Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/4878 E. , 2024/3244 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4878 Karar No : 2024/3244 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- ... Konut Yapı Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hatay İli, Arsuz İlçesi…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/4878 E. , 2024/3244 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4878 Karar No : 2024/3244 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- ... Konut Yapı Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hatay İli, Arsuz İlçesi, ... Köyü ... nolu parselde kayıtlı bulunan ve mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın 22.650 m2'lik kısmının 07/02/2012 - 05/06/2014 tarihleri arasındaki dönemde davacı tarafından yeşil alan, yol ve havuz şeklinde kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 230.772,65 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin... tarih ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararla; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden, dava konusu işlemde bahsi geçen taşınmazın 07/02/2012 - 05/06/2014 tarihleri arasındaki dönem için fuzulen işgalinden dolayı davacıdan toplam 41.147,34 TL ecrimisil bedeli alınması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 189.625,31-TL'lik kısmının iptaline, 41.147,34-TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN TARAFLARIN İDDİALARI : 1) Davacı tarafından; ecrimisil ihbarnamesinin usulüne uygun olarak düzenlenmediği, işgal edildiği iddia edilen alanın ve metrekare birim fiyatlarının fahiş olarak belirlendiği, taşınmazların nieliği ve kulanım şekilllerinin hatalı olarak tespit edildiği ileri sürülmektedir. 2) Davalı tarafından; dava konusu taşınmaz malın davacı kooperatif tarafından izinsiz olarak işgalinden dolayı ecrimisil bedelinin emsallerine uygun olarak hesaplanarak tahakkuk ettirildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 75. maddesinin 1. fıkrasında; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 85. maddesinin 2. fıkrasında; "...ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir..." hükmüne; 5. fıkrasında; "Bakanlık, uygulamada birliği sağlamak amacıyla, ecrimisilin tespit ve takdirine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75 ve Geçici 3. maddeleri ile 19/06/2007 tarih ve 26557 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/07/2007 tarihinde yürürlüğe giren Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanan, 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında; Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edileceği; 5. fıkrasında, emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan yerler için, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metre kare birim değerinin dikkate alınacağı; 10. fıkrasında, ecrimisilin tespit ve takdirinde, İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı gelir elde edilip edilmediği gibi hususların göz önünde bulundurulacağı; 11. fıkrasında, ecrimisil tespit ve takdir edilirken, Hazine taşınmazının değerini etkileyebilecek; imar durumu, yüzölçümü, niteliği, verimi (tarım arazilerinde), alt yapı hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı, konumu, taşınmazın kullanım şekli ve işgalden dolayı gelir elde edilip edilmediği gibi her türlü ölçütlerin dikkate alınacağı; 12. fıkrasında da; aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurların göz önünde bulundurulacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın 9.439,76m2’lik bölümünün çok meyilli olması, ağaçlandırılmış ve sitenin çevrili alanında ancak sitenin fiili kullanım alanı içerisinde kalmadığı ve gelir getirici unsur taşımadığı dikkate alınarak Milli Emlak Tebliğinin 5. maddesinin 3. bendi kapsamında gelir getirici unsur taşımayan araziler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle işgale konu taşınmazın ecrimisil bedeli hesaplanırken taşınmazın Gelir İdaresi tarafından belirlenen emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin %1,5’inin göz önünde bulundurulacağı, 8.142,09m2’lik bölümün site içinde yaşayan sakinlere yönelik ulaşım, yeşil alan ve sosyal tesis kullanımı şeklinde düzenlenmesi nedeniyle Milli Emlak Tebliğinin 5. maddesinin 3. bendi kapsamında gelir getirici unsur taşıyan araziler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle işgale konu taşınmazın ecrimisil bedeli hesaplanırken taşınmazın Gelir İdaresi tarafından belirlenen emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin %3’ünün göz önünde bulundurulacağı belirtilerek ecrimisil hesabının yapıldığı ve Mahkeme tarafından da bilirkişilerce hesaplanan ecrimisil bedeli doğrultusunda karar verildiği görülmektedir. Dava konusu işlemde bahsi geçen taşınmazın 9.439,76m2’lik bölümünün çok meyilli olması, ağaçlandırılmış ve sitenin çevrili alanında ancak sitenin fiili kullanım alanı içerisinde kalmayan, ancak, tarımsal amaçlı kullanım alanı ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan taşınmazlar kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ü yerine %1,5'u dikkate alınarak hesaplama yapılmasında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığından, temyize konu İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının redde ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.