17. Hukuk Dairesi 2013/16571 E. , 2014/3749 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline ait olup davalı tarafından klasik yangın sigorta poliçesi ile sigortalı un fabrikasında, 08.12.2011 tarihinde yağan şiddetli y…
**17. Hukuk Dairesi 2013/16571 E. , 2014/3749 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline ait olup davalı tarafından klasik yangın sigorta poliçesi ile sigortalı un fabrikasında, 08.12.2011 tarihinde yağan şiddetli yağmurun depolara sirayet etmesi nedeniyle sert buğday emtiasının zarar gördüğünü, davalının zararı ödemediği ileri sürerek 24.04.2012 tarihli dava dilekçesi ile 5.094.193,44 TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş, 25.03.2013 tarihli dilekçe ile TTK’nun 1427/3. maddesi gereğince ihtiyati tedbir suretiyle 2.112.898,66 TL’nin davalı şirketten ihtiyaten haczini talep etmiştir. Mahkemece, 20/06/2013 tarihli ara kararla, TTK’nun 1427/3. maddesi gereğince 1.004.348,08 TL’nin avans olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin kararın kaldırılması, aksi halde davacıdan teminat alınmasına yönelik itirazı üzerine 19/07/2013 tarihli ara kararla davalı vekilinin tedbir kararının esasına ve teminata ilişkin itirazların reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ve TTK’nun 1427/3. maddesi gereğince davalıdan avans istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "ihtiyati tedbir" kenar başlıklı 391. maddesinin (3) numaralı fıkrasında "İhtiyati tedbir talebinin reddi hâlinde, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır" hükmüne yer verilmiştir. HMK'nin "İhtiyati tedbir kararına karşı itiraz" başlıklı 394. maddesinin (5) numaralı fıkrası ise "İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz" şeklindedir. HMK'nin "Kanun Yolları" başlıklı sekizinci kısmının birinci bölümünde "istinaf” kanun yolu düzenlenmiş ve 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasında "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir" hükmünü içermektedir. HMK'nin 391/3. ve 394/5. maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun ne anlama geldiği ise HMK'nın 341/1. maddesinde "ilk derece mahkemelerinden verilen ... ihtiyati tedbir ... taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir" hükmü ile istinaf olarak açıkça belirtilmiştir.