10. Hukuk Dairesi 2023/14006 E. , 2024/264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen yurt dışı borçlanmanın talep edilen döneme maledilmesi ile yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
**10. Hukuk Dairesi 2023/14006 E. , 2024/264 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen yurt dışı borçlanmanın talep edilen döneme maledilmesi ile yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum işleminin iptali ile yurt dışı borçlanması yaparak ödediği 3600 günün Almanya’da çalışmaya başladığı 03.09.1971 tarihinden ileriye doğru maledilerek bağlanmış yaşlılık aylığının yeniden hesaplanmasını, oluşacak fark aylıkların yasal faizleriyle ödenmesi gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı hakkında yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2019 tarih, 2018/35 Esas 201/192 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, .....T.C. no.lu ...'ın Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29/4. madde uyarınca davacının Almanya'da ilk kez çalışmaya başladığı Alman Rant Sigortasına ilk giriş tarihi olan 03.09.1971 tarihinin Türkiye'de sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine, davacının borçlandığı 3600 günlük süreye ait ödediği prim günlerinin Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilen 03.09.1971 tarihinden itibaren olacak şekilde intibakına, borçlanmanın 03.09.1971-02.09.1981 tarihleri arasına mal edilmesi gerektiğinin tespitine, düzeltilen bu borçlanma tarih aralıklarına göre aylık bağlamaya esas yıllık kazanç dönemlerinin yeniden tespiti ile bağlanmış olan yaşlılık aylığının buna göre başlangıç tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine aksi yöndeki Kurum işlemin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesenin 31.05.2022 tarih, E.2019/3152, K.2022/894 sayılı kararı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma ilamında, 3201 sayılı Kanun'un, 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5 inci maddesi “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanacağı, yasanın anılan açık hükmü karşısında 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan yurt dışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin, Kanun'un 5 inci madde hükmü uyarınca, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi gerekeceği, uyuşmazlık konusu hususun yeniden usulunce incelenip, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, davacının 02.11.2015 tarihli yurt dışı hizmet borçlanma talep dilekçesine göre dilekçede borçlanmak istenen sürenin tarih belirtilmeksizin 3600 gün olarak belirtildiği, buna istinaden davacının borçlanma işleminin 01.03.2003 ile 28.02.2013 tarihleri arasını kapsayacak şekilde 3600 gün borçlanma işleminin yapıldığı, borçlanma tarihinin belirtilmemiş olması karşısında Kurumca borçlanma işleminin 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde belirtildiği şekilde ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınıp, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün şeklinde 3600 gün yurt dışı borçlanması işleminin gerçekleştirmesinin usul ve mevzuata uygun olduğu, Mahkemece temin edilen denetime elverişli bilirkişi raporunun da bu yönde olduğu, bu haliyle hükme esas alınabileceği değerlendirilmekle davalı Kurum işleminin yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişitr. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanmanın talep edilen döneme maledilmesi ile yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine, kararın bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.