10. Hukuk Dairesi 2023/7312 E. , 2023/9762 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/825 E., 2023/702 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/372 E., 2020/406 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar ... ve ... yönünden davanın pasif h…
**10. Hukuk Dairesi 2023/7312 E. , 2023/9762 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/825 E., 2023/702 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/372 E., 2020/406 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar ... ve ... yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili, davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili; davacının, davalı iş yerinde 01.07.1976 - 24.06.2016 tarihleri arasında çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini beyanla haksız davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ın ...’ın oğlu olduğunu, iddia edilen taşınmazın ise ... adına kayıtlı iken vefatı sonrasında ...’ın eşi ve iki çocuğuna kaldığını, taşınmaza dair iddianın sadece davalı ...'ye karşı ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, müteveffa ...’ın ... İli, Narlıdere İlçesi, .....adresinde bulunan taşınmazı mandalina bahçesi ve zeytinlik olarak .....’e yarıcılık diye tabir edilen sistem ile toplamda 17000 metrekare alan içerisindeki evi ile beraber kiraya verdiğini, bahçede 500 adet mandalina ağacı, 400 adet de zeytin ağacının olduğunu, bu kiralama şeklinin yaklaşık 1976 yılından bu yana devam ettiğini ve her yıl elde edilen bahçedeki getiri ortak yapılarak, masraflar çıktıktan sonra kalan kısmın taraflar arasında paylaşıldığını, zaman zaman hayvan beslendiği gibi, zaman zaman da sebze yetiştirildiğini, tüm bu arazinin kullanımını üstlenen.....ün bahçeden mandalina, zeytin toplayıp, bahçeyi kendi tasarrufunda istediği gibi kullandığını, elde ettiği kârdan da müvekkiline pay verdiğini, taşınmazı kullanan .... bu kullanımından elde ettiği zeytin ve mandalina gelirlerini, yaptığı masrafları düşerek kalan kısmının yarısını ...’a verdiğini, tüm bu işler yapılırken ..... adına yapılmış masraf belgeleri dahi ... adına yapıldığını, 2015 yılında ......’ün vefat ettiğini ve geriye eşi ve üç çocuğunun kaldığını, ...ün, ...’ın 2000 yılında vefatından sonra da söz konusu taşınmazda oturmaya ve yarıcılık sistemi olarak kiralamaya devam ettiğini ve mirasçıların bu sefer kendi adlarına malları satarak bu hukuki ilişkiyi devam ettirdiklerini, ancak, davacı ile müvekkili arasında işçi-işveren ilişkisinin olmadığı gibi, davada 5 yıllık zamanaşımının söz konusu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle, ...’ın ... İli, Narlıdere İlçesi, ..... adresinde bulunan taşınmazı mandalina bahçesi ve zeytinlik olarak .....’e yarıcılık diye tabir edilen sistem ile toplamda 17000 metrekare alan içerisindeki evi ile beraber kiraya verdiğini, bahçede 500 adet mandalina ağacı, 400 adet de zeytin ağacının olduğunu, bu kiralama şeklinin yaklaşık 1976 yılından bu yana devam ettiğini ve her yıl elde edilen bahçedeki getiri ortak yapılarak, masraflar çıktıktan sonra kalan kısmın taraflar arasında paylaşıldığını, zaman zaman hayvan beslendiği gibi, zaman zaman da sebze yetiştirildiğini, tüm bu arazinin kullanımını üstlenen .... zeytin toplayıp, bahçeyi kendi tasarrufunda istediği gibi kullandığını, elde ettiği kârdan da ise pay verildiğini, taşınmazı kullanan ..... bu kullanımından elde ettiği zeytin ve mandalina gelirlerini, yaptığı masrafları düşerek kalan kısmının yarısını ...’a verdiğini, tüm bu işler yapılırken.... adına yapılmış masraf belgeleri dahi ... adına yapıldığını, ancak, davacı ile tarafları arasında işçi-işveren ilişkisinin olmadığı gibi, davada 5 yıllık zamanaşımının söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının babası müteveffa ... ile yapılmış herhangi bir yazılı sözleşme mevcut değilse de; davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ve ... adına kesilmiş faturalar, ilaçlama bedelinin ...’den alındığını belirten isim ve imza taşıyan yazılar ile masraflar düşüldükten sonra (kalan para ikiye bölünerek) paylaşılan para miktarlarının yazılı bulunduğu belgeler dikkate alındığında; davacının babası müteveffa ... ile sözlü veya zımni olarak ürün (hasılat) kirası sözleşmesi yapıldığı ve taraflar arasındaki ilişkinin ortakçı olarak hasılat kirası akdine dayandığı ve söz konusu sözleşmenin ...’ün vefat ettiği 26.4.2015 tarihine kadar devam ettiği açıkça belli olduğundan ve işbu belgelerin aksini kanıtlayacak belgeler davacı tarafça dosyaya sunulmadığından, davacı ...’ün 1.7.1976 – 26.4.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak fiilen ve sürekli çalıştığına ilişkin iddiasının mevcut delil durumuna göre benimsenmesinin mümkün olmadığı, ancak ...’