Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2841 E. , 2024/3900 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2841 Karar No:2024/3900 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Sigorta Fonu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tapuda davacı adına kayıtlı olan ve ... ili, ... ilçesi,
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2841 E. , 2024/3900 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2841 Karar No:2024/3900 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Sigorta Fonu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tapuda davacı adına kayıtlı olan ve ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan dükkan niteliğindeki ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerin satış işlemlerinin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak gerçekleştirildiğinden bahisle söz konusu satış işlemlerinin geçersiz sayılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; her ne kadar davacı tarafından, davaya konu taşınmazları satın aldığı 29/07/2016 tarihinde satıcı şirketin mal varlıklarına el konulmadığı, dürüst bir vatandaş olarak yaptığı araştırmada söz konusu taşınmazların satışına hiçbir engel olmadığını gördükten sonra satın aldığı ileri sürülmüş ise de, ara karara verilen cevabi yazılar incelendiğinde, ... İnşaat Taahhüt Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetleri Tarım ve Hayvancılık Ürünleri Parke Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin %95 oranında ortağı ve yetkilisi olan E.A. hakkında terör örgütü üyeliği suçlaması ile 2015 yılına dayanan bir soruşturma olduğu, E.A.'nın FETÖ/PDY'nin ... il yapılanması içerisinde önemli bir konumda bulunduğu, ayrıca ... İş Adamları Derneği Başkanı olduğu gibi başka derneklerin de yönetimlerinde yer aldığı, E.A.'nın bu kapsamda mal kaçırma amacıyla 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe teşebbüsünden önce de bir çok girişimlerde bulunduğu, darbe teşebbüsünden hemen önce de ülkeyi terk ettiği ve halen kaçak konumda bulunduğu, Bu durumda, E.A. hakkındaki belirtilen hususlar ile söz konusu taşınmazların devrinin 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe teşebbüsünden hemen sonra gerçekleştirilmesi, E.A.'nın tüm malvarlığına söz konusu taşınmazların devrinden çok kısa bir süre sonra el konulması, yine davacının söz konusu şirkette çalışan bir şahsın eşi olması nedeniyle şirketin ve şirket yetkilisinin içinde bulunduğu durumdan haberdar olması, satış bedeli olarak davacı tarafından şirket hesabına yatırılan ve bir dakika bile geçmeden şirket tarafından çekilen paraların dökümünün aynı olması, iki taşınmazın 158.150,00-TL toplam satış bedelinin aynı projedeki emsallerine nazaran çok düşük olması ve satışından hemen sonra her birinin 350.000,00-TL bedelle ilana konulması, şirket kayıtlarında söz konusu taşınmaz satışına ilişkin herhangi bir faturaya rastlanılmaması ve bilhassa satışa konu yerde söz konusu şirketin halen kiracı olarak yer almasına rağmen ortada bir kira sözleşmesinin bulunmaması, bu süreçte davacının şirketten herhangi bir kira talebinin olmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde, anılan şirketin ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... parselde bulunan dükkan niteliğindeki ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerin davacıya satışına ilişkin işlemlerin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığının sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, işin doğası gereği soruşturmaların gizli yürütüldüğü, bu soruşturmalardan kendisinin haberdar olmasının beklenemeyeceği, devletin tapu kayıtlarına güvenilerek taşınmazların satın alındığı, satıcı şirketin %5 hissesine sahip ortağı H.Ü.A. hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği, yapılan işlemle mülkiyet hakkına müdahale edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY: ... İnşaat Taahhüt Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetleri Tarım ve Hayvancılık Ürünleri Parke Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisak veya irtibatlı olduğu gerekçesiyle anılan şirkete... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararıyla davalı idarenin kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir. Davalı idarenin kayyım olarak atanmasından önce mülkiyeti bahse konu şirkete ait ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan dükkan niteliğindeki ... ve ... numaralı bağımsız bölümler 29/07/2016 tarihinde davacıya satış yoluyla devredilmiş, davalı idare anılan şirkete kayyım olarak atandıktan sonra taşınmaz satışlarının mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı değerlendirilerek... tarih ve... sayılı Fon Kurulu kararıyla, 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 20. maddesi ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca taşınmazın satış/devir işleminin geçersiz sayılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine anılan Fon Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Temel hak ve hürriyetler arasında yer alan "mülkiyet hakkı" Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenmiş olup, ilgili maddede, herkesin mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı belirtilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 1 numaralı Ek Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlığını taşıyan 1. maddesinde ise, "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." kuralı yer almıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinde, "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır."; 1025. maddesinde ise, "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." kuralına yer verilmiştir. 