11. Hukuk Dairesi 2014/4542 E. , 2014/11088 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/04/2013 tarih ve 2008/73-2013/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm…
**11. Hukuk Dairesi 2014/4542 E. , 2014/11088 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/04/2013 tarih ve 2008/73-2013/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkiline apel ihtarına uymadığından bahisle şirketteki payının iptal edilerek, yönetim kurulunun 50 nolu kararı sonucunda ortaklıktan iskat edilmiş olduğunun bildirildiğini, apel ihtarının dayanağı olarak gösterilen davacıya ait pay devri ile sermaye artırımı suretiyle şirket ana sözleşmesinin 6. maddesinin değiştirilmesinin kabulünü içeren 17/12/2005 tarihli olağaüstü genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptali için dava açtıklarını, genel kurul ve yönetim kurulu kararının hukuken geçerli kabul edilse dahi dava konusu kararın verilmesinin mümkün olmadığını, çünkü sermaye artırımına dair karardan önce davacının tamamen ödemiş bulunduğu sermaye payının bulunduğunu, apel ihtarına dayanarak ıskata konu edilebilecek payın sermaye artırımı suretiyle taahhüt edilen paylara ilişkin olabileceğini, buna dayanarak evvelce tamamen ödenmiş paylarının iptalinin mümkün olamayacağını, ıskat kararının emredici hükümlere aykırı alındığını, davacının herhangi bir şekilde temerrüde düşürülmediğini, usule uygun bir ihbarın yapılmadığını ileri sürerek davacının ıskatına ve şirket ortaklığından çıkarılmasına dair yönetim kurulu kararının yokluğunun veya butlanının tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı taleplerini husumet, konu, süre ve zamanaşımı, müddeabih, kesin hüküm ve yasal unsurların yokluğu ve usule aykırılıklar yönüyle kabul etmediklerini, ıskatın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı anonim şirketi yönetim kurulunun 28.01.2008 tarihli ve 50 karar sayılı kararı ile şirkette C grubu hisse sahibi ...'in sermaye artışlarından kaynaklanan 384.000 YTL sermaye apel borcunun yapılan ihtarlar ve apel ödemeye davet edilen TTSG'deki ilanlara rağmen bir ay içinde ödemediğinden TTK'nın 407 ve 408. maddelerine göre şirketten ihraç ve ıskatına dair karar verildiği, bu yönetim kurulu kararının davalı şirketin 17.12.2005 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan pay devri ile şirket sermayesinin artırılması kararına dayandığı, ancak 17.12.2005 tarihli bu genel kurulda alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine dair .... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararın 20.12.2012 tarihinde kesinleştiği, böylelikle bu genel kurul kararına dayanılarak alınan yönetim kurulu kararının da hükümsüz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı Usaş-Fiber Geri Kazanım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 28/01/2008 tarihli ve 50 karar sayılı yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.