11. Hukuk Dairesi 2014/18118 E. , 2015/12786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/03/2014 NUMARASI : 2009/732-2014/69 Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/03/2014 tarih ve 2009/732-2014/69 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/12/2015 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. B.. A.., davalı D.. A.. vekili Av. C.. E.. D.., davalı G.. G.. ve M.. A
**11. Hukuk Dairesi 2014/18118 E. , 2015/12786 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/03/2014 NUMARASI : 2009/732-2014/69 Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/03/2014 tarih ve 2009/732-2014/69 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/12/2015 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. B.. A.., davalı D.. A.. vekili Av. C.. E.. D.., davalı G.. G.. ve M.. A.. vekili Av. B.. G.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı G.. G.. ile müvekkillerinin müşterek murisi Necmi Gürikiz’in 18.06.2000 tarihinde vefat ettiğini, 1998 yılında karaciğer kanserine yakalanan muris Necmi’nin ölümünden 6 ay öncesinde temyiz kudretini kaybettiğini, müvekkillerinin murisi Necmi G..'e ait Yapı Kredi Bankası Cumhuriyet Şubesi, Denizbank Bursa Şubesi nezdindeki hesaplarda gerek Necmi G..’in ölümünden kısa bir süre önce gerekse ölümünden sonra davalıların birlikte hareket ederek hesaplardaki paranın çekildiğini, olayda davalı banka çalışanlarının da kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak veraset ilamındaki davacılar hissesi oranında mirasen intikal eden nakit paradan 60.000 TL miras payının bankalardan çekilme tarihlerinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalı bankaların uhdelerindeki mevcut hesap miktarları ile sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı gerçek kişiler vekili, davacıların muris Necmi G..'in kardeşinin çocukları olup, mahfuz hisseli mirasçıları olmadığını, dava konusu banka hesaplarındaki paraların tamamıyla muris Necmi G..’e ait olup hesap hareketlerinin muris Necmi’nin talimatı ve bilgisi dahilinde, murisin eşi olan davalı G.. G..’in de bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini, çekilen paraların büyük bir kısmının da 2 yıla yakın bir zaman kansere yakalanan muris Necmi’nin tedavisi için sarfedildiğini, tedavi dışında artan paranın da murisin sağlığındaki arzu ve talimatı ile eşi davalı G.. G..'e verildiğini, davalı G.. G..'e bağışlanan kalan para üzerinde davacıların miras hakkı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı D.. A.. vekili, davacıların mahfuz hisseli mirasçılar olmayıp saklı payları bulunmadığını, dava konusu hesabın müşterek hesap olup muris Necmi G.. ve davalı M.Nedim A..’a ait olduğunu, müşterek hesabın her ikisinin de aynı anda bankaya geldiklerinde yazılı bir talimat alınmadan yapıldığını, hesap hareketlerinden muris Necmi ve eşi davalı Güler’in haberdar olduğunu, müvekkili bankanın bir kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamlarına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu bankalardan çekilen meblağların murisin tasarruf nisabı içerisinde değerlendirilmesi veya belgelenmediğinden murisin tedavisi için kullanıldığı savunmasının yerinde görülmediği, D.. A.. Bursa Şubesi nezdindeki ortak hesaptan ortak hesap sahibi M.Nedim A..'ın talimatı ile Dikmen A..'a ödeme yapıldığı, ancak bu ödemelere göre çekilen paraların G.. G..'e verildiği, davalı D.. A..'nin ise, müşterek hesap sahibi M.Nedim A..'ın talimatına göre hareket ettiği, dolayısı ile Dikmen A.. ile davalı D.. A..'nin sorumlu tutulamayacakları, Yargıtay bozma ilamına uyulmakla davalılar lehine usulü müktesep hak doğduğu kuralı da gözönüne alınarak hesabın teselsüllü müşterek hesabı olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle 9.718,78 TL'nin davalılar M.Nedim A.. ve G.. G..'den tahsiline karar verilmiştir. Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, muris Necmi G..'e ait banka hesaplarından murisin ölümünden önce hastalığı döneminde şuurunun yerinde olmadığı dönemde mirasçısı davacılardan para kaçırmak amacıyla işlemler yapıldığı ve davacıların zarara uğratıldığı iddiasıyla açılan alacak davasıdır. Dairemizin önceki bozma ilamında, Denizbank Bursa Şubesi nezdindeki muris M.Nedim A.. - Necmi G.. adına olan hesabın niteliği değerlendirilerek, hesabın tesellülü müşterek hesap olması halinde davalı bankanın hesap sahiplerinden birine yapılan ödemeden sorumlu tutulamayacağı, müşterek hesabın teselsüllü olmaması halinde, hesap sahiplerinin hesaptaki para üzerinde yarı yarıya tasarruf hakkına sahip olacağı gözetilerek, davalı Denizbank Bursa Şubesi’nden murisin ölümünden sonra yaptığı ödemeden dolayı sorumlu olup olmayacağı, sorumlu ise bunun miktarının belirlenmesinin gerektiği yönünde bozulmuş ve mahkemece de bu bozma ilamına uyulmuştur. Bankacılıkta birden fazla kişi birlikte hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme yetkisine sahip olursa, bu hesaba teselsüllü ortak hesap (müşterek hesap) denir ve BK'nın 148. maddesi gereğince hesap sahipleri bankaya karşı müteselsil alacaklı durumunda olur. Banka, ortak hesap sahiplerinden birine ödemede bulunma ile, diğer hesap sahibine de ödemede bulunmuş sayılır. Müşterek hesapların diğer bir türü de, hesap sahiplerinin müşterek imza ile para çekmeye yetkili oldukları hesaplardır. Böyle bir hesap tarzında alacaklılar tasarruf yetkilerini sınırlamış olurlar. Müşterek hesap, bir tasarruf kaydını içermiyorsa ve hesap açtıranlar, hesaptaki paradan tasarruf yetkisini birlikte veya münferiden kullanılacaklarını belirtmeden hesap açtırmışlar ise, bu durumda bölünebilir hesaptan söz edilir ve somut olayın özelliklerine göre hesap sahiplerinin eşit oranda pay sahibi olduklarının kabulü gerekir (Prof.Dr. Seza Reisoğlu, Bankalar Kanunu Şerhi, Ankara, 2002, sh 384-386 ve Prof.Dr. Ünal Tekinalp, Banka Hukukunun Esasları, İstanbul, 1988, sh.330-331). Nezdindeki hesabın niteliğine uygun düşmeyen ödemelerden dolayı banka, aleyhine ödemede bulunulan hesap sahibi (veya mirasçılarına) karşı sorumlu olacaktır. Somut olayda da, müşterek hesap olduğu kabul edilen hesabın teselsüllü hesap olmadığı anlaşıldığına göre, hesabın niteliğine uygun düşmeyen ödemelerden dolayı bankanın, aleyhine ödemede bulunulan hesap sahibi (veya mirasçılarına) karşı sorumlu olduğu gözden kaçırılarak, davalı banka yönünden davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesi doğru bulunmamıştır. 3- Ayrıca, davacılar vekili davalı bankaların uhdesinde bulunan miktarlarla sınırlı sorumlu olmak kaydıyla 60.000 TL’nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş olup, mahkemece dava dilekçesinde talep edilen toplam miktarın kabul ve red oranı dikkate alınarak, reddedilen toplam miktar üzerinden hesap edilecek vekalet ücretinin, davalı bankalar yönünden reddedilen miktara isabet eden kısım üzerinden tüm davalılara, bunun dışında reddedilen miktar bakımından ise davalı bankalar dışındaki davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuş, kararın bu nedenle dahi davacılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.