4. Hukuk Dairesi 2022/13388 E. , 2023/2338 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/308 Esas – 2021/566 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine ka…
**4. Hukuk Dairesi 2022/13388 E. , 2023/2338 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/308 Esas – 2021/566 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğüne ait ... Cihazı ile adaptörünün kayıp olması nedeniyle davacı kurumca, oluşan zararın tahsili için dava dışı ... aleyhine açılan alacak davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, zararın giderilmesinin yasal bakımdan imkansız hale gelmesi nedeniyle alacağın zamanaşımına uğratılması hususunda yapılan inceleme sonucunda, sorumluların da tespiti bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığı Başmüfettişi ...tarafından 29.03.2012 tarih ve 4/1 sayılı inceleme raporu düzenlendiğini, davalıların sorumluluğunu ortaya koyan bu rapor doğrultusunda Bakanlık Makamından alınan 25.04.2012 tarih ve 1585 sayılı Makam Oluru ile alacağı zamanaşımına uğratan davalılardan zararın tazmini için dava açma oluru verildiğini belirterek 18.410,00 TL cihaz ve adaptör bedeli ile 3.313,80 TL KDV olmak üzere toplam 21.723,80 TL'nin 03.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu olayda sorumluluğun dava açmaya yetkili olan olan genel müdür olduğunu, 06.09.2005 tarihli, cihazı teslim alan ...'tan cihazın parasının istenmesine ilişkin yazıda kendisinin imzası olmamasına rağmen tarafına sorumluluk yüklendiğini, tahkik raporunda gerçek sorumlular yerine afaki sorumlu tespiti yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde: davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu cihazın kaybı nedeniyle Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/491 esas sayılı dosyasında ... aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi ve zararın sorumlu şahıstan tahsilinin imkansız hale gelmesi nedeniyle idarenin hiçbir hukuki zemin bulunmamasına rağmen zararı müvekillerinden tahsil etmeye çalıştığını, müvekkillerinin tek başlarına tahsilat yapma yetkisinin bulunmadığını, ancak kendilerine ulaşan yazı, belge ve olurlar gereğince işlem yaptıklarını, bu yöndeki yetkilerinin bağlı yetki olduğunu, müvekkillerinin görev ve yetkilerinin sınırlarının belli olduğunu, cihaz bedelinin tahsili için süresinde açılması gereken davanın açılmaması ve hukuki işlemlerin yerine getirilmemesinden müvekkillerinin sorumlu tutulmasının olanaksız olduğunu, müvekkillerinin verilen talimatlar doğrultusunda işlem yaptıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde: davanın zamanaşımına uğradığını, Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Ankara 13. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararlar ile dava konusu cihazı kaybeden ...'tan zararın tahsil edilmesine cevaz verilmemesi nedeniyle davacı kurum zararının sebebiyet veren kişiden tahsil imkanının kalmadığını, genel hukuk ilkelerine göre asli sorumluya kusur izafe edilmediği halde başka kişilerin tali kusurunun öne sürülemeyeceğini, zarar ile kendisine kusur atfedilen işlemler arasında nedensellik bağının da bulunmadığını, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesine göre zararın oluşmasında kastı, kusuru veya ağır ihmali olanların tazmin sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkilinin 05.07.2005 tarihinde Genel Müdür olarak atandığını, idare zararına 25.12.2002 tarihinde muttali olunduğunu, üç yıl boyunca işlem tesis edilmeyerek kurum zararının zamanaşımına uğratıldığını, müvekkilinin kusur veya ihmali davranışının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece; davacı kurumun, geçici alınan Betacam SP Recoder cihazı ile adaptörünün, kendisine teslim edilen kurum görevlisi dava dışı ... tarafından 2001 Aralık ayında kaybedildiği, tazminatın dayanağı olan asıl haksız fiilin 2001 yılı Aralık ayında meydana geldiği, 2002 Aralık ayında tahkikatın tamamlanarak olayda sorumlu bulunan ... hakkında 2008 yılında Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/491 esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasının mahkemenin 2009/495 sayılı