T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/603 KARAR NO: 2026/113 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 12/05/2025 KARAR TARİHİ: 18/02/2026 Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında ------ Karar sayılı yetkisizlik kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak Mahkememizin başlıktaki esasına tevzi edilen dava dosyasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava…
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/603 KARAR NO: 2026/113 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 12/05/2025 KARAR TARİHİ: 18/02/2026 Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında ------ Karar sayılı yetkisizlik kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak Mahkememizin başlıktaki esasına tevzi edilen dava dosyasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle davacı tarafından, ''Tasfiye Halinde ----ünvanlı şirket aleyhine açılan itirazın iptaline ilişkin davanın------- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gördüğü, söz konusu şirketin terkin edilmesi nedeniyle ihya davası açılması için süre verildiği ileri sürülerek sonuçta söz konusu şirketin söