Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket'in ...... tarihinde tescil edilen tür değişikliği kararı neticesinde şirketin toplam hisse sayısı 789.000 adet toplam sermayesi ise ....... olduğunu. Bu hisselerin dağılımı o tarihte; ................... Hisse Değeri 812.200 TL Şeklinde olduğunu. ...'ın bu tarihten sonra 15.01.2015 tarihli 2015/1 numaralı ve 21.04.2015 tarihli 2015/3 numaralı yönetim kurulu kararları ile onaylanan pay devirleri uyarınca sırasıyla ....... 28.280 adet ve 60.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 04/09/2018 tarihinde şirket merkezinde yapılan 2015, 2016, 2017 yılları olağan genel kurul toplantısına "müvekkilinin ortaklığı ispatlayamadığı" iddia edilerek vekaleten katılımlarının engellendiğini, müvekkilinin şirket ortağı olmasına rağmen hukuka aykırı olarak toplantıya alınmadığını, şirketin 10 Eylül 2015 tarihli ...'de ilan edilen GKK incelendiğinde bütün ortakların toplantıda hazır olduğunun yazılı olduğu, ticaret sicil dosyası incelendiğinde de bu hususun açıklığa kavuşacağını, davalı şirketin 20.05.2005 tarihli ...'de yayımlanan ilanında müvekkilinin (her biri 1 TL itibari değerde olan) A Grubu 30.000.000 adet paya karşılık 30.000,00 TL, B Grubu 267.120.000 adet paya karşılık 267.120,00 TL hissedar olduğunun görüldüğünü, şirketin 17 Kasım 2006 tarihli ...'de ilan edilen 08.11.2006 tarihli ... toplantısında ise sermayesinin 300.000,00 TL'den 2.500.000,00 TL'ye artırıldığını, bu toplantı tutanağında sermaye artırımı sonucu müvekkilinin 2.497.120 hisse adedine karşılık 2.497.120,00 TL'lik paya sahip olduğunun yazılı olduğunu, A grubu payların nama yazılı olduğu ve hamiline çevrilemeyeceğini, B grubu payların ise nama veya hamiline ihraç edilebileceğinin 28 Ağustos 2000 tarihli esas sözleşme tadil metninde yazılı olduğunu, sonraki ilanlarda da yazılı olduğunu, buna rağmen şirketin 19 Ağustos 2013 tarihli ...'de ilan edilen ... ile esas sözleşme tadil edilerek "bütün payların hamiline yazılı olmasına" karar verildiğini, ancak TTK hükümlerine uygun şekilde alınmış bir karar olmadığı ve usule aykırı olduğunu, böyle bir karar alınabilmesi için taahhüt edilen tüm sermayenin ödenmiş olması ve bu na ilişkin tescil ve ilan edilen ... olması gerektiğini, bu şartlar bulunmadığından tüm pay senetlerinin hamiline çevrilmesinin usule aykırı yapıldığını ve hamiline payların usule aykırı çıkarıldığını, ayrıca hamiline yazılı senetlerin pay sahiplerine teslim de edilmediğini, müvekkilinin hamiline yazılı pay senetlerinin de teslim edilmemiş olduğunu, sonrasında yapılan 04.09.2018 tarihli GK toplantısında ise müvekkilinin pay senetlerini ibraz etmediği, ortaklığını ispatlayamadığı gerekçesiyle toplantıdan çıkarıldığı ve kabul edilmediğini,davalı şirketin bir aile şirketi olduğunu, hamiline yazılı senetlerin hiçbir zaman müvekkiline teslim edilmemiş olduğunu, yönetim kurulu başkanı olan müvekkilinin yönetim kurulu karar defterini incelemesinin de engellendiğini, TTK 486. Maddesine göre tescilden önce pay senedi çıkaran kişinin bundan doğan zararlardan sorumlu olacağının düzenlendiğini, ayrıca ortaklardan ...'in 23.12.2016'da vefatı nedeniyle sahip olduğu paylarının mirasçılarına intikalinin yapılması için şirketten ihtarla talepte bulunulmuşsa da ... alınıp tescil yapılmadan ...'de yapılan ilanla intikal işlemi yapıldığını, müvekkilinin de mirasçı olması nedeniyle payının artmış olması gerektiğini, ancak bu artışa ilişkin hamiline pay senetlerinin de müvekkiline teslim edilmediğini, ayrıca müvekkili ile oğlu (ortak) ... arasında yapılan 12.01.2009 ve 07.01.2011 tarihli Protokoller ile, ...'a ait arsa payının müvekkiline devri ve inşaat sonrası yarı yarıya paylaşılacak ... projesi anlaşması nedeniyle müvekkiline ait hisse senetlerinin %40'ının protokolde öngörülen inşaat işi sona erdikten sonra ...'e verilmek üzere, müvekkiline ait hisse senetlerinin %40'ının inşaat işi sona erdikten sonra müvekkiline geri verilmek üzere yed'ieminlere teslim edildiğini, protokoller feshedilmemiş olduğundan müvekkilinin paylarının kendisine geri verilmediğini, ancak ...'ın paylarının ise kendisine verildiğini son toplantıda beyan ettiğini, müvekkilinin davalı şirketteki paylarını hiçbir surette kimseye devretmesinin sözkonusu olmadığını, 04.09.2018 tarihli GK toplantısına müvekkilinin pay senetlerini ibraz etmediği gerekçesiyle alınmadığını, aynı toplantıda daha önce şirkette pay sahibi olmayan ...'ın (müvekkiline ait olup yedieminlere teslim edilen 1.000.000 adet pay senedini almak suretiyle) 1.000.000 ve kendine ait 720 adet senet üzerine toplamda 1.000.720,00 TL'lik pay sahibi olduğunun, yine daha önce ortak olmayan ...'in 125.000,00 TL paya, ...'in 250.000,00 TL'lik paya sahip göründüğünü öğrendiklerini, bu payların müvekkilinin paylarından bilgisi ve onayı olmadan bu kişilere aktarıldığının açık olduğunu, müvekkilinin davalı şirkette usule uygun çıkarılmamış ve teslim edilmemiş hamiline yazılı hisse senetlerine göre 2.497.120,00 TL değerinde payının bulunduğunu belirterek, bu nedenlerle öncelikle müvekkilinin davalı şirkete ortak olduğunun ve pay oranının tespiti ile ortak olduğu pay oranının şirket pay defterine kaydedilmesine ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.