T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1674 Esas KARAR NO: 2026/212 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 22/10/2025 NUMARASI: 2023/325 Esas, 2025/755 Karar DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. mad…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1674 Esas KARAR NO: 2026/212 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 22/10/2025 NUMARASI: 2023/325 Esas, 2025/755 Karar DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ...Bankası tarafından müflis şirkete kullandırılmış olan kredi alacaklarının temlik sözleşmesi ile müvekkiline devir ve temlik edildiğini, alacağı temlik eden bankanın, müflise kullandırdığı kredilerin geri ödemeleri zamanında yapılmadığından kredi hesabının kat edilerek .... ..... Noterliğinin ....06.2010 tarih ve...yevmiye nolu ihtarnamelerinin keşide edilerek gönderildiğini, kullandırılan krediye teminat olarak 1.000.000,00 USD limitli ipotek tesis edildiğini, müflise kullandırılmış olan krediden kaynaklanan alacağın iflas tarihi olan 06.11.2013 itibariyle 2.032.900,00 TL rüçhanlı olmak üzere 2.936.755,00 TL olduğunu, söz konusu tutardaki alacağın iflas masasına kayıt ve kabulünün 35. sırada talep edildiğini, ancak talep edilen alacağın yargılamayı gerektirmesinden dolayı reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, asıl alacağa takip tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte iflas tarihi itibariyle güncel 2.032.900,00 TL rüçhanlı olmak üzere 2.936.755,00 TL alacağın İİK'nun 235. maddesi gereğince iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından süre yönünden reddinin gerektiğini, müflis şirketin İstanbul Anadolu ....... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/..... esas sayılı dosyasından verilen ....11.2013 tarihli kararla 06.11.2013 tarihinden itibaren iflasına karar verildiğini, davacı tarafından müflis şirket aleyhine İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin iflasın açılması ile durduğunu, müflis şirket tarafından açılan iflasın ertelenmesi talepli davada Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/...... esas sayılı dosyasından verilen 21.05.2010 ve 24.05.2010 tarihli kararları ile, davalı şirket hakkında yapılmış ve yapılacak tüm icra iflas takipleri ile satış ve muhafaza işlemleri gibi tedbir uygulamalarının ihtiyati tedbiren durdurulmasına ve müflis şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen kesin teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin ve tazminin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verildiğini, dava konusu alacak kayıt talebinin dayanağını oluşturan İstanbul ........ İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin tarihinin .....08.2010, İstanbul ........ İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin tarihinin ise 16.08.2010 olduğunu ve müflis şirket hakkında verilen ihtiyati tedbir kararlarından sonra olduğunu, davacının alacak kayıt talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek iflas idaresi kararı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 2015/586 ESAS, 2019/315 KARAR VE 13/03/2019 TARİHLİ KARARI İLE: İlk derece mahkemesince; davacının, benimsenen bilirkişi raporuyla belirlenen 2.893.687,64 TL alacağının müflisin iflas masasına İİK'nun 235. maddesi gereğince kayıt ve kabulüne, aşan istemin ise reddine dair karar verilmiştir.Karar davalı iflas idaresi tarafından istinaf edilmiştir. DAİREMİZİN 2019/3167 ESAS, 2023/398 KARAR VE 06/04/2023 TARİHLİ KARARI İLE: İlk derece mahkemesince tesis edilen kararın bir gerekçe ihtiva etmediği, gerekçesiz şekilde oluşturulan kararın ise usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 2023/325 ESAS, 2025/755 KARAR VE 22/10/2025 TARİHLİ KARARI İLE: "...Tüm dosya kapsamına göre, davalı ile alacağını devreden dava dışı ...A.Ş. arasında 03/03/2009 tarihli 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, anılan sözleşmede davalı müflisin asıl kredi borçlusu dava dışı ...ile ...İşletmeleri A.Ş. ile ...A.Ş.'nin aynı limit dahilinde müteselsil kefil oldukları, sözleşme kapsamında davalıya nakdi krediler kullandırıldığı ve kredili mevduat hesabı açıldığı, dava konusu alacağa ilişkin taşıt kredilerinin ise dava dışı banka ile dava dışı ... A.