10. Hukuk Dairesi 2024/7313 E. , 2024/8787 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2108 E., 2023/3231 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/7 E., 2023/116 K. Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ist
**10. Hukuk Dairesi 2024/7313 E. , 2024/8787 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2108 E., 2023/3231 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/7 E., 2023/116 K. Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette 26.04.2014 tarihinde iş yerinde iş başı yaptığını, davalı iş yerinde girdiği yoğun tempo ile çalışmasından dolayı rahatsızlandığını 1 ay sonra iş yeri hekimine muayene olduğunu, bu muayene sırasında davacıya hekimin yardımcı personeli tarafından iğne vurulduğunu, bu vurulan ağrı kesici iğne sonrasında davacının yanlış iğne vurulması sebebiyle sinir zedelenmesi yaşadığını, ... ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan tetkikler sonucu en az %10 oranında bacağında hasar kalacağını ve iyileşmesinin imkansız olacağını, hasarın kalıcı olduğunu, yapılan bu iğne sonrasında uzun bir süre istirahatli kaldığını, tekrardan işbaşı yaptığında aynı bölümde çalışamayacağını daha hafif bir bölüme değişiklik talep ettiğini, daha hafif bir bölümde çalışmaya devam ederken iş akdinin performans sebebiyle sonlandırıldığını, bu sebeplerle Çerkezköy SGM 'ye maluliyet oranını tespiti için başvurduğunu fakat iş teftiş kurulundan iş kazası olmadığına dair rapor düzenlendiğini, bu sebeplerle işbu davanın açılmasını ve davacının geçirdiği bu olayı iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Yünlü Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilince cevap dilekçesinde özetle; davacı, vekili aracılığıyla davalı şirkete göndermiş olduğu 04.11.2014 tarihli ihtarnamesinde her ne kadar işyerindeki yoğun tempo ve çalışma koşullarının ağırlığı sebebiyle rahatsızlandığını ve bir ay sonra işyeri hekimine başvurusu sonucunda kendisine uygulanan yanlış iğne sonucunda sinir zedelenmesi yaşadığını ve ... Hastanesi ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan tetkikler sonucunda bacağında %10 oranında kalıcı hasar kalacağını iddia etmekte ise de; dosyaya sunulan raporlar, davacıda rastlanan bulguların hatalı enjeksiyondan kaynaklandığını ortaya koyamadığını, ayrıca Çerkezköy Devlet Hastanesinde bir hekimin kendisine “hatalı iğne tarafından sağ ayakta sinir zedelenmesi” teşhisi koyduğu iddiasında bulunan davacı tarafından dosyaya bu durumu teyit eder nitelikte resmi bir kurul raporu ya da hukuken geçerli bir belge sunulmadığını, ileri sürülen hatalı iğne uygulaması iddiasının gerçek dışı olduğunu, iğnenin vurulduğu bölge, normal iğne vurma bölgesidir ve bu bölgede lezyon oluşması söz konusu olmadığını, işbu olayın iş kazası olmadığını, davacının bu ilaçtan sonra ayağının uyuştuğunu ve ağrıdığını ifade ettiğinde enjeksiyon yeri ve uygulanan ilacın ampülü iş yeri hekimi tarafından yeniden incelenmiş ve sorun görülmediğini, işbu bir hastalığın sonucu olduğunu ve iş kazası olmadığını, işbu davanın ....ye ihbarını talep ettiğini, bu sebeplerle haksız ve hukuki yarardan yoksun olan davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... yine ATK 7. İhtisas Kurulunun 30.09.2022 tarih ve 5789 karar sayılı raporunda; “Kişiye çalıştığı işyerinde iş yeri hekimi tarafından reçete edilen Voltaren isimli ilacın 25.06.2014 tarihinde ilgili personel tarafından kas içine enjekte edildiği, enjeksiyon sonrasında sağ bacak ağrısı, sağ ayak bileğini yukarı kaldırmada zorlanma yakınmaları olduğu, 12.07.2014 tarihli EMG raporunda sağ siyatik sinirin peroneal divizyonunda erken dönem aksonal nöropati ile uyumlu olduğunun kayıtlı olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... Şirketi vekili istinafında özetle; ''Davacı şirkete iş başvurusu yaptığı 23.05.2014 tarihinde iş yeri hekimi tarafından iş giriş muayene formu düzenlenmiş ve davacı tarafça 2010 yılında kasık fıtığı ameliyatı olduğu 4 gün hastanede yattığı bilgisi verilmiş, ayrıca eklem ağrısı şikayeti yaşadığını iletmiştir. Mahkemece dilekçemizde belirttiğimiz üzere davalı ... ... ile ...'nin beyanları alınmış, ATK 3. İhtisas Kurulunun 13.12.2021 ve 7. İhtisas Kurulunun 04.05.2021 tarihli raporlarına göre ve mahkemece neticede olayın iş kazası olduğu kanaatine varılmıştır. Dava yanlış iğneden kaynaklı iş kazasının tespiti istemlidir. Dosya kapsamına göre hatalı enjeksiyon tespiti yapılmadığı gibi ATK tarafından maluliyet oranı dahi belirlenmediğinden Mahkemece iş kazası tespiti hatalıdır. Çerkezköy Devlet Hastanesinde bir hekim davacıya hatalı iğne uygulaması nedeniyle sağ ayakta sinir zedelenmesi teşhisi koyduğu iddia edilmiş ise de, bu duruma teyit eder bir rapor ya da belge sunulmamıştır. Hatalı iğne uygulaması iddiası gerçek dışıdır. Dosyaya sunulan 3 ayrı ATK raporunda da dava konusu olayın hatalı enjeksiyondan kaynaklanmadığı, enjeksiyon ve komplikasyon süreci yönetiminin tıbben uygun olduğu, maluliyet tayinine mahal olmadığı belirtilmiştir. Davacının enjeksiyon öncesi dönemde mevcut rahatsızlıkları dosya kapsamı ile sabit olduğu halde enjeksiyondan kaynaklı iş kazası tespiti eksik incelemeye dayalıdır. İş yeri ve SGK kayıtlarında da iş kazası kaydı ve tespiti yoktur. Kaldı ki SGK tarafından şirkete iletilen 15.04.2015 tarihli iş kazası bildirimi yapılmadığı konulu yazıda, davacının SGK'ya 23.06.2014 tarihinde iş kazası geçirdiğini iddia ettiği görülmektedir. Olayda iş kazası tanımına giren durumun mevcut olmadığı ve davacı tarafça ispatlanmadığı ortada iken, Mahkemece verilen karar hukuki dayanaktan yoksundur.'' gerekçesiyle tehiri icra talebiyle kararın kaldırılması talep edilmiştir. Davalı Kurum vekili istinafında özetle; ''Çerkezköy SGM'nin 10.05.2017 tarihli inceleme raporunda özetle yapılan işlemler belirtilerek, davacının işe girişinin 10. gününde miyalji teşhisi konduğu, ilaç tedavisi verilmediği, 2. kez aynı şikayet ile iş yerine başvurduğunda iğne tedavisi düzenlendiği, 25.06.2014'te 3. kez başvurduğu bir doz voltaren uygulandığı, davacının son olarak 26.06.2014 tarihinde 4. kez başvurduğu, yine aynı ilaç uygulandığı, bu ilaç sonrası çalışan ayağının uyuştuğunun ve ağrıdığını ifade ettiği, iş yeri doktoru tarafından ilaç ampülü incelendiğinde yanlış uygulama görülmediği, nöroloji uzmanına sevk edildiği, nöroloji genel cerrahi ve FTR uzmanlarınca kontrollerinin devam ettiği, olayın kanaatlerince bir hastalık sürecinin sonucu olduğu, iş kazası olmadığı, SGK Teftiş Kurulu görüşüne göre de olayın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacının çeşitli raporlarında ve iş göremezlik belgelerinde vaka türü hastalık olarak görülmektedir. İş yeri revir kayıtlarına göre de iş kazası teşhisi konulmamıştır. Davacının ilgili tarihlerde iş kazasına karıştığına dair bir kayıt da yoktur. ATK raporları ile kurum raporları arasında çelişki vardır. Eksik inceleme ile karar verilmiştir. Ayrıca dava dahili davalı olarak takip edilmekle birlikte, mahkeme kuruma karşı vekalet ücreti hükmetmiştir. Bu yönden de karar bozulmalıdır.'' gerekçesiyle kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, mevcut delil durumu dikkate alınarak, meydana gelen olayın iş kazası olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış ve davacının davasının kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur. (Kocaeli 4. İş Mahkemesinin 09.09.2014, 2011/363 E. 2014/341 K. sayılı kararında eldeki davaya benzer mahiyette; davalı işyerinde davacı işçiye yapılan enjeksiyon sonrasındaki yakınmalarının yapılan enjeksiyonla illiyetli olması sebebiyle, olayın iş kazası olduğuna dair tespit kararının onanmasına ilişkin Yargıtay 21. HD. 22.10.2015, 2014/24078 E. 2015/19091 K. sayılı onama kararının da emsal olduğu belirtilmiştir.) İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı ... Yünlü Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Yünlü Sanayi ve Ticaret AŞ. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Yünlü Sanayi ve Ticaret AŞ. vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, iş kazasının tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 13'üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ... Yünlü Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.