Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/5512 E. , 2024/3137 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/5512 Karar No : 2024/3137 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Orman ve Su İşleri Bakanlığı …
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/5512 E. , 2024/3137 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/5512 Karar No : 2024/3137 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından hazırlanarak 30.12.2015 tarihinde onaylanan 1/10.000 ölçekli Meryemana Tabiat Parkı Gelişme Planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonıucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu, dava konusu 1/10.000 ölçekli Meryemana Tabiat Parkı Gelişme Planının temel amacının, mevcut kaynak değerlerinin devamlılığının sağlanarak gelecek nesillere aktarılması olarak belirtildiği ve bu amaç doğrultusunda plan açıklama raporunda öngörülen aşamaların amaca ulaşma bakımından plan yapılma gerekçesini ortaya koyar nitelikte olduğu, halihazırda dava konusu planın, bu plana göre üst ölçekli plan niteliği bulunan planlara uygun olması nedeniyle planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı bir durumunun bulunmadığı, ancak Katolik dünyası için Meryemana Evinin kutsal bir alan ve ibadet mekanı olduğu hususu ile bu tür alanların tarih ve inanca bağlı değerlerinin korunmasının, toplumun farklı kesimlerince önem ve değer atfedilen yerlerin, kişilerin inanç ve değer yargılarını incitmeyecek şekilde muhafaza edilmesinin oldukça önemli bir şehircilik ilkesi ve planlama esası olduğu hususu gözetilerek tabiat parkı için plan kararlarının üretilmesi gerektiği halde bu hususların gözetilmediği, dava konusu planda Meryem Ana Evine yakın bir konumda öngörülmüş olan kontrollü kullanım bölgesi plan kararının, Meryem Ana Evi ve çevre alanının mevcut değer ve işlevine uygun olmadığı, Meryem Ana Evi ve çevresinin, alanın inanç değerleri açısından parkın bütününden ulaşım olanakları da dikkate alınarak fiziksel olarak ayrıştırılması gerekirken, bir bütünün tamamlayıcı bir parçası olarak planlanmış olmasının da alanın toplumun bir kesimince kutsal atfedilen niteliğine zarar verici nitelikte olduğu, dava konusu 1/10.000 ölçekli Meryemana Tabiat Parkı Gelişme Planında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti:Temyize konu kararda korunan alanlarda yapılan her tür ve ölçekteki planların yürürlüğe girmesi için ilgili Bakanlık tarafından onaylanması ve aleniyet kazanması için de Bakanlıkça tespit edilen ilan yerlerinde ve internet sayfasında bir ay süreyle ilan edilmesi gerektiği, bu konuda herhangi bir istisnaya yer verilmediği, dava konusu 1/10.000 ölçekli Meryemana Tabiat Parkı Gelişme Planının ilan süreci tamamlanmadan uygulamaya konulduğu görüldüğünden, dava konusu planda bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış, dava konusu planın farklı gerekçelerle iptaline hükmeden İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Usül ve yasaya uygun olmayana idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun olan idari dava dairesi kararının onanması gerktiği belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava konusu planı kapsayan ...tarihli, ...sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığı Bakanlık oluru ile yaklaşık 363 hektarlık alanın “tabiat parkı” olarak ilan edildiği, alan sınırlarının 2015 yılında alan büyüklüğünün yaklaşık 355 hektar olarak daraltıldığı, İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun ...tarihli, ...sayılı kararı ile Meryem Ana Tabiat Parkına ilişkin taslak gelişme planında öngörülmüş olan kullanım kararları açısından sakınca bulunmadığına, alana ilişkin Koruma Kurulu kararlarına, ilke kararlarına ve mevzuat hükümlerine aykırı olmamak koşulu ile hazırlanacak koruma amaçlı imar planlarının Koruma Kuruluna iletilmesi gerektiğine karar verildiği, 30.12.2015 tarihli Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü oluru ile “Korunan Alanlarda Koruma Bölgelerinin Belirlenmesi” konulu genelge ve “Gelişme Planı Teknik İzahnamesi” kapsamında hazırlanmış olduğu belirtilen Meryemana Tabiat Parkı Gelişme Planının onaylanarak yürürlüğe girmesi üzerine anılan planın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 3194 sayılı İmar Kanununun 6. maddesinde planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanması zorunluluğu getirilmiştir. Aynı Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) fıkrasında, İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir. (d) fıkrasında:"Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. Üst kademe planları Bakanlıkça onaylanan bu Kanunun istisnası olan alanlar ile korumaya yönelik diğer özel kanunlara tabi alanlara ilişkin alt kademe planların onay, askı ve kesinleşme işlemleri bu Kanunun 9. maddesine göre gerçekleştirilir. Alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesi zorunludur. Aksi halde, üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlar alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hale getirir ve resen onaylar. Bu süre içinde ruhsat işlemleri, yürürlükte olan uygulama imar planına göre gerçekleştirilir. Bu bent uyarınca yapılacak işlemlerde bu maddenin (c) bendi hükümlerine uyulur. "hükmüne yer verilmiştir. