Başvuru, tutukluluğa ilişkin karar veren yargı mercilerinin tarafsız olmaması, bazı delillerin verilmemesi dolayısıyla tutukluluğa etkili şekilde itiraz edilememesi, mahkûmiyete bağlı tutmanın hukuki olmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, hamileliğe rağmen ceza infaz kurumunda tutma nedeniyle kötü muamele yasağının, mahkûmiyetine neden olan bazı adli işlemler nedeniyle de adil yargılanma hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluğa ilişkin karar veren yargı mercilerinin tarafsız olmaması, bazı delillerin verilmemesi dolayısıyla tutukluluğa etkili şekilde itiraz edilememesi, mahkûmiyete bağlı tutmanın hukuki olmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, hamileliğe rağmen ceza infaz kurumunda tutma nedeniyle kötü muamele yasağının, mahkûmiyetine neden olan bazı adli işlemler nedeniyle de adil yargılanma hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 22/5/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) maddesi uyarınca tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumunda hamile olması nedeniyle kendisinin ve bebeğinin sağlığı, uygun şekilde beslenmeleri ve bebeğin gelişimi için gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmiştir. Komisyonca başvurunun tedbir ve kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu suçlamasıyla Antalya Sulh Ceza Hâkimliğinin 6/9/2018 tarihli kararıyla tutuklanarak Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) konulmuştur. Tutuklama kararının gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"... üzerine atılı suçu işlediği yönünde kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterir; bylock tespit tutanağı, bylock şifresi, mevcut delil durumu, suçun CMK 100/a maddesinde belirtilen suçlardan olması, bu nedenle şüphelinin kaçma ve delilleri karartma girişiminde bulunacağı var sayılarak, suçun kanuni cezası göz önüne alındığında adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı, tutuklamanın ölçülü olduğu kanaatiyle CMK'nun maddesi uyarınca TUTUKLANMASINA...[karar verildi.]" Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından hazırlanan 6/9/2018 tarihli iddianameyle başvurucu hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. FETÖ/PDY'ye ilişkin genel açıklamaların da yer aldığı iddianamede FETÖ/PDY'nin hangi amaç ve saikle kurulduğuna, hangi alanlarda faaliyet gösterdiğine, hiyerarşik yapısına, hukuka aykırı hangi tür eylemlerde bulunduğuna ve soruşturma sürecine değinilmiş; başvurucunun da bu kapsamda cezalandırılması istenmiştir. Antalya Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 12/9/2018 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2018/452 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Mahkeme 8/11/2018 tarihli ilk duruşmada başvurucunun savunmasını aldıktan sonra silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karara itirazı Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin 16/11/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Söz konusu karar başvurucuya 27/11/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucunun serbest bırakılmasına ilişkin sonraki tarihli talepleri Mahkeme tarafından reddedilmiş, verilen kararlara itirazlar ise Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2018, 19/12/2018 ve 28/12/2018 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir. Dosyanın tevzi edildiği Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 28/2/2019 tarihinde tutukluluk ile ilgili bir değerlendirme yapmadan başvurucunun istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir. Başvurucu 28/3/2019 tarihinde anılan kararı temyiz etmiştir. Başvurucu 5/5/2019 tarihinde temyiz incelemesini yapacak olan ceza dairesinden, 14/5/2019 tarihinde ise Mahkemeden hamile olması nedeniyle infazın ertelenmesini talep etmiştir. Başvurucu bu aşamada tedbir talebiyle 22/5/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesince Ceza İnfaz Kurumundan başvurucunun hamile olup olmadığı, sağlık durumunun takibine ilişkin yapılan işlemler ve kurum bünyesinde kadın hastalıkları uzmanı ve ameliyathanesi olan bir hastane olup olmadığı hususlarında 23/5/2019 tarihinde bilgi istenmiştir. Başvurucu 24/5/2019 tarihinde doğum yapmıştır. Ceza İnfaz Kurumundan gelen cevap sonrasında Bölüm tarafından 29/5/2019 tarihinde başvurucunun tedbir talebi kabul edilmiştir. Bu kapsamda Başsavcılık tarafından başvurucunun ve doğan bebeğinin sağlıklarının korunması, bebeğin gelişimi için uygun koşulların sağlanması yönünde gerekli tedbirlerin alınmasına hükmedilmiştir. Başvurucu hakkındaki mahkûmiyet kararı Yargıtay Ceza Dairesinin (Daire) 17/7/2019 tarihli kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Onama kararında başvurucunun hamile olması dikkate alınarak infazının ertelenmesine ve tahliyesine karar verilmiştir. Başvurucu 17/7/2019 tarihinde Ceza İnfaz Kurumundan salıverilmiştir. Başvurucu, hakkında verilen hükmün kesinleşmesinden sonra 18/11/2019 tarihinde bir kez daha bireysel başvuruda bulunmuştur. 2019/38070 numaralı dosyada Birinci Bölüm Birinci Komisyon tarafından 30/10/2020 tarihinde -aşağıda dile getirilen- bir takım şikâyetleri hakkında açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilmezlik kararı verilmiştir. İlgili hukuk için bkz. Mustafa Özterzi [GK], B. No: 2016/14597, 31/10/2019, §§ 33-48; Emre Soncan, B. No: 2016/73490, 11/3/2020, §§ 32-38; Hasan Akboğa [GK], B. No: 2016/10380, 27/3/2019, §§ 19-34; Abdullah Baybaşin, B. No: 2014/5161, 20/9/2017, §§ 28-