ün 26.4.2015 tarihinde vefatından sonra, davalı ... ile ... mirasçıları arasında sözlü veya yazılı olarak yapılmış ürün (hasılat) kirası sözleşmesine ilişkin olarak dava dosyasında somut bilgi ve belgenin mevcut olmadığı gibi, davalı tarafça da herhangi bir yazılı belgenin sunulmadığı görülmekte olup, dosyadaki bilgi, belge ve tanık sözleri ile SGK Denetmen raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı ...’ün, davalı ...’a ait ..... Narlıdere/... adresinde kurulu ..... sicil sayılı işyerinde, ...’ün vefat ettiği 26.4.2015 tarihinden sonra 27.4.2015 tarihinden itibaren “bahçe bakımı ve bekçiliği” işinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında hizmet akdine dayalı olarak çalışmaya başladığının ve söz konusu çalışmasının (davalı tarafça ihtarnamenin çekilerek iş akdinin feshedildiği 24.6.2016 tarihinden önce) 23.6.2016 (dahil) tarihine kadar devam ettiğinin kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, SGK denetmeni tarafından düzenlenen 14.7.2016 tarihli, 2016/MY-072 sayılı raporda; 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 8 inci fıkrasına göre, tespit tarihinden geriye doğru 1 yıllık süre ile hizmet verileceği hükmüne istinaden, davacı ...’ün tespit tarihi olan 9.6.2016 tarihi dikkate alınarak 9.6.2015 – 09.06.2016 tarihleri arasındaki hizmetleri tespit edilmiş, ancak, denetmen raporunun aksini kanıtlayacak somut belgelerin davalı tarafça dava dosyasına sunulmadığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar ... ve ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı vekilinin İstinaf Sebepleri Taraflar arasında hasılat kirasının söz konusu olmadığını, tanıklar tarafından davacının davalı yanında aylıkçı olarak çalıştığının beyan edildiğini, denetmen tarafından davacının 09.06.2015 tarihinden itibaren davalı yanında hizmet akdi ile çalıştığının tespit edildiğini, bu durumun taraflar arasında hasılat kirası bulunduğuna dair kabul ile çeliştiğini, diğer davalılar hakkında da husumetten ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı ile davalı arasındaki ilişkinin yarıcılık ilişkisi olduğunu, yarıcılık sözleşmesinin murisin ölümü ile mirasçılara geçtiğini, davalının Kurum denetmen raporunun iptali için açtığı davada ve davacının annesinin de davalı aleyhine açtığı hizmet tespiti davasında işbu davanın sonucunu beklenildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Feri Müdahil Kurum vekilinin İstinaf Sebepleri Davanın ispat edilemediğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve davacının babası ... adına kesilmiş olup bahçe/tarla bakımına ilişkin aletler, tarım ilaçları gibi malzemelerin alımına dair oldukları anlaşılan faturalar, ayrıca ilaçlama bedelinin ...’den alındığını belirten isim ve imza taşıyan yazılar ile masraflar düşüldükten sonra kalan paranın ikiye bölünerek paylaşıldığına dair yazılı belgeler gereğince davalılar murisi ile davacı murisi arasında yarıcılık sözleşmesi bulunduğu, söz konusu sözleşmenin davacının babasının ölümü ile son bulduğu, öte yandan; her ne kadar davacının babası vefat etmiş ise de davalılar murisine ait arazide bulunan bağ evinde davacının annesi ile birlikte yaşadığının ve bahçe bakım işlerinde çalıştığının fer'i müdahil Kurum denetmeni tarafından 09.06.2016 tarihinde yapılan yerel denetimde tespit edildiği, anılan denetim sırasında davacının ücretini davalı ... ...'dan aldığını beyan ettiği ve bu itibarla fer'i müdahil Kurum tarafından da davacının davalı ... ... yanında Kanun gereği bir yıllık çalışmalarının tespit edildiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki taleplerle temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili; istinaf dilekçesindeki taleplerle temyiz başvurusunda bulunmuştur. Feri müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesindeki taleplerle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının, davalı iş yerinde 01.07.1976-24.06.2016 tarihleri arasında çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, Kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece resen araştırma yapılmalıdır. 3.Değerlendirme Davacının babası ile davalı tarafların babaları arasında ortakçılık (yarıcılık) ilişkisi bulunduğu, masrafların davacının babasının karşıladığı, bu şekilde kendi nam ve hesabına işi yürüttüğü, masrafların düşüldükten sonra hasılattan bir miktar davalı tarafa gönderdiği, davalı taraftan talimat verilmediği, denetim yapılmadığı anlaşılmakla çalışmanın hizmet akdine tabi olmadığı, babasının bu şekilde çalışmasından dolayı miras yoluyla davacının da bu şekilde çalışması söz konusu olduğundan babasının ölümünden sonra da hizmet akdine tabi çalışmanın kanıtlanamadığından davanın reddedilmesi gerektiği halde hatalı değerlendirmeye karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.