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 1. fıkrasının (h) bendinde, Mekânsal plan: 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca hazırlanan, kapsadıkları alan ve amaçları açısından üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekânsal strateji planı,çevre düzeni planı ve imar planını, (l) bendinde Uzun devreli gelişme planı: Milli parklar, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları, sulak alanlar gibi korunan alanın sahip olduğu özellik ve nitelikleri göz önünde tutarak kaynak değerlerinin korunması, geliştirilmesi ve uzun dönemde sürdürülebilirliğinin sağlanması için teknik, sosyal, ekonomik, eylem ve yönetim modellerinin belirlendiği, ilişkilerin kurulduğu, bölgelemeye dayalı ekosistem yaklaşımlı plan olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin "Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri" 6. maddesinin 7. fıkrasında: Uzun devreli gelişme planı, ulaşım ana planı ve diğer özel amaçlı plan ve projeler; mekânsal planlama kademelenmesinde yer almayan,planlara girdi sağlayan ve imar planı kararlarına veri oluşturan veya gerektiğinde mekânsal planların uygulanmasına yönelik araç ve ayrıntıları da içerebilen, stratejik plan yaklaşımı ile gerektiğinde şematik ve grafik planlama dili kullanılarak yapılan, plan paftası, eylem planı ve planlama raporu ile bütün olan çalışmalardır." hükmüne yer verilmiştir. 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 4. maddesinin 1. fıkrasında: “Bu Kanun hükümlerine göre milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri göz önünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan gelişme planı, ilgili bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca hazırlanır ve yürürlüğe konur.” kuralı yer almış ve Milli Parklar Yönetmeliğinin Uzun Devreli Gelişme Planlarına ilişkin 11. maddesinde; Milli Park uzun devreli gelişme planlarının, ilgili Bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla hazırlanacağı ve Bakanlıkça onaylanarak yürürlüğe konulacağı öngörülmüştür. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri ve benzeri koruma statüsü bulunan diğer alanlarda yapılacak planlar ile doğal sit alanlarında yapılacak koruma amaçlı imar planlarının hazırlanması, yapım esasları, gösterimi, onaylanması, uygulaması, denetimi ve bu planları hazırlayacak müelliflerin nitelikleri ile görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere yürürlüğe konulan Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelikte de bu kavram tanımlanmıştır. Anılan Yönetmeliğin 3. maddenin 1. fıkrasının (s) bendinde, uzun devreli gelişme planı Milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri göz önünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan ve 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamı dışındaki gelişme planları olarak ifade edilmiş ve 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde: “Milli parklar, tabiat parkları, sulak alanlar, benzeri koruma statüsü bulunan diğer alanlarda, kaynak değerlerinin etkin korunması, devamlılığının sağlanması, koruma-kullanma dengesi gözetilerek arazi kullanım kararlarının geliştirilmesi, korunan alan ile etkileşim halinde bulunan yerleşim alanlarının olumsuz etkileri gözetilerek sosyo-ekonomik faaliyetlerin belirlenmesi için öncelikle uzun devreli gelişme planı veya yönetim planları hazırlanır.”, (b) bendinde ise: “Uzun devreli gelişme planları Orman ve Su İşleri Bakanlığınca yapılır veya yaptırılır. Orman ve Su İşleri Bakanlığınca hazırlanan veya hazırlattırılan gelişme planlarında Bakanlığın olumlu görüşü alınır, bu görüş dikkate alınarak Orman ve Su İşleri Bakanlığınca yürürlüğe konur.” şeklinde kurala yer verilmiştir. Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde: “Milli park, tabiat parkı ve sulak alanların uzun devreli gelişme planları veya yönetim planlarının ilke ve hedefleri doğrultusunda, korunan alanın önemine ve büyüklüğüne göre gerektiğinde çevre düzeni planı, gelişme planında iskan ve yapılaşmaya konu olacak yerler için 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları yapılır.” kuralı yer almakta olup, bu plan kapsamında çevre düzeni planı ile iskan ve yapılaşmaya konu olacak yerler için imar planı yapılması öngörülmektedir. Uzun devreli gelişme planını içeren başka bir düzenleme olan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinin 29. maddesinin 7. fıkrasında; bir sulak alanın Milli Park, Tabiatı Koruma Alanı, Tabiat Parkı, Tabiat Anıtı, Yaban Hayatı Koruma Sahası, Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, Tabiat Varlığı, Doğal Sit veya Özel Çevre Koruma Alanı statüsü var ise; statüyle ilgili mevzuat kapsamında Yönetim Planı/Uzun Devreli Gelişim Planı yapılacağı, planın hazırlanma sürecinde bu Yönetmeliğin hükümlerinin dikkate alınacağı kuralları bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucunda Milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri göz önünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan uzun devreli gelişme planının 3194 sayılı İmar Kanununa göre mekansal plan kademelenmesinde öngörülmediği diğer bir ifade ile 3194 sayılı Kanunun 6.maddesi, 8.maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 6. maddesinin 7. fıkrasında açıklandığı üzere uzun devreli gelişme planının arazi kullanımı ve yapılaşmada uyulması gereken plan kademelenmesi arasında yer almadığı ve buna bağlı olarak planların kademeli birlikteliği kapsamında değerlendirilemeyeceği açıktır. Mekansal planlar kademelenmesinde yer almayan, niteliği itibarıyla özel bir kanunda düzenlenen, mekansal planlara girdi sağlayan ve imar planı kararlarına veri oluşturan uzun devreli gelişme planının 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında yer alan mekansal planlar olarak tanımlanmamış olması ve özel olarak askıya çıkarılacağına dair bir düzenlenme bulunmaması nedeniyle söz konusu planın askıda ilan edilmesinin işlemin şekil unsuru yönünden zorunluluk arz etmediği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun değişik gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun değişik gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/05/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.