23. Hukuk Dairesi 2016/1657 E. , 2018/3205 K. "" .... Taraflar arasındaki tazminat ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl davada davacı-birleşen davada davalı şirket vekili Avukat ... ile asıl davad…
**23. Hukuk Dairesi 2016/1657 E. , 2018/3205 K.** **"İçtihat Metni"** .... Taraflar arasındaki tazminat ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl davada davacı-birleşen davada davalı şirket vekili Avukat ... ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... ile avukat ..... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalının da aralarında bulunduğu arsa sahipleri arasında 05.04.2004 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme uyarınca arsa sahiplerine ait dairelerin bulunduğu C ve D blokların teslim edildiğini, fakat, davalı tarafından yerine getirilmesi gereken, yer teslimi, tapuda isim düzeltimi ve iştirak halindeki mülkiyetin çözümlenmesi gibi yükümlülükler yerine getirilmediğinden müvekkiline ait olan A ve B blok inşaatlarına başlanılamadığını, ayrıca davalı, haksız olarak müvekkilini vekillikten azlettiğinden ve sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğinden sözleşmenin ifasının da imkansız hale geldiğini, bu nedenlerle, davacıya verilecek daire ve dükkanların rayiç bedelleri ile yapım maliyetleri arasındaki farkın tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek, bu kapsamda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkiline düşen bağımsız bölümlerin devrinin bugüne kadar yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi halen fesledilmediğinden, tarafların yükümlülüklerinin devam ettiği, asıl dava konuyu tazminatın ancak sözleşmenin feshi halinde istenebileceği, diğer yandan henüz imal edilmeyen bloklar için farazi alacak talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, asıl davada davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.