İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; İİK'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/384 KARAR NO:2026/473 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:04/03/2026 NUMARASI:2025/739 Esas - 2026/260 Karar DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; İİK'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu için alacaklının ihtiyati haciz talebinde bulunabileceğini, İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğunu, bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep edenin, bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin geldiğini mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek zorunda olduğunu, somut olayda, davacı şirkete ait emtiaların, ... ile kurulan saklama sözleşmesi uyarınca davalıya ait antrepoya muhafaza edilmek üzere teslim edildiğini, bu hususun gümrük beyannameleri ve antrepo sayım tutanaklarıyla tereddüde mahal bırakmayacak şekilde sabit olduğunu, davacı şirkete ait emtiaların depolandığı adreste vuku bulan yangın detaylarının, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Şube Müdürlüğü’nce tanzim edilen resmi 17.12.2024 tarihli İtfaiye Raporu ile ortaya konulduğunu, meydana gelen bu yangın neticesinde davacı şirkete ait emtiaların tamamının zayi oduğunu, ekonomik değerlerinin telafisi imkânsız şekilde ortadan kalktığını, davalıların, davacı şirkete karşı tazminat yükümlülükleri bulunduğunun dava dilekçesinde ayrıntılı olarak izah edildiğini, meydana gelen zararın tamamından davalıların müştereken ve müteselsilen mesul olduğunu, davalıların mal kaçırma riski göz önünde bulundurularak, tüm davalılara ait araçlar, taşınmazlar ve üçüncü kişiler üzerindeki hak ve alacaklar üzerine teminatsız ya da takdir edilecek makul bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasını, davaya konu yangının meydana geldiği, davalıya ait İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, ... Mahallesi ... Mevkii, 185 ada, 13 parsel numaralı taşınmaz üzerine, HMK md. 389 ve devamı gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulüne, davacı şirketin yurt dışından satın almış olduğu 4 adet antrepo beyannamesi muhteviyatı eşyalarının, 23.11.2024 tarihinde meydana gelen yangın neticesinde tamamen yanarak zayi olması sebebiyle uğramış olduğu 779.233,24 USD’nin, 23.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduatı hesabına fiilen uygulanan en yüksek faiziyle birlikte, TL cinsinden zarar bakımından 30.720,00 TL’nin, 23.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...1-Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin; tazminatın varlığı veya yokluğu yargılamayı gerektirdiği bağ balamda henüz deliller toplanmadığından istemin bu aşamada REDDİNE, 2-Davacı tarafın yangın konusu taşınmaza tedbir konulması yönündeki istemi de; HMK 389/1.maddesi kapsamında ihtilaf konusu şey hakkında tedbir kararı verilebileceği; taşınmasın kendisinin ihtilaf konusu olmadığından bu yöndeki talebin de REDDİNE," karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yangın sonucu ortaya çıkan zararlar nedeniyle davalıların, birçok kişinin son derece yüksek miktarlarda olan toplam zararlarını ödeme sorumluluğu olduğunu, bu kapsamda yangın sonucu mağdur olan kişilerin zararlarını tazmin edebilmek amacıyla davalılara karşı başka mahkemelerde onlarca tazminat davası açtığını, bu onlarca tazminat davası ile kendilerine yöneltilen tazminat taleplerini ödemek zorunda kalacak olan davalıların mal kaçırma riski olduğunu, bu durumda dava kazanılsa dahi davacı şirketin zararını tahsil edememe riski bulunduğunu, bu riski bertaraf edebilmek için istinaf başvurusunun kabulü ile davalılar hakkında ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davacı şirket alacağının ihtiyati haciz kararı verilmesine yetecek şekilde ispatlandığını, yangın nedeniyle ortaya çıkan zararları davalıların ödememe ve mal kaçırma risklerinin son derece yüksek olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davalılara ait tüm motorlu taşıtlar, taşınmazlar ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklar üzerine, teminatsız yahut uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, yangının meydana geldiği, davalıya ait İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi,... Mahallesi ... Mevkii, 185 ada, 13 parsel numaralı taşınmaz üzerine, HMK md. 389 ve devamı gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Talep, davacıya ait ürünlerin yangın sonucu zarar görmesi nedeniyle açılan derdest tazminat davasında yapı sahiplerinin taşınmazı üzerine ihtiyati tedbir konulması ve tüm davalıların menkul ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyati haciz konulması istemidir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebin reddine karar verilmiş, davacı istinaf isteminde bulunmuştur. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haczin hukuki niteliği gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olup Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu, bir icra takip işlemi olmadığı belirtilmekte, doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamalara göre ihtiyati haciz olağan haciz yolları dışında bir haciz yoludur.İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur. Nitekim yasanın 260 (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır.Somut olayda; ihtiyati haiz isteyen dava dilekçesine eklediği bir kısım evraklar ile zarar gördüğü sabit ise de davalıların sorumlulukları konusunda bu aşamada ihtiyati haciz isteyenin ileri sürdüğü tüm hususlar ihtilaflıdır. Bu haliyle varlığı ve muacceliyeti ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Buna göre ibraz edilen deliller ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli değildir. Yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.İhtiyati tedbir sadece uyuşmazlık konusu üzerine verilebilir. Bir kısım davalıların gayrimenkulleri eldeki tazminat davasının konusu olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.12/03/2026