12. Ceza Dairesi 2020/9131 E. , 2023/6027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/406 E., 2016/179 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürl
**12. Ceza Dairesi 2020/9131 E. , 2023/6027 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/406 E., 2016/179 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2016 tarihli 2015/406 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü maddeleri uyarınca 16.00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.10.2020 tarihli ve 2016/112098 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteminin sanık hakkında bilinçli taksir koşulları oluşmadığına, sanığın kusursuz olduğuna, dosya kapsamında alınan kusur raporlarına itiraz edildiğine ve sanık hakkında lehe olan erteleme hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.13.03.2015 günü saat 02:21 sıralarında ölen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile İlham Aliyev Caddesi üzerinden ...Anıtı istikametinden Kılıçlar istikametine seyrederek orta refüj aralığından devlet hastanesine dönüş yapmak istediği esnada aracının sağ ön yan kısmıyla, İlhami Aliyev Caddesi üzerinde Kılıçlar istikametinden gelerek ...anıtı istikametine seyreden sanık sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki kamyonetin ön kısmına çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. 2. Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağından kaza mahallinin meskun mahal olduğu, yolun bölünmüş yol, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, havanın açık, vaktin gece, mahallin üç yönlü kavşak, yolun eğimsiz düz yol olduğu, yol genişliğinin 8 mt olduğu, mahalde aydınlatmanın olduğu, çarpmanın etkisiyle ... plaka sayılı aracın savrularak çarpma noktasına 19 metre mesafedeki orta refüje çarpması ardından kaza mahalline 39 metre mesafede durduğu, diğer ... plaka sayılı aracın ise ilk çarpışmanın etkisiyle savrularak yan kaldırıma ve kaldırım kenarında bulunan kulübeye çarparak çarpışma noktasına 21 metre mesafede durduğu görülmüştür. 3.Kaza tespit tutanağına göre, ölen sürücü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84 üncü maddesinin (H) bendi uyarınca kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal ettiği, sanık sürücü ...’ün 2918 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmamak kuralını ihlal ettiği belirlenmiştir. 4.Soruşturma aşamasında alınan 20.03.2015 tarihli rapora göre, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın kazanın oluşumunda, 2918 sayılı Kanun’un 84 üncü maddesinde belirtilen kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal ettiğinden birinci derecede asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücü ...’ün 2918 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak ve yine aynı kanunun 48 inci maddesi uyarınca alkolün etkisiyle araç süreme yasağını ihlal ettiği, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 100 üncü maddesinde hız kuralları belirtilen yerleşim yeri içinde belirlenmiş olan 50 km olan hız sınırını ihlal ettiğinden ikinci derecede kusurlu olduğu belirlenmiştir. 5. Soruşturma aşamasında keşif üzerine alınan 23.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda; a-Kaza kavşakta meydana geldiğinden, Karayolları Trafik Yönetmeliği 109 uncu maddesinin (b) bendinin sekizinci fıkrası uyarınca sürücü ölen ...’ın sevk ve idaresindeki ... tecil plaka sayılı aracıyla, İlham Aliyev caddesi üzerinden gelerek orta refüj aralığından, Hastane istikameti olan sola dönüş yapmadan önce ilk geçiş hakkını, düz gitmekte olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca vermesi gerektiği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84 üncü maddesinin (h) bendi uyarınca asli kusurlu olduğu, b-Kaza mahallinin meskun mahalde gerçekleşmesi ve azami hız limitinin 50 km olması gerektiği, kazanın kavşakta meydana geldiği durum birlikte değerlendirildiğinde sürücü sanık ...’ün saatteki hızının 107 km olduğu ve ölen sürücü ...’a ait ... plaka sayılı aracın çarpışmadan sonra kaza noktasından 39 metre mesafe sürüklenerek durması, sanığa ait ... plaka sayılı aracın çarpışmadan sonra kaza noktasından 21 metre mesafe sürüklenerek durması nedeniyle aracın yasal sınırının üzerinde gittiği tespit edildiği, sanığın 2918 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca araçların kavşaklara yaklaşırken hızlarını yavaşlatmak kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. 6.Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi 25.11.2015 tarihli rapora göre, a- Ölen sürücü ... ‘ın yönetimindeki otomobil ile orta refüjü kullanarak sola dönmeden evvel karşı yönden düz gelen aracın olmadığına emin olması, kavşaktaki orta refüj aralığını kullanarak kontrollü şekilde dönüşe geçmesi gerekirken bütün bunlara dikkat etmediği, düz gelen araca ilk geçiş hakkını vermediği olayda dikkatsiz ve özensiz davrandığından asli kusurlu olduğu, b-Sanık sürücü ...’ün yönetimindeki kamyonet ile kavşağa yaklaşmadan evvel süratını azaltması, dikkatini yola vermesi, kavşaktan kontrollü şekilde geçmesi gerekirken bütün bunlara dikkat etmediği, sola dönüşe geçen araca çarpmadan evvel etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı olayda dikkatsiz ve özensiz davrandığından tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. 7. Dosya kapsamında yapılan ölü muayene tutanağına göre, kişinin kesin ölüm sebebinin kafa kaidesi kırığına bağlı olarak beyin kanaması sonucu olduğu tespit edilmiştir. 8. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında olay gecesi iş arkadaşları ile alkol aldıklarını ve kendisinin kullandığı araç ile Iğdır Merkez'e doğru yola çıktıklarını, yeni hastane önünde orta refüjde bir ticari taksinin durmuş vaziyette beklediğini, hızının 80-100 km civarı olduğunu, hızını azaltmaya çalıştığı esnada duran ticari taksinin birden yola çıkması sonucu frene basmasına rağmen duramayacak çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini beyan ettiği görülmüştür. 9. Kazadan sonra yapılan ölçümde sanığın 2,30 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Kaza tespit tutanağı, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporları ile Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılı olarak açıklanan somut olayda; kazadan sonra yapılan ölçümde 2,30 promil olan sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olmasına rağmen direksiyon başına geçip, yönetimindeki kamyoneti sürmeye devam ettiği, sürüşle ilgili becerilerinde azalma olduğu ve bu hâli ile yaralama ya da ölüme neden olabileceğini öngördüğü hâlde tecrübesine, şoförlük yeteneklerine, gece olması nedeniyle trafiğin az olacağına, özellikle de şansına güvendiği, böyle bir zanla objektif dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, kavşağa yaklaşırken hızını azaltması gerekirken 107 km hızla giderek orta refüjden yola dönüş yapan araca çarpması ile ölümle sonuçlanan trafik kazasına sebep olduğu, gerçekleşmesini istemediği ancak öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmayan sanığın bir kişinin ölümüne neden olma eyleminde bilinçli taksirle hareket ettiği, sonuç olarak sanığın eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin suç vasfına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen; "Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, bilinçli taksirle öldürme suçunu işleyen sanık hakkında hükmolunan uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilerek hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen 2 yıl hapis cezasının, aynı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/3 oranında artırım yapılmak suretiyle ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanarak netice cezanın 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası olarak belirlenmesi yerine, hesap hatası yapılıp yazılı şekilde 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, adli para cezasının 810 gün yerine 800 gün olarak hesap edilmesi nedeniyle, hesap hatası yapılarak sonuçta 16.200 TL yerine 16.000 TL olarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2016 tarihli 2015/406 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.