7. Ceza Dairesi 2021/22773 E. , 2024/6543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/439 E., 2018/119 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesind
**7. Ceza Dairesi 2021/22773 E. , 2024/6543 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/439 E., 2018/119 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanığın asker kişi olmaması sebebiyle hakkında düşme kararı verilmesi gerektiğine, sanığa hakikate muhalif evrak tanzim ve ita etmek suçunun atfedilemeyeceğine, dava konusu evrakın sanık tarafından düzenlenmediğine, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Yapılan incelemede; Tunceli il J.K.lığı İsth.Ş.Md.lüğü emrinde görevli sanığın, 2013 yılı genel atamalarıyla Zonguldak İl J.K.lığı emrine atanması üzerine, 15.05.2013 tarihinde ayrılış ve katılış bildirimi düzenlendiği ve bu belgede on gün yıllık izin kullandığının belirtildiği, belge düzenlendikten sonra sanığın, henüz Tunceli İl J.K.lığından ayrılış yapmadan 02.06.2013 tarihinde 15 gün yıllık izin ve 11.07.2013 tarihinde 5 gün yıllık mazeret izni kullandığı, ancak bu izinlerin ayrılış ve katılış bildiriminde yer almadığı, Ağustos ayı içerisinde, 2013 genel atamaları ile Zonguldak il J.K.lığı ve bağlı birlikler emrine atanan uzman jandarmalara ilişkin olarak yıllık izin planlaması yapıldığı, sanığın, Tunceli İl J.K.lığında 25 gün yıllık izin kullanmasına rağmen, kendisinin tanzim ettiği İstihbarat Şube Müdürlüğü 2013 Yılı İzin Sıra Çizelgesi ile 20 gün izin hakkının bulunduğunu beyan ettiği, Zonguldak İl J.K.lığı'nca, bu belgeye istinaden Zonguldak İl J.K.lığı emrine 2013 yılı genel atamaları ile atanan uzman jandarmalara ait 2013 yılı izin sıra çizelgesi düzenlenerek sanığa Ekim 2013 ayında 20 yıllık izin planlandığı ve sanığın planlanan yirmi gün yıllık izni kullandığı, sanığın yalan beyanının, Tunceli İl J.K.lığından Zonguldak İl J.K.lığına hitaben gönderilen 16.10.2013 tarihli ve Per: 119-45074-13 / Uzm.J.Svl.Me.İşl.Ks. sayılı yazı ve ekinden tespit edildiği, bu suretle sanığın, yalan beyanda bulunarak resmî belgenin (Zonguldak İl J.K.lığı Emrine 2013 Yılı Genel Atamaları İle Atanan Uzman Jandarmalara Ait 2013 Yılı İzin Sıra Çizelgesi) hakikate aykırı olarak düzenlenmesine sebebiyet verdiği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir. Sanık hakkında 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 134 üncü maddesinin uygulanması ihtimaline binaen alınan ek savunması, Zonguldak İl Jandarma Komutanlığının 08.07.2015 tarihli, Tunceli İl Jandarma Komutanlığının 07.07.2015, 16.10.2015 ve 30.12.2015 tarihli, sanığın dava konusu izin durumuna ilişkin yazıları dosyada mevcuttur. Kovuşturma aşamasında ... Ulusoy, ... ..., ... Yetiştiren ve Galip Özmen'in Mahkeme huzurunda yeminli tanıklıklarına başvurulduğu belirlenmiştir. 1632 sayılı Kanun'un “Hakikate muhalif rapor layiha sair evrak tanzim ve ita edenler” başlıklı 134. maddesiyle, hizmete veya tevdi edilen bir vazifeye müteallik olarak kasten hakikate muhalif rapor veya takrir veya layiha ve sair resmî evrak tanzim eden ve veren veyahut bunların hakikate muhalif olduğunu bilerek mafevklere (üst ve amirlere) takdime delalet eden asker kişilerin eylemleri yaptırım altına alınmıştır. Ancak söz konusu madde de yazılı suçun oluşabilmesi, belirtilen belgelerin yetki yönünden sahih, kapsam yönünden gerçek dışı olması ve tanzim edenin hizmet veya görevine dahil bulunması unsurlarının gerçekleşmesine bağlıdır. Yine suçun oluşabilmesi için, askerî hizmete ilişkin bir konuda üst ve amirlerini kandırma şuur ve iradesiyle hareket edilerek, bu kişilere hakikate aykırı bilgiler içeren rapor, belge, takrir veya layiha sunulması ya da gerçeğe aykırı olduğu bilinmesine karşın bu nitelikteki evrakın üst ve amirlere takdimine neden olunması; ayrıca, suça konu belgelerin ikna ve iğfal kabiliyetini haiz olması gerekmektedir. Öte yandan, sanığın, yalan beyanda bulunarak resmi belgenin hakikate aykırı olarak düzenlenmesine sebebiyet vermek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçunu işlediğinin iddia olunduğu da dikkate alındığında; söz konusu suçun oluşumu açısından beyanın doğruluğu yalnızca düzenlenen resmi belgeyle ispat edilecek ise 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin uygulanması gerekmekte iken buna karşılık beyanı alan memur, beyanın doğruluğunu tahkik edip, buna kanaat getirdikten sonra resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise bu suç oluşmayacaktır. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; sanığın tanzim ettiği İstihbarat Şube Müdürlüğü 2013 Yılı İzin Sıra Çizelgesi ile 20 gün izin ... bulunduğunu beyan ettiği anlaşılmakta ise de; sanığın sadece beyanına itibar ederek izin belgesi düzenlenmesinin mümkün olmadığı, sanığın belirttiği sürede izni bulunup bulunmadığının işlem yapacak merci tarafından da incelenip değerlendirilmesi gerektiği, atama işlemine tabi tutulan sanığın izin süresinin ayrılış/katılış bildiriminden bakılarak kontrol edilebileceği, söz konusu ayrılış ve katılış bildirimi belgesinde de tanzim tarihi itibarıyla herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, ancak sanığın daha sonra izin kullanması sebebiyle ayrılış/katılış bildirimin tekrar düzenlenmesi veya Tunceli İl Jandarma Komutanlığı tarafından bu durumun Zonguldak İl Jandarma Komutanlığına bildirilmesi gerektiği halde idarece gerekli işlemlerin yapılmadığı, bu nedenle sanık tarafından tanzim edilen belgenin, gerçeği yansıtıp yansıtmadığının doğru bir şekilde kontrol edilemediği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte; sanığın savunmalarında, Tunceli İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevdeyken 30 gün yıllık, 15 gün mazeret olmak üzere toplam 45 gün izin kullandıklarını, mazeret izni için ayrıca bir dilekçe vermediklerini, 2013 yılı Haziran ayında kullandığı izninin mazeret izni olduğunu, ayrılış/katılış bildirimini incelemediğini, nitekim bu belgede iki çocuğu olmasına rağmen, bir çocuk üzerinden harcırah yapıldığını ifade etmiş olup; Temmuz 2010-Aralık 2011 tarihleri arasında Tunceli İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde İdari İşler Astsubayı, 2013 yılı itibarıyla da idari kısım amiri olarak görev yapan tanık ... Ulusoy'un Tunceli İl Jandarma Komutanlığında yıllık izinlerin 45 gün üzerinden planlandığına yönelik beyanı ve buna ilişkin Birlik kayıtları da dikkate alındığında; sanığın üst ve amirlerini kandırma şuur ve iradesiyle hareket ettiği hususunun şüpheli kaldığı değerlendirilmekle; hakikate muhalif evrak tanzim etmek ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçlarının unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.07.2024 tarihinde karar verildi.