8. Hukuk Dairesi 2014/1272 E. , 2014/19421 K. "" MAHKEMESİ : Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/10/2013 NUMARASI : 2012/225-2013/360 Hazine ve M.. N.. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.10.2013 gün ve 225/360 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, Artvin İli, B.. İlçesi, D.. …
**8. Hukuk Dairesi 2014/1272 E. , 2014/19421 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/10/2013 NUMARASI : 2012/225-2013/360 Hazine ve M.. N.. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.10.2013 gün ve 225/360 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, Artvin İli, B.. İlçesi, D.. Köyü, B.. mevkii, 203 ada, 1 parselde kayıtlı 832,56 m2 yüzölçümlü taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda davalı M.. N.. adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın vasfı itibarıyla özel mülkiyete konu olamayacak, herhangi bir kişinin zilyetliğine veya kullanımına konu olmamış, Hazine'ye ait olması gereken bir taşınmaz olduğunu, taşınmazın davalı adına tescilinin hatalı olduğunu ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, 05.09.2012 tarihli cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanları ile müvekkilinin dava konusu araziyi R..K.. isimli kişiden köy senedi ile satın aldığını, dava konusu arazi ile çevresindeki arazilerin daha önce tek parsel olduğunu, daha sonra rızai taksim, miras ve köye yapılan bağlantı yolunun arsa üzerinden geçmesi nedeniyle bölünüp bugünkü halini aldığını, kadastro çalışmaları sırasında arazinin müvekkili adına tescil edildiğini, davacı hazinenin kadastro çalışmaları sırasında hazine arazisi bildirimi yapmadığını, müvekkilinin 20 yıldan fazla zamandır araziyi kendi tasarrufu altında bulundurduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.