Başvuru, müşterek çocuğun yurt dışında bulunan mutat meskenine iade edilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, müşterek çocuğun yurt dışında bulunan mutat meskenine iade edilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 6/8/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Hollanda vatandaşı olan P. ile Türk vatandaşı olan başvurucunun birlikteliklerinden 19/10/2009 ve 3/2/2011 tarihlerinde Hollanda'da dünyaya gelen iki kız çocukları bulunmaktadır. Başvurucu ve çocukların annesi müşterek çocuklarıyla birlikte 2017 yılının Temmuz ayında Türkiye'ye gelmişlerdir. Başvurucu tatil amacıyla Türkiye'ye geldiklerini, birlikte yaşadığı P.nin kendi rızasıyla çocukları Türkiye'de bırakarak ülkesine döndüğünü ifade ederken çocukların annesi, rızası hilafına çocuklarının başvurucu tarafından alıkonulduğunu iddia ederek çocukların iadesi için Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmuştur. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı 27/10/2017 tarihli davaname ile çocukların annelerine iadesi talebiyle Sakarya Aile Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Davanamede; başvurucunun müşterek çocukları 2017 yılı Temmuz ayından itibaren annelerinin rızası olmadan Türkiye'de tuttuğu, annenin çocukların alıkonulduğu iddiasıyla 15/2/2000 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak 1/8/2000 tarihinde yürürlüğe giren 25/11/1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Sözleşme (Lahey Sözleşmesi) uyarınca Hollanda Merkezi Makamına müracaat ettiği, ancak taraflar arasında dostane çözüme ulaşılamadığı belirtilerek velayet hakkı annede olan çocukların 22/11/2007 tarihli ve 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun uyarınca iadesine karar verilmesi talep edilmiştir. Çocukların annesi yargılama sırasındaki beyanlarında; müşterek çocukların velayetinin kendisinde olduğunu, velayet hakkının kullandırılmasına müsaade edilmesi gerektiğini ve çocuklarının zorla Türkiye'de tutulduğunu belirterek çocukların mutatmeskenleri olan Hollanda'ya iade edilmesini talep etmiştir. Çocukların annesi ayrıca, Türkiye'ye tatil amacıyla geldiklerini, yerleşme kararlarının olmadığını hatta dönüş biletlerinin bulunduğunu, baskı ve tehditler nedeniyle Hollanda'ya dönmek zorunda kaldığını, 2010 yılından itibaren başvurucu ile birlikte yaşamaya çalıştığını ancak başvurucunun resmi nikâhlı eşiyle birlikte kaldığını, başvurucu ile hiç aynı evde çocuklarla birlikte yaşamadıklarını ifade etmiştir. Başvurucu davaya cevap dilekçesinde; Sakarya iline yerleşmelerinin çocuklarının yararına olacağı kanaatine vardıkları için Hollanda'daki evlerini boşaltarak Türkiye'ye geldiklerini, eşinin bir süre sonra rızasıyla çocukları Türkiye'de bırakarak ülkesine döndüğünü ve çocukların annenin rızası olmaksızın Türkiye'de tutulduğuna dair iddiaların gerçek dışı olduğunu beyan etmiştir. Başvurucu ayrıca ortak velayet için başvuruda bulunduğunu, çocukların çifte vatandaş olduklarının gözetilerek karar verilmesi gerektiğini belirterek iade talebinin reddini istemiştir.Yargılama sürecinde hazırlanan 8/3/2018, 23/3/2018 ve 2/10/2018 tarihli sosyal inceleme raporlarında; çocukların kendi haklarında karar verebilecek olgunlukta olmadıkları ve yönlendirmeye açık oldukları, yaşları itibarıyla ebeveynlerinin her ikisine de ihtiyaç duydukları bir dönemde bulunmaları sebebiyle çocukların yüksek yararı gözetildiğinde anneleriyle yüz yüze zaman geçirmeleri ve şahsi ilişkilerini sürdürmelerinin sağlanması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca sınıf öğretmeninin beyanlarına dayanılarak çocukların 2018/2019 eğitim-öğretim yılında okula hiç gitmedikleri, önceki yıl ise ilk zamanlarında dil problemi ve arkadaş uyumunda sorunlar yaşadıkları, ancak hızlı ilerleme göstererek uyum sağladıkları, başvurucunun çocukları ile ilgilenen bir baba olduğu yönünde tespitlere yer verilmiştir.Mahkeme 3/10/2018 tarihinde davanın kabulüyle çocukların mutat meskeni olan Hollanda'ya iadesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; taraf ve tanık beyanları ile sosyal inceleme raporlarına yer verildikten sonra Lahey Sözleşmesi'nin ilgili maddelerine atıf yapılarak, mutat meskenin çocuğun yaşamını sürdürdüğü, maddi ve şahsi ilişkileri ile en sıkı şekilde bağlılık kurduğu yer olduğu belirtilmiş ve başvurucunun çocuklarının mutat meskenlerinin Hollanda olduğu belirtilmiştir. Çocukların annenin velayethakkı ihlal edilerek 2017 yılının Temmuz ayından beri Türkiye'de alıkonulduğu, başvurucunun eşinin yasal süre içindeçocukların iadesi için başvuru yaptığı, iade hâlinde çocukların fiziki ya da psikolojik bir tehlikeye maruz kalacaklarının kanıtlanamadığı vurgulanmıştır. Başvurucunun anılan karara itirazı Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin 21/1/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde; müşterek çocukların evlilik dışı ilişkiden Hollanda'da dünyaya geldikleri, tarafların aralarındaki anlaşmazlıklar nedeniyle devamlı surette birlikte yaşamadıkları ve çocukların bakımı ile hep annenin ilgilendiği, tatil amacıyla Türkiye'ye geldiklerinde başvurucunun Hollanda'ya dönmek istemediği ve çocukların annesini anılan ülkeye gönderdiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı ifade edilmiştir. Sosyal İnceleme Raporlarından çocukların Türkiye'deki yeni ortamlarına ve yaşam koşullarına alıştıklarının söylenemeyeceği, anneye iade hâlinde çocukların fiziki veya psikolojik bir tehlikeye maruz kalacaklarına dair bir iddianın da ileri sürülerek kanıtlanmadığı vurgulanmıştır. Yargıtay Hukuk Dairesi 20/5/2019 tarihinde yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine ve hükmün onanmasına karar vermiştir. Kararda ayrıca mutat meskene iadeye ilişkin kararların temyiz incelemesinin duruşmalı yapılacağına dair bir düzenleme bulunmaması nedeniyledosyaüzerindeninceleme yapıldığı belirtilmiştir. Nihai karar25/7/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir.Başvurucu 6/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Marcus Frank Cerny (GK), B. No: 2013/5126, 2/7/2015, §§ 18/25; N.Ö., B. No: 2014/19725, 19/11/2015, §§ 19-22; Levent Aşıklar, B. No: 2014/13936, 8/3/2018, §§ 32-54; Angela Jane Kilkenny, B. No: 2015/10826, 17/7/2018, §§ 25-52; Cem Ramazan Ninek, B. No: 2015/13760, 18/7/2018, §§ 38-