1. Hukuk Dairesi 2015/15201 E. , 2018/14243 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; gerekli masraf ve pulun yatırılmadığı anlaşılmakla duruşma isteği reddedildi, dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlend…
**1. Hukuk Dairesi 2015/15201 E. , 2018/14243 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; gerekli masraf ve pulun yatırılmadığı anlaşılmakla duruşma isteği reddedildi, dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğine isteğine ilişkindir. Davacı, davalı ile ortak mirasbırakanı ...'nin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak 566 ada 73 parsel sayılı taşınmazdaki 11 numaralı bağımsız bölümdeki 3/8 payını davalıya devrettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, mirasbırakanın taşınmazdaki payının miras paylaşımı nedeniyle devredildiğini, mirasbırakanın mal kaçırmasını gerektirecek şekilde eşiyle arasında geçimsizlik olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temlikin mal kaçırma kastı ile yapıldığı gerekçesi davanın kabulüne karar verilmiştir. Mirasbırakan...’nin 14.04.2004 tarihinde öldüğü, geride davacı eşi ile 2007 yılında ölen annesi ... ve davalının mirasçı olarak kaldıkları, mirasbırakanın 566 ada 73 parsel sayılı taşınmazdaki 11 numaralı bağımsız bölümdeki 3/8 payın kuru mülkiyetini 31.07.1987 tarihinde satış suretiyle davalıya devrettiği, taşınmazda mirasbırakanın annesi ... lehine intifa hakkı tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.