Ş. olduğu, davalı müflisin ve ...'nın bu kredilere müteselsil kefil olduğu, dava dışı banka tarafından davalı müflise 31/012/2009 tarihinde 650.000,00 TL bedelli cari hesap kredisi açıldığı, yine aynı şekilde açılan mevduat hesabında kullanılan bedelin de ödenmediği ve faiziyle birlikte 150,00 TL'ye ulaştığı, davalının müteselsil kefil olduğu taşıt kredilerinin de ...... nolu kredi de izlendiği ve ödenen 10. taksit sonrası bakiye alacağın 48.840,55 TL olduğu, ........ nolu taşıt kredisi kapsamında ise yine ödenen 10. Taksit sonrası bakiye bedelin 27.243,19 TL olduğu, dava dışı alacağını devreden bankanın .... ........ Noterliği'nin ....../06/2010 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle davacı cari hesap alacağı hesabının, Üsküdar ........... Noterliği'nin ......./06/2010 tarih ve ....... yevmiye nolu ihtarnamesiyle de davalının müteselsil kefil olduğu dava dışı şirkete kullandırılan taşıt kredilerine ilişkin hesabın kat edildiği, bu alacağa ilişkin ihtarnamelerin 29/06/2010 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede 7 günlük ödeme süresinin verildiği ve davalı müflisin 07/07/2010 tarihinde bu kredilere konu alacaklar yönünden temerrüde düştüğü, mevduat hesabına ilişkin alacak yönünden ise Üsküdar ........... Noterliği'nin ..../06/2010 tarih ve ........... yevmiye nolu ihtarnamesiyle süre verilmeksizin ödemenin talep edildiği bu kredi yönünden ise davalının 01/07/2010 tarihinde temerrüde düştüğü, her ne kadar davalı tarafından kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediği iddia edilmiş ise de bu hususta İcra Hukuk Mahkemesine yapılan her iki şikayetin de reddine karar verildiği, davalının İstanbul Anadolu ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/..... Esas sayılı dosyasından .../11/2013 tarihinde iflasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının masaya yaptığı başvurunun çekişmeli olması sebebiyle reddedildiği ve iş bu davanın açıldığı, dava dışı bankanın işbu kredilerden doğan alacağının TBK m.183 (BK m.162) hükmü kapsamında davacı varlık şirketine devredildiği ve işletme adı, unvan değişimleri ve birleşmeler sonucunda davacının ....... A.Ş. olduğu, mahkememizce alınan ilk raporların istinaf ilamı sonrasında mahkememiz heyetince yeniden incelendiği ve HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli olmadığı anlaşıldığından dosya bu kez bankacı bilirkişi ......'a tevdi edildiği, anılan bilirkişi tarafından hazırlanan raporda cari hesap alacağına ilişkin olarak sözleşme kapsamında uygulanan akdi faiz oranı olan %19 üzerinden temerrüt tarihine sözleşmenin 71. maddesi gereğince iki katı oranındaki temerrüt faizi oranı olan % 38 üzerinden iflas tarihine kadar yapılan hesaplamada davacı alacağının 1.696.291,39 TL olduğu, mevduat hesabına ilişkin kredi borcu yönünden % 47,40 akdi faiz ve % 80 oranında temerrüt faizi uygulanması ile alacağın 618,44 TL olduğu, taşıt kredileri yönünden ise ...... nolu kredi yönünden % 20,40 akdi faiz ve yine aynı oranın dava dışı şirket ile yapılan kredi sözleşmesinin 5. maddesinde özel bir hüküm düzenlenmemesi sebebiyle temerrüt faizi olarak uygulanması sonucu 100.119,85 TL, 3486 nolu taşıt kredisi yönünden ise aynı sebepler ancak % 18,84 akdi ve temerrüt faizi oranı üzerinden yapılan hesaplamada iflas tarihi olan 06/11/2013 tarihine kadar yapılan hesaplamada 53.401,13 TL olarak hesaplandığı, söz konusu rapor yapılan itirazlar sonrasında bankacı bilirkişilerden oluşan heyet tarafından sunulan kök ve bu rapora taraflarca yapılan itirazlar sonrasında alınan ek raporda ise yapılan hesaplamalardan cari hesap alacağının 1.699.260,90 TL olduğu, söz konusu hesaplama ile daha önce bilirkişi ......... tarafından hazırlanan raporda kredi kat öncesi yapılan akdi faiz yönündeki hesaplama ile kat sonrası iflas tarihine kadar yapılan hesaplamalardan heyet tarafından sunulan kök rapordaki ilk hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu ve hatta bu hesaplamanın celp edilen davacının cari kayıtları ile uyumlu olduğu, bu sebeple mahkememizce heyet tarafından sunulan rapordaki cari hesap kredi alacağının hükme esas alınması