanından çıkarılmasında sakınca bulunmadığına yönelik olumlu yazısına rağmen parselin sağlık alanında bırakılmasının hukuka aykırı olduğu, parsele 300 metre mesafede aile sağlık merkezi bulunduğu, dava konusu parseldeki yapının tüm katlarının sağlık merkezi olarak kullanılmayarak üst katların büyükşehir belediyesi tarafından meslek edindirme kursu faaliyetlerine ayrılması nedeniyle ihtiyaç bulunduğuna dair iddiaların gerçeği yansıtmadığından temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin taşınmazın "K" rumuzlu konut alanına alınmasına ilişkin kısmının reddi ile temyize konu kararının bu kısım yönünden onanmasına; taşınmazın sağlık tesisi alanına alınmasına ilişkin kısmı yönünden ise, dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmaza 300 metre mesafede başka bir aile sağlık merkezi bulunduğu ve üzerindeki yapının tüm katlarının sağlık merkezi olarak kullanılmadığı, üst katlarının büyükşehir belediyesi tarafından meslek edindirme kursu faaliyetlerine (İSMEK) ayrıldığı (bilirkişi raporunun 7. sayfasında yer verilen görsel), her ne kadar bilirkişi raporunda bölgede sağlık alanına olan büyük gereksinim vurgulanmışsa da, aynı planlama alanında yer alan 300 metre mesafedeki bu yapının tamamının sağlık ihtiyaçlarına ayrılmamasının ve başka amaçlarla kullanılmasının teknik ve bilimsel nedenlerinin somutlaştırılamadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, yer verilen bu hususların netliğe kavuşturulması açısından, taşınmaza nazım imar planında sağlık alanı fonksiyonu verilmesine yönelik İl Sağlık Müdürlüğünün güncel görüşünün ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının bütünü ele alınarak söz konusu sağlık alanına bölgede ihtiyacın bulunup bulunmadığı, yapılan değişikliğin çevre kullanımlarla uyumlu olup olmadığına yönelik gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Yaklaşık 50 yıldır süreyle sağlık tesis alanında kalan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan 1/5000 ölçekli nazım imar planı 18/05/2018 tarihinde onaylanmıştır. Davacı tarafından, maliki olduğu taşınmazın 1971 yılından günümüze imar planlarında sağlık alanı olarak belirlendiği, parselin çevresinin neredeyse tamamının konut alanında kalmasına ve 300 metre mesafede başka bir aile sağlık merkezi bulunmasına rağmen, uzun yıllardır sağlık alanında bırakılmasının mülkiyet hakkını ihlal ettiği, İl Sağlık Müdürlüğü'nün sağlık alanından çıkarılmasında sakınca bulunmadığına yönelik olumlu yazısı bulunduğundan parselin sağlık alanında bırakılmasının hukuka aykırı olduğu, 300 metre mesafede başka bir aile sağlık merkezi bulunduğu ve üzerindeki yapının tüm katlarının sağlık merkezi olarak kullanılmayarak üst katların büyükşehir belediyesi tarafından meslek edindirme kursu faaliyetlerine ayrıldığından ihtiyaç bulunduğuna dair iddiaların gerçeği yansıtmadığı iddialarıyla görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:3194 sayılı İmar Kanununun, işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak tanımlanmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Temyize konu kararın taşınmazın "K" rumuzlu konut alanına alınması isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin kısmı yönünden; Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. İdare Mahkemesi kararının bu kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı hukuk ve usule uygun olup 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır. Temyize konu kararın taşınmazın sağlık tesisi alanına alınmasına ilişkin kısmı yönünden; İdare Mahkemesi kararında yer verilen gerekçelere dayanak gösterilen bilirkişi raporunda, plan nüfusu 151.080 kişi olarak öngörülen ve kişi başına 0,25 m2 değerine karşılık sağlık alanı ayrılan dava konusu imar planının mevcut haliyle dahi sağlık alanları açısından standartların gerisinde kaldığı, önerilen sağlık alanlarının azaltılması durumunda en uygun standarttan giderek uzaklaşılacağı, dava konusu parselin kuzeybatısında aile sağlığı merkezi bulunsa da, uyuşmazlık konusu sağlık alanının yüzölçümü itibariyle daha üst kademe bir sağlık alanı olduğu, aile sağlığı merkezi ile öngörülen sağlık alanın farklı gereksinimlere hitap etmeleri nedeniyle şehircilik ilkeleri, planlama teknikleri ve esaslarına uygun olduğu, bu açıdan sağlık tesisi alanı gereksiniminin olduğu tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmaza 300 metre mesafede başka bir aile sağlık merkezi bulunduğu ve üzerindeki yapının tüm katlarının sağlık merkezi olarak kullanılmadığı, üst katlarının büyükşehir belediyesi tarafından meslek edindirme kursu faaliyetlerine (İSMEK) ayrıldığı, (bilirkişi raporunun 7. sayfasında yer verilen görsel) her ne kadar bilirkişi raporunda sağlık alanına planlama alanındaki büyük gereksinim vurgulanmışsa da, aynı planlama alanında yer alan 300 metre mesafedeki bu yapının tamamının sağlık ihtiyaçlarına ayrılmamasının ve başka amaçlarla kullanılmasının teknik ve bilimsel nedenlerinin somutlaştırılamadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, yer verilen bu hususların netliğe kavuşturulması açısından, taşınmaza nazım imar planında sağlık alanı fonksiyonu verilmesine yönelik İl Sağlık Müdürlüğünün güncel görüşünün ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının bütünü ele alınarak söz konusu sağlık alanına bölgede ihtiyacın bulunup bulunmadığı, yapılan değişikliğin çevre kullanımlarla uyumlu olup olmadığına yönelik gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davanın bu kısmının reddine yönelik mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taşınmazın "K" rumuzlu konut alanına alınması isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, taşınmazın sağlık tesisi alanına alınmasına ilişkin kalan kısmının ise BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.