5. Hukuk Dairesi 2011/2514 E. , 2011/10611 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız e…
**5. Hukuk Dairesi 2011/2514 E. , 2011/10611 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; Esasen en iyi emsal taşınmazın kendi satışına ait olan kayıtlar ise de; bu hussus tek başına yeterli değildir. Mahkemece bu emsallerin dışında uygun emsaller araştırılıp bunlar da değerlendirilerek bedel tesbiti gerekir. Buna rağmen mahkemece davalı parselin kendi satışlarına ait iki emsal değerlendirilerek bu satışların sırasıyla 1,08 ve 1,1 kat değerli kabulü ve başka uygun emsal araştırılıp incelenmeden soyut ifadelerle kadarstral parselin imar parseli olması durumundaki bedelinden %40 Düzenleme Ortaklık Payı düşülerek değer biçen rapora göre hesaplama yapılması doğru değildir. Bu nedenle taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyize başvurma harçlarının istenildiğinde ödeyenlere iadesine, 14.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.