gerektiği kanaatine varıldığı ancak mevduat hesabı alacağı ile taşıt kredilerine ilişkin olarak ise uygulanan faiz oranlarının bankacı bilirkişi........... tarafından hazırlanan raporda yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği zira mevduat hesabı yönünden akdi faiz oranının % 47,40 olduğu, temerrüt tarihinden iflas tarihine kadar ise % 80 oranındaki temerrüt faizinin uygulanması gerektiği (heyet tarafından yapılan hesaplamada % 80 uygulanması gerekir denmesine rağmen tabloda % 47 oranında temerrüt faizi uygulanmış) yine aynı şekilde taşıt kredileri yönünden de dava dışı şirkete kullandırılan ayrı hükümleri ihtiva eden sözleşmenin 5. maddesinde temerrüt halinde özel bir hükmün düzenlenmediği bu sebeple taşıt kredilerindeki akdi faiz oranının temerrüt faizi olarak esas alınması gerektiği bu krediler yönünden kat tarihinden iflas tarihine kadar akdi faizin 2 katı oranındaki temerrüt faizinin uygulanmasına gerek olmadığı bu yöndeki heyet raporunun toplanan deliller kapsamında uygun olmadığı, bilirkişi ......... tarafından hazırlanan bu kredilere ilişkin hesaplamaların HMK m.282 hükmüne uygun olduğu, bu kapsamda davacının cari hesap kredi alacağının 1.699.260,90 TL, mevduat hesap kredi alacağı 618,44 TL, müteselsil kefil olduğu kredilerden ........ nolu kredi yönünden alacağının 100.119,85 TL ve 3486 nolu kredi yönünden ise 53.401,13 TL olduğu (her ne kadar raporda kat tarihine kadar yapılan hesaplamaya konu tabloda % 20,40 akdi faiz oranı yazılmış ise de yapılan hesaplamanın % 18,84 akdi faiz oranı üzerinden yağıldığı, tabloda sehven % 20, 40 oranının yazıldığı) anlaşılmakla bu kapsamda davalıya kullandırılan krediler ve müteselsil kefil olduğu krediler kapsamında doğan toplam alacağının 1.853.400,32 TL olduğu ve alacağı devralan davacının bu bedeli kredi sözleşmesindeki hükümlere dayalı olarak davalı müflisin iflas masasına İİK m.235 hükmü kapsamında kayıt ve kabulünü talep edebileceği, davacı her ne kadar dava dilekçesinde 2.032.900,00 TL yönünden rüçhanlı alacak kaydı talep etmiş ise de söz konusu talebinin davalının müteselsil kefil olduğu kredi alacağına dair alınan ipotek sebebiyle ileri sürüldüğü ancak bu hususun dava dışı başka şirkete kullandırılan kredi alacağı yönünden ileri sürülecek talebe konu edilebileceği bu yöndeki talebin yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile, tahsilde tekerrür olmamak üzere 1.853.400,32 TL davacı alacağının davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne, aşan istemin reddine karar verilmesi gerektiği..." gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, tahsilde tekerrür olmamak üzere 1.853.400,32 TL davacı alacağının davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne, aşan istemin reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu alacağın kayıt talebine dayanak oluşturan takibin, müflis şirketin asıl borçlu olduğu İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ipotek takibi olduğunu, ...Bankası A.Ş. tarafından müflis şirkete kullandırılan kredi alacaklarının temlik sözleşmesi ile müvekkili şirkete devir ve temlik edildiğini, kredinin geri ödemeleri zamanında yapılmadığından hesabın kat edilerek ...... ..... Noterliğinin ../06/2010 tarih ve...yevmiye nolu ihtarnamelerinin keşide edildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığından müflis şirket ile imza edilen genel kredi ve teminat sözleşmesine istinaden kullandırılan krediye teminat olarak verilen taşınmazın paraya çevrilmesi amacıyla söz konusu takibin başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, istinaf tarafından kararın gerekçe ihtiva etmemesi sebebiyle kaldırılmasına karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda eksiklik veya hata olduğunun belirtilmediğini, akdedilen genel kredi sözleşmesi ticari nitelikte olup TTK'nun 8/1 maddesine göre ticari işlerde faiz oranının sözleşme ile serbestçe belirlenebildiğini, bankanın ........../07/2007 tarih ve ......... sayılı Genel Mektubunda Ticari TP kredilere uygulanacak temerrüt faiz oranının 20-2 kodlu Genel Kredi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinin 71. maddesinde "Bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı" biçiminde