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133'üncü maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkileri, hakim veya mahkeme tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilir ve devirle birlikte kayyımların görevleri sona erer." kuralı yer almakta olup, aynı Kanun'un 20. maddesinde ise, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralınan şirketler ve bunların varlıkları ile ilgili olarak Fona verilen yetkilerin, bu Kanun Hükmünde Kararname ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna verilen kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde, bu şirketlerin yahut bunların sahiplerinin Fona borçlu olup olmadığına ve varlıkları üzerinde Fon haczi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesinin atıfta bulunduğu 5411 sayılı Kanun'un 134. maddesinde, "... Bu Kanunun 71'inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankanın hâkim ortakları, yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri, genel müdür, genel müdür yardımcıları ve bunların eş ve çocukları ile evlatlıklarının, bunların diğer kan ve kayın hısımlarının ve imzaya yetkili banka mensuplarının kendi aralarında veya üçüncü kişilerle yaptıkları taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeler mahsus siciline veya defterine kayıt ya da şerh edilmiş olsun veya olmasın her türlü şahsi haklar ve/veya zilyetliğin devrine dair sözleşmeler dâhil her türlü tasarrufları ile kara, hava ve deniz taşıtları gibi taşınır ve yalı, villa, ada, site, tüm eklentileri ile çiftlik gibi taşınmazlarla ilgili adi ve hasılat kira sözleşmeleri, taşınır veya taşınmaz mal, finansal kiralama sözleşmeleri, uydu ve kablolu yayın kanalı kullanma hakkı, televizyon kanalı ile gazetelerin yayım hakkı, marka ve lisansı devir ve kullanma hakkı veren sözleşmeleri, idare ve hizmet vekâleti ile Avrupa Birliği standartları üzerinde prim ödemek suretiyle yapılan hayat, bireysel emeklilik, ihtiyarlık ve sağlık sigorta sözleşmeleri ve limitli veya limitsiz kredi kartı ile ATM kartı sözleşmeleri ile münferit veya karşılıklı verilen banka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller ile her türlü hisse devir sözleşmeleri Fon Kurulunun kararıyla geçersiz sayılır. Bu sözleşmelerin geçersizliğinden dolayı karşı tarafça açılacak tazminat davalarında sözleşmede muvazaa bulunmadığını ve sözleşmeyle ödenen bedelin muvazaalı olmayan rayiç bedel olduğunu ispat yükü davacıya aittir." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, ... İnşaat Taahhüt Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetleri Tarım ve Hayvancılık Ürünleri Parke Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisak veya irtibatlı olduğu gerekçesiyle anılan şirkete davalı idarenin kayyım atandığı, ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararıyla, anılan şirketin maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan dükkan niteliğindeki...... ve ... numaralı bağımsız bölümlerin 29/07/2016 tarihinde davacıya yapılan devir işleminin muvazaalı olduğu gerekçesiyle söz konusu devir işleminin geçersiz sayılmasına karar verilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Aktarılan mevzuat hükümleri dikkate alındığında, mülkiyet hakkının Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile teminat kapsamına alınarak keyfi müdahalelerden korunmak istendiği açıktır. Üçüncü kişiler yani devlet, idare, kamu kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler mülkiyet hakkına haksız olarak el koymaktan, bu hakkın kullanılmasını engellemekten kaçınmak zorundadır. Anayasa'da mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceği öngörülmüş olup, davalı Kurumun Fon Kurulu kararıyla dava konusu taşınmazın satış işlemlerinin geçersiz sayılmasına ilişkin işleminin dayanağı olarak gösterdiği 5411 sayılı Kanun'un 134. maddesinde mülkiyete ilişkin tescilin tapudan terkin edilebileceğine dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. Medeni Kanun'a göre taşınmaz mülkiyeti kural olarak tescil ile kazanılır. Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan yolsuz tescil ise ancak bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimsenin tapu sicilinin düzeltilmesi için açacağı dava sonucundaki Mahkeme hükmünün kesinleşmesi ile tapudan terkin edilebilir. Bu durumda, davalı Kurum tarafından, muvazaalı olduğu iddia edilen satış işleminden dolayı Medeni Kanun hükümleri doğrultusunda adli yargıda tapu iptali ve tescili davası açılabileceği açık olup, 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesinin atfıyla 5411 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazla ilgili tapu kaydının terkininin yapılması mümkün olmadığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.