kararı ile zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından onandığı, davacı idarenin 2012 yılında Teftiş Kuruluna yeniden tahkikat yapması direktifini vererek zamanaşımına uğratanların tespitini istediği, alacağın zamanaşımına uğradığı hususu Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.12.2009 tarihli 2008/491 esas 2009/495 karar sayılı ilamı ile belli olmuş ise de, dava açmaya onay verecek makamın zamanaşımından haberdar bulunmasına rağmen bir yıl içinde, zamanaşımına uğrattığı ileri sürülen davalılar hakkında dava açılması talebinde bulunmadığı, işbu davada da zamanaşımının gerçekleştiği ve hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 24.05.2016 tarihli 2016/3585 esas ve 2016/6840 karar sayılı ilamı ile, ''...Haksız fiil nedeniyle zarara uğrayan bir tüzel kişi (özellikle kamu kurumu) ise, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60 ıncı maddesindeki bir yıllık (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72 inci maddesindeki iki yıllık) zamanaşımı süresi, tüzel kişi adına dava açmaya emir vermeye yetkili kişi ya da organının zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kurum tarafından zararın takip edilebilir aşamaya gelmesi ancak bu şekilde gerçekleşecektir. Davaya konu olayda; ilgili bakanlıkça yürütülen soruşturma sonucunda, 25.04.2012 tarih ve 1585 sayılı makam oluru ile kurum zararının davalılardan tahsili hakkında yasal işlemlerin başlatılmasına izin verilmiştir. Şu halde; zamanaşımı başlangıcının bakanlık "olur" tarihi olarak esas alınması gerektiğinden dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi henüz dolmadığı gibi davaya konu olayda hakdüşürücü süreden bahsedilemez. Davanın esastan incelenmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı kuruma ait Betacam SP Recoder cihazı ile adaptörünün kaybolduğu ve bu durumun davacı kurumca 10.01.2002 tarihinde öğrenildiği, tespit sonrasında Muhakkik tarafından Soruşturma Raporu düzenlendiği, anılan raporun 25.12.2002 tarihinde davacı kurumun müdürlük makamına sunulduğu, Soruşturma Raporunda da belirtildiği üzere Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sorumluları hakkında işlem tesis edilmesine ilişkin yetkinin davacı kurum müdürüne ait olduğu, 25.12.2003 tarihine kadar kamu zararının tahsili amacıyla herhangi bir işlem tesis edilmediği, Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.12.2009 tarihli 2008/491 esas ve 2009/495 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere 21.723,80 TL. tutarındaki kamu zararından kaynaklanan alacağın 25.12.2003 tarihi itibariyle zamanaşımına uğratıldığı, dolayısıyla 21.723,80 TL. tutarındaki kamu zararından kaynaklanan alacağın zamanaşımına uğratılması eyleminden 25.12.2002-25.12.2003 tarihleri arasında davacı kurumda müdür olarak görev yapan kamu görevlisinin sorumlu olduğu, davalılardan ...'ın davacı kurumda müdür olarak görev yaptığı anlaşılmış ise de göreve atandığı 05.07.2005 tarihinde Betacam SP Recoder cihazı ile adaptörünün kaybolmasından kaynaklanan alacağın zamanaşımına uğratılmış olduğu, diğer davalıların davacı kuruma ait Betacam SP Recoder cihazı ile adaptörünün kaybolmasından kaynaklanan alacağı sorumlularından talep ve dava etme yetkisinin bulunmadığı, dolayısıyla da davacı kuruma ait Betacam SP Recoder cihazı ile adaptörünün kaybolmasından kaynaklanan alacağın zamanaşımına uğratılmasından sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların dava konusu alacağın tahsili için gerekli işlemleri zamanında yapmayarak cihazı kaybedenden tahsilinin imkansız hale getirilmesine neden olduklarını, 2001 yılında kaybedilen cihaz ile ilgili olarak, cihazları kaybeden asıl sorumluya karşı 2008 yılına kadar dava açmayan ve açılması için gerekli girişimlerde bulunmayan davalıların kusurlarıyla zararın oluşmasına sebebiyet verdiklerinin açık olduğunu, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı kamu görevlileri tarafından davacı kuruma ait alacağın zamanaşımına uğratılmasına neden olunduğu gerekçesiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi). 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.