3. Hukuk Dairesi 2016/3390 E. , 2016/4395 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının genel müdür yardımcılığı görev…
**3. Hukuk Dairesi 2016/3390 E. , 2016/4395 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak genel müdürlük müşavirliğine atandığını, davalını...dare Mahkemesinin 2001/1531 sayılı dosyasında dava açtığını, dava sonucunda davacının genel müdürlük kadrosuna atamasının yapıldığını, 17.08.2001 ile 25-04.2002 tarihleri arasında genel müdür yardımcısı ücreti ile fiilen ödenen müşavir ücreti arasındaki fark olan 1.476,58 TL'nin 08.05.2001 tarihinde kendisine ödendiğini, İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verildiğini, temyiz başvuruları henüz sonuçlanmadan davacının ...İdare Mahkemesine dava açarak eksik ödenen ücretleri talep ettiğini, yargılama sonucunda 3.704.881,336 eski TL'nin 07.04.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini, faiz tutarı ile birlikte 4.003,30 TL'nin davacıya ödendiğini, temyiz üzerine Danıştay 5.Dairesinin, 6.İdare Mahkemesinin kararını bozduğunu, Mahkemenin de karara uyarak davanın reddine karar verdiğini, bu kararın da onanarak kesinleştiğini, davacıya yapılan toplam 5.479,88 TL'lik tutarın yasal mesnedinin kalmadığını, bankalarınca lojman kirası farkı sebebi ile davalıya iade edilmesi gereken 523,38 TL'nin düşülmesi sonucunda borç tutarı olarak 4.956,50 TL'nin kaldığını, bu bedelin 14.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, 1 yıl içinde davanın açılması gerektiğini, kendisine yapılan ödemelerin yargı kararı sonucu ödendiğini, geri alınamayacağını, haksız zenginleşmenin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece,davalı zamanaşımı itirazında bulunmuşsa da dava sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olduğundan 10 yıllık zamanaşımına tabi olup zamanaşımının gerçekleşmediği, davacının mahkeme kararı ile ödediği ancak bu mahkeme kararının bozulması nedeni ile sebepsiz zenginleşilen 4.956,50 TL yi talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 4.956,50 TL'nin 14.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Haksız iktisapta zamanaşımı başlangıcı 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca verme yada ödeme tarihi değil, zarar görenin verdiğini geri almaya hakkı olduğuna ıttıla tarihidir. Resmi kuruluşlarda bu zamanaşımı başlangıcı, dava açmaya yetkili makamın ıttıla tarihidir.