tanımlandığını, banka ile müflis şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 71/4 maddesinde; bankanın bu dönemde borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı oranında temerrüt faizinin uygulanacağının kabul ve taahhüt edildiğini, ayrıca taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 76. maddesinin ise delil anlaşması niteliğinde olduğunu, bu nedenle TBK'nun faize ilişkin sınırlayıcı hükümlerinin uygulama alanının bulunmadığını, müflisin, vadesinde ödenmeyen alacaklar için temerrüt faizi ödemeyi kabul ederek krediye sahip olduğunu, davalı tarafından, hesap kat ihtarının usulsüz tebliğ edildiği iddiasına ilişkin İstanbul Anadolu .. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dosyası ile şikayet yoluna başvurulmuş olup mahkemece verilen ret kararının kesinleştiğini, akabinde içtihat değişikliği bahane gösterilerek bu sefer de İstanbul Anadolu ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/.......Esas sayılı dosyası ile şikayet yoluna başvurulduğunu, ancak bir kez daha şikayetin reddedildiğini, buna rağmen aynı iddiaların bu defa yargılamada ileri sürüldüğünü, davalı tarafın bu aşamada ortaya attığı hesap kat ihtarının usulsüz tebliğ edildiği dolayısıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapılamayacağı iddiası, savunma ve iddianın genişletilmesi/değiştirilmesi niteliğinde olduğundan muvafakatlerinin bulunmadığını, ayrıca takip tarihinden 13 yıl sonra ortaya atılan bu iddianın müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakma amacını taşıdığını, yine bu iddiaya yönelik şikayetin de yüksek Mahkeme kararlarında görüleceği üzere süreye bağlı olduğunu, borçlunun hesap kat ihtarı ve hesap özetine yönelik süresinde itirazının bulunmadığını, banka, İİK'nun 150/ı maddesi uyarınca muacceliyet ihtarının onaylı bir örneğini icra müdürlüğüne ibraz ettiği gibi banka ile borçlular arsında imzalanan sözleşmenin kredi sözleşmesi olması sebebiyle borçlulara örnek no 6 icra emrinin gönderilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığını, icra emrini tebliğ alan borçlu, İİK'nun 150/ı kapsamında krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara yada gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmez ise hesap özeti veya ihtar veya tazmin talebinin kesinleşeceğini, somut olayda da borçlular tarafından itiraz olmadığını, iflas idaresinin, müvekkilinin ipotek alacağının rüçhanlı olmadığı iddiasının dayanaksız, yerel mahkemenin bu yönde ki kararının ise hatalı olduğunu, müvekkili tarafından müflis şirketin ipotekli taşınmazının kıymet takdirinin yapılması talep edildiğinde ipotek dahil alacaklarının varlığının iflas idaresi tarafından huzurdaki şikayet dahil çeşitli davalarla gündeme getirildiğini ve adeta borca itiraz sebepleriyle taşınmazın satışının önüne geçilmeye çalışıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İİK'nun 193. maddesi uyarınca, iflasın açılmasından önce müflise karşı başlamış olan takiplerin kural olarak iflasın açılması ile duracağı, iflas kararının kesinleşmesi ile düşeceğini, somut olayda, dava konusu davacı tarafından müflis şirket aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin iflasın açılması ile durduğunu ve iflas kararının kesinleşmesi ile de düştüğünü, bu nedenle işbu takibe dayanılarak açılan davanın reddi gerekirken kabulünün hukuka aykırı olduğunu, müflis şirket tarafından .. .......... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/...... Esas sayılı dosyasından açılan iflasın ertelenmesi davasında 21/05/2010 ve 24/05/2010 tarihli tedbir kararları verilerek tüm icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesine rağmen dava konusu takibin 20/08/2010 tarihinde başlatılması sebebiyle kanuna aykırı ve kötü niyetli olduğunu, ayrıca ortada usulüne uygun bir kat ihtarı tebliği olmadığı gibi ihbar ve muacceliyet ihtarı koşullarının da oluşmadığını, 2004 sayılı İİK'nun 150/ı maddesi hükmüne göre, limit ipoteğine dayalı takiplerde, icra emri gönderilebilmesi için kredi borçlusuna borcun ödenmesine ilişkin hesap kat ihtarının noter aracılığı ile kredi sözleşmesinde yazılı yada ipotek akit tablosunda belirtilen adresine gönderilmek suretiyle