2. Ceza Dairesi 2024/5046 E. , 2024/6897 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20.11.2023 tarihli ve 2021/17583 Esas, 2023/7144 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.03.2024 tarihli ve 2 - 2021/37022 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
**2. Ceza Dairesi 2024/5046 E. , 2024/6897 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20.11.2023 tarihli ve 2021/17583 Esas, 2023/7144 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.03.2024 tarihli ve 2 - 2021/37022 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanık hakkında hırsızlık suçundan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 08.02.2021 tarihli ve 2021/318 Esas, 2021/309 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.11.2023 tarihli ve 2021/17583 Esas, 2023/7144 Karar sayılı kararıyla temyiz isteminin gerekçe içermemesi nedeniyle reddine karar verildiği, ancak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri gereğince karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, merci, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmesi ve aynı kanunun 294/1. maddesinde yer alan; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' hükmü ile "Temyiz gerekçesi" başlığını taşıyan 295/1. maddesindeki; "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.'' şeklindeki düzenlemeler karşısında; sanığın yokluğunda verilen ve tebliğ olunan hükümde aynı Kanunun 295/1. maddesi gereğince temyiz nedenlerini bildirmez ise temyiz isteminin reddedileceği hususunun bildirilmediği ayrıca sanığın 07.04.2021 tarihinde gönderdiği ikinci dilekçesinde de kameralardaki kişinin kendisi olmadığını, usulsüzlük yapıldığını belirtmesi nedeniyle bu dilekçesi ile temyiz nedeninin var olduğu anlaşıldığından hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE İtiraz konusu ile ilgili yapılan incelemede; sanığın 07.04.2021 tarihli ikinci dilekçesinde kameralardaki kişinin kendisi olmadığını, usulsüzlük yapıldığını belirtmesi nedeniyle bu dilekçe ile temyiz nedeninin var olduğu ve kararın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın temyiz talebinin reddine karar verilmesi nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 20.11.2023 tarihli ve 2021/17583 Esas, 2023/7144 Karar sayılı temyiz isteminin reddi ilâmının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.