11. Ceza Dairesi 2020/7156 E. , 2023/9251 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/166 E., 2015/1158 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tari…
**11. Ceza Dairesi 2020/7156 E. , 2023/9251 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/166 E., 2015/1158 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/166 Esas, 2015/1158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık temyiz dilekçesinde özetle; borçlu adına atılı imzanın kim tarafından atıldığının tespit edilemediği, imzanın kendisine ait olmadığının ekspertiz raporu ile sabit olduğu, suçun unsurlarının oluşmadığını, kredi teminatı olarak verilen senetteki borçlu imzasının sahte olduğunu bilmediğini, zarar verme kastı bulunmadığını, tek amacının senedi kredi teminat olarak kullanmak olduğunu, bu suç tipinde belgenin sahte olduğunu bilmesinin zor olduğunu, sahteliği bilmediğinden suçun manevi unsuru olan “kastın” oluşmadığını, her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı delil bulunmadığını, varsayıma dayalı mahkûmiyet verilemeyeceğini ileri sürerek ve incelemede çıkacak nedenlerle kararın bozulması istenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddianamede özetle; katılan banka ile ... Şti. arasında 05.06.2008 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden çekilen kredi teminatına esas olmak üzere verilen, borçlusu katılan ... olan 4.500,00 TL miktarlı senedin icra takibinin, katılan ...’in imzasının sahte olduğunun anlaşılması üzerine İcra Hukuk Mahkemesince durdurduğu, senet arkasındaki ...Şti. kaşesi üzerindeki ciranta imzasının sanığın eli ürünü olduğu, yani sanığın sahte imza ile oluşturulmuş senedi katılan bankaya vererek kullanmakla resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istenmiştir. 2. Sanık özetle; ... Şti.nin sahibi ve müdürü olarak birçok markete mal verip karşılığında bir çok nakit senet ve çek aldığını, bu belgeleri de bankalara kredi teminatı olarak verdiğini, suça konu senedi de katılan ...'in amcası olan ...'dan yaptığı faturalı ticaretin ödemesi olarak aldığını ve her zamanki gibi bankaya kredi teminatı olarak verdiğini, üzerindeki imzanın sahteliğinden kesinlikle haberi olmadığını, haberi olsa zaten vermeyeceğini, suçsuzluğunu ve beraatini savunmuştur. 3. Katılan ... özetle; sanığı tanımadığını, adına sahte senet düzenlendiğini icra gelince öğrendiğini belirtmiştir. 4. ... Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesinde özetle; daha önce rentekarcılık ve market işi yaptığını, süper marketi olduğunu, yeğeni ..., onun hanımı ile ortaklaşa işletiklerini, sanığı tanıdığını, ancak sanığın kendisine ilişkin ifadesini kabul etmediğini, sanıkla ticari alışverişi olduğunu, kendisine çek verip mal aldığını, sanığın sorumluluktan kurtulmak için kendisine suç isnadı yaptığını belirtmiştir. 5. Dosyadaki uzmanlık raporunda; senedin arka yüzündeki “...Plastik Demir Metal...” içerikli kaşe üzerindeki imzanın sanığın eli ürünü olduğu, senetteki el yazıları ve katılan ...'e atfen atılı imzaların sanığa ya da ...'ya ait olduğuna dair tespit yapılamadığı, İcra Hukuk Mahkemesinde aldırılan bilirkişi raporunda; senedin ön yüzündeki iki adet borçlu imzasının katılan ...’in eli ürünü olmadığının kabulü gerektiğinin bildirildiği görülmüştür. 6. Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/166 Esas, 2015/1158 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.