tebliğ edilmesi veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayılması gerektiğini, bu hususun bir takip şartı olarak düzenlendiğini, somut olayda icra dosyası incelendiğinde, müflis şirkete kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin yasal belgelerle sabit olduğunu, bu nedenle müflis şirket hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra emri göndermek suretiyle takip yapılamayacağını, bunun yanında icra dosyasında müflis şirkete gönderilen tebligat parçasında teslim eden kişinin adı soyadının bulunmadığı, evrakı almaya yetkili bir kişinin olup olmadığının araştırılmadığı, yetkili kişi yok ise bu hususun tebliğ evrakına şerh edilmesi hususuna uyulmadan üstelik şirket çalışanı da olmayan kişiye tebligat yapıldığının görüldüğünü, bu nedenlerle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibin yasal bir geçerliliği bulunmadığını ve yok hükmünde olduğunu, ancak icra dosyasındaki tebligat parçalarının celbi ile incelenmesi taleplerinin mahkemece kabul görmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı alacağının talep edildiği miktarda olmadığını, iflas idaresi tarafından verilen red kararının hukuka uygun olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.İstanbul Anadolu ........ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/... Esas sayılı dosyasından ./11/2013 günü saat 14:11 itibariyle iflasına karar verilen... AŞ'nin tasfiye işlemlerinin İstanbul Anadolu ....... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası üzerinden adi tasfiye olarak, İcra Mahkemesi tarafından seçilen iflas idare memurları istifa ettiğinden tasfiyenin ikinci alacaklılar toplantısına kadar resen Müdürlük tarafından yürütüldüğü, davacının, müflisin iflas masasına ......... kayıt numarası ile 429.790,00 TL, 35 kayıt numarası ile 2.936.755,00 TL ve 36 kayıt numarası ile 157.199,00 TL alacak kayıt talebinde bulunduğu, talep edilen alacak tutarlarının reddedildiği, red kararı ve sıra cetvelinin davacı vekiline 25/05/2015 tarihinde tebliğ edildiği, sıra cetvelinin ....../05/2015 tarihli........ gazetesinde, ......./05/2015 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, davacı tarafından kararın tebliği için masraf yatırılmadığı bildirilmiş olmakla son ilan tarihi olan 22/05/2015 tarihinden itibaren başlayan yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 05/06/2015 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti 20/11/2017 tarihli raporunda; ... ...Bankası A.Ş. 30.07.2007 tarih ve .......sayılı Genel Mektubunda Ticari TP kredilere uygulanacak temerrüt faizi oranının ....... kodlu Genel Kredi ve Gayrıinakdi Kredi Sözleşmesinin 71. maddesinde "... Bankaca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı..." biçiminde tanımlandığı, buna göre iflas tarihindeki davacı banka alacağı hesaplanırken, temerrüt faizi oranının borçlu cari hesap kredisi bakımından (%40 x 2) %80 olarak dikkate alındığı, ancak ticari taksitli taşıt kredisi bakımından ise %32 oranının uygulandığı, bu doğrultuda yapılan hesaplama uyarınca müflis şirketin iflas tarihi itibariyle davacıya 788.075,28 TL anapara ve 2.105.612,36 TL faiz+BSMV olmak üzere toplam 2.893.687,64 TL borçlu olduğu bildirilmiştir.Bilirkişi heyetinin ..../10/2018 tarihli ek raporlarında da, ana rapordaki görüşlerini değiştirmedikleri görülmüştür. Dairemizin kaldırma kararından sonra, daha önce alınan kök ve ek raporun denetime elverişli olmadığı gerekçesi ile mahkemece yeniden farklı bilirkişilerden rapor alındığı görülmüştür. Bankacı bilirkişi tarafından sunulan 07/06/2024 tarihli raporda; banka ve müflis şirket arasında akdedilen sözleşme ile müflis şirkete 31.12.2009 tarihinde 650.000,00 TL tutarında, ... referans numaralı borçlu cari hesap kredisinin açıldığı, 23.06.2010 tarihi itibariyle toplam borç tutarının ferileriyle birlikte 717.702,01 TL'ye ulaştığı, krediye uygulanan akdi faiz oranının %19 olduğu, temerrüt tarihinin 07/07/2010 olduğu, yine taraflar arasında akdedilen sözleşme ile banka tarafından müflis şirketin temlik eden banka nezdindeki ......... numaralı vadesiz mevduat hesabının belirli bir limit dahilinde borç bakiyesi verebilecek şekilde kredili mevduat hesabı olarak tanımlandığı, hesabın en son 05.05.2010 tarihinde tahakkuk eden faizi ile birlikte borç bakiyesinin 150,00 TL'ye ulaştığı, krediye uygulanan akdi faiz oranının %47,40 olduğu, temerrüt tarihinin 01/07/2010 olduğu, taraflar arasında akdedilen ve müflis şirketin müteselsil kefil olduğu Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesine dayalı olarak, davacı banka tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye 20.10.2008 tarihinde 62.400,00 TL tutarında, ...........referans numaralı taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 10 taksitin ödenmesinden sonra kalan ana para tutarının 48.840,55 TL olduğu, krediye uygulanan akdi faiz oranının %20,40 olduğu, temerrüt tarihinin 07/07/2010 olduğu, taraflar arasında akdedilen ve müflis şirketin müteselsil kefil olduğu Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesine dayalı olarak, davacı banka tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye 20.10.2008 tarihinde 35.000,00 TL tutarında, ........referans numaralı taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 10 taksitin ödenmesinden sonra kalan ana para tutarının 27.243,19 TL olduğu, krediye uygulanan akdi faiz oranının %18,84 olduğu, temerrüt tarihinin 07/07/2010 olduğu, banka ile müflis şirket arasında akdedilen genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin temerrüt faizini düzenleyen 71. maddesinde uygulanacak temerrüt faiz oranına ilişkin "Bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt edeceği" düzenlemesinin yer aldığı, borçlu cari hesap kredisine uygulanan akdi faiz oranının %19 olduğu dikkate alındığında temerrüt faizinin sözleşmenin 71. maddesi uyarınca, bunun iki katı olan %38 olarak dikkate alınacağı, kredili mevduat hesabı için uygulanan akdi faiz oranının ise aylık %3,95 (yıllık %47,40) olduğu, bu durumda temerrüt faiz oranının sözleşmenin 71. maddesi uyarınca %94,80 olabileceği, ancak banka tarafından temerrüt faizinin üst sınırının %80 olarak belirlendiği dikkate alındığında kredili mevduat hesabına uygulanması gereken temerrüt faiz oranının da %80 olduğu, banka tarafından dava dışı...A.Ş.'ye, müflis şirketin kefaletiyle 20.10.2008 tarihinde iki farklı taksitli ticari taşıt kredisi kullandırıldığı ve her bir kredi için ayrı sözleşme düzenlendiği, söz konusu taşıt kredilerine ilişkin herhangi bir temerrüt faiz oranının belirlenmediği, temerrüt faiz oranının da akdi faiz oranından daha düşük olamayacağı göz önüne alınarak dava konusu taksitli taşıt kredilerine uygulanabilecek temerrüt faiz oranlarının akdi faiz oranı kadar olabileceği sonucuna varıldığı, ... numaralı borçlu cari hesap kredisinden kaynaklı davacı alacağının 06/11/2023 iflas tarihi itibariyle 719.466,17 TL asıl alacak, 930.309,73 TL faiz ve 46.515,49 TL BSMV olmak üzere toplam 1.696.291,39 TL olduğu, 4952 numaralı kredili mevduat hesabından kaynaklı davacı alacağının 06/11/2023 iflas tarihi itibariyle 160,16 TL asıl alacak, 436,46 TL faiz ve 21,82 TL BSMV olmak üzere toplam 618,44 TL olduğu, 3463 numaralı taksitli taşıt kredisinden kaynaklı davacı alacağının 57.791,06 TL asıl alacak, 40.313,12 TL faiz, 2.015,66 TL BSMV olmak üzere toplam 100.119,85 TL olduğu, 3486 numaralı taksitli taşıt kredisinden kaynaklı davacı alacağının 31.853,99 TL asıl alacak, 20.521,08 TL faiz, 1.026,05 TL BSMV olmak üzere toplam 53.401,13 TL olduğu, buna göre müflisin asaleten ve kefaleten borçlu olduğu kredilerden kaynaklı toplam borcunun 809.271,38 TL asıl alacak, 991.580,39 TL faiz, 49.579,02 TL BSMV olmak üzere 1.850.430,79 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Bankacı bilirkişilerden oluşan 3'lü bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/12/2024 tarihli raporda; emsal Yargıtay kararları dikkate alınarak, dava konusu ticari krediler kullandırılırken uygulanan akdi faiz oranları, temerrüt tarihinde bankanın aynı tür krediler ve hesaplar yönünden fiilen uygulanan akdi faiz oranları, dava konusu kredi ile ilgili Merkez Bankasına bildirdiği akdi faiz oranı kıyaslanıp hangi akdi faiz oranı borçlu lehine ise o akdi faiz oranı dikkate alınarak sözleşme uyarınca akdi faizin 2 katı uygulanarak temerrüt faizi tespit edilmek suretiyle hesaplama yapılması yoluna gidildiği, buna göre ... nolu borçlu cari hesap kredisi için, akdi yıllık %19 gecikme-temerrüt faizinin (19 x 2) %38 ; 3463 nolu ticari taksitli taşıt kredi hesabı için, akdi yıllık %20,40 gecikme-temerrüt faizinin (20,40 x 2) %40,80 ; 3486 nolu ticari taksitli taşıt kredi hesabı için, akdi yıllık %18,84 gecikme-temerrüt faizinin (18,84 x 2) %37,68; 4952 numaralı ticari kredili mevduat hesabı için, yıllık %47,40 gecikme-temerrüt faizinin (47,40 x 2) %94,80 olarak hesaplandığı, bankanın talebi bu miktarın altında kaldığından % 80 olarak dikkate alınması gerektiği, ... nolu borçlu cari hesap kredisinden kaynaklı alacağın temerrüt tarihi itibariyle 723.105,13 TL olduğu, iflas tarihi itibariyle ise bu krediden kaynaklı alacağın asıl alacak ile birlikte 929.672,16 TL işleyen temerrüt faizi, 46.483,61 TL BSMV olmak üzere toplam 1.699.260,90 TL olduğu, 4952 nolu ticari kredili mevduat hesabından kaynaklı alacağın temerrüt tarihi itibariyle 162,03 TL olduğu, iflas tarihi itibariyle ise bu krediden kaynaklı alacağın asıl alacak ile birlikte 209,34 TL işleyen temerrüt faizi, 10,47 TL BSMV olmak üzere toplam 381,84 TL olduğu, 3463 nolu taksitli ticari taşıt kredisinden kaynaklı alacağın temerrüt tarihi itibariyle 59.473,24 TL olduğu, iflas tarihi itibariyle ise bu krediden kaynaklı alacağın asıl alacak ile birlikte 82.096,86 TL işleyen temerrüt faizi, 4.104,84 TL BSMV olmak üzere toplam 145.674,94 TL olduğu, 3486 nolu taksitli ticari taşıt kredisinden kaynaklı alacağın temerrüt tarihi itibariyle 32.731,38 TL olduğu, iflas tarihi itibariyle ise bu krediden kaynaklı alacağın asıl alacak ile birlikte 41.727,27 TL işleyen temerrüt faizi, 2.086,36 TL BSMV olmak üzere toplam 76.545,02 TL olduğu, sonuç olarak iflas tarihi itibariyle müflis şirketin borcunun 1.699.642,74 TL asaleten, 222.219,95 TL kefaleten olmak üzere toplam 1.921.862,69 TL olarak tespit edildiği bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/12/2024 tarihli ek raporda; davacı tarafından yapılan itiraza göre talep edilen temerrüt faizi kapsamında yapılan hesaplama neticesinde, kredilere konu alacaklar bakımından temerrüt tarihinden iflas tarihine kadar %80 faiz oranının uygulandığı, hesap kat tarihi ile temerrüt tarihine kadar ise akdi faiz oranının uygulandığı, buna göre iflas tarihi itibariyle müflis şirketin borcunun 2.278.169,91 TL asaleten, 354.874,95 TL kefaleten olmak üzere toplam 3.133.044,85 TL olarak tespit edildiği, hukuki değerlendirmenin ise Mahkemeye ait olduğu, öte yandan davalının temerrüt koşullarının oluşmadığına yönelik itirazı kapsamında 06.11.2013 iflas tarihi itibari ile akdi faiz üzerinden hesaplama yapılmasının talep edildiği, buna göre kredilere konu alacaklar bakımından akdi faiz oranı uygulanarak yapılan hesaplama neticesinde iflas tarihi itibariyle müflis şirketin borcunun 1.094.136,88 TL asaleten, 146.293,57 TL kefaleten olmak üzere toplam 1.240.430,45 TL olarak tespit edildiği, hukuki değerlendirmenin ise Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacı temlik alan şirketin, müflis şirket iflas masasına kaydı gereken alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ve müflis tarafından açılan iflas erteleme davasında verilen tedbir kararlarına aykırı takip başlatılması halinde bu durumun eldeki davaya etkisi, hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği noktalarında toplanmaktadır.Dava dışı ...Bankası A.Ş. ile müflis... A.Ş. arasında 1.000.000,00 TL bedelli genel nakdi ve gayrı nakdi kredi sözleşmesi akdedilmiş olup ..., ...A.Ş. ve ... A.Ş. bu krediye kefil olmuştur. Ayrıca banka ile ... A.Ş. Arasında 35.000,00 TL ve 64.400,00 TL bedelli taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi akdedilmiş olup müflis şirket ile ... bu kredi sözleşmelerine kefil olmuştur.Banka tarafından keşide edilen 25/06/2010 tarihli, ... yevmiye sayılı noter ihtarnamesi ile, genel nakdi ve gayrı nakdi kredi sözleşmesi kapsamında hesabın 23/06/2010 tarihi itibariyle kat edildiği belirtilerek anapara, faiz, KKDF, BSMV ve diğer kalemlerden oluşan toplam 717.702,01 TL'nin 7 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Aynı noterliğin aynı tarihli ve 7805 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile, 05/06/2009 tarihli ticari kredili mevduat hesabının 23/06/20210 tarihi itibariyle kat edildiği belirtilerek anapara, faiz, KKDF, BSMV ve diğer kalemlerden oluşan toplam 163,45 TL'nin derhal ödenmesi ihtar edilmiştir. Yine aynı noterliğin aynı tarihli ve ...... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile, 20/10/2008 tarihli taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi/bankacılık hizmetleri sözleşmesi hükümlerine aykırı davranılarak taahhütlerin yerine getirilmediği gerekçesi ile toplam 66.395,63 TL'nin 7 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir. İhtarnameler 29/06/2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Müflis şirket adına kayıtlı ........Mh. .... ada,...... parsel nolu taşınmazın tamamı üzerinde 19/06/2009 tarihinde banka lehine serbest dereceden istifade hakkıyla 2. dereceden %40 değişken faiz oranıyla 1.000.000,00 USD tutarında ipotek tesis edilmiştir.Dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından müflis... A.Ş. ve ... A.Ş.'ye karşı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından, 20/08/2010 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmış olup müflis şirketten asıl alacak ve ferileri ile birlikte 823.191,03 TL; ... A.Ş.'den ise 70.247,78 TL olmak üzere toplam 893.438,81 TL'nin tahsili talep edilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, ... nolu borçlu cari hesap kredisinden kaynaklı alacağın toplam 1.699.260,90 TL olduğuna yönelik tespit içeren 05/12/2024 tarihli bilirkişi raporu esas alınmış olsa da, ......... numaralı kredili mevduat hesabından kaynaklı davacı alacağın toplam 618,44 TL,.....numaralı taksitli taşıt kredisinden kaynaklı alacağın toplam 100.119,85 TL ve .....numaralı taksitli taşıt kredisinden kaynaklı alacağın toplam 53.401,13 TL olduğuna yönelik tespit içeren 07/06/2024 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak toplam 1.853.400,32 TL davacı alacağının müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya dair talebin ise reddine dair karar verilmiştir.Somut olayda, davalı taraf hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürmüş ise de, bu iddianın şikayet yoluyla İcra Hukuk Mahkemesine taşındığı ve dosya kapsamına sunulan karar suretinden mahkemece şikayetin reddine karar verildiği dikkate alındığında bu iddiaya itibar edilmemiştir. Yine davalı taraf, temlik eden bankanın, müflis şirket tarafından iflas erteleme talepli olarak açılan davada verilen tedbirlere rağmen icra takibi başlattığı gibi ayrıca icra takibinin, müflis şirket hakkında verilen iflas kararının kesinleşmesi ile düşeceğini ileri sürmüş ise de, eldeki davanın konusu müflis şirket aleyhine başlatılan takibin geçerli olup olmadığı değil, müflis şirketin davacı temlik alana iflas tarihi itibariyle kredi sözleşmelerinden kaynaklı bir borcunun bulunup bulunmadığına yönelik olduğundan söz konusu itirazın bu dava bakımından bir etkisi bulunmamaktadır.Mahkemece hükme esas alınan raporlarda, müflis şirketin asaleten ve kefaleten borçlu olduğu kredi sözleşmelerinde belirlenen akdi faiz oranları üzerinden, hesabın kat edildiği tarihte muaccel olan alacak esas alınarak bu tarih ile kat ihtarnamesinin tebliğ edilip temerrüdün gerçekleştiği tarih arasındaki dönem için hesaplama yapılmış, daha sonra ise temerrüt tarihinden müflis şirketin iflas tarihine kadar ki dönem için temerrüt faizi ve BSMV hesaplanmış olup hesaplamaya esas alınan akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme hükümleri ve Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu anlaşılmakla bu doğrultuda tesis edilen karar isabetli olmuştur. Ayrıca davacı taraf, ipotek alacağının rüçhanlı olmadığına yönelik verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, Dairemizin kaldırma kararından önce mahkemece tesis edilen karara karşı davacı bu yönden istinaf başvurusunda bulunmadığından artık davalı lehine usuli kazanılmış hak doğmuş olup söz konusu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/.. Esas, 2025/.... Karar sayılı ve ./10/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 164/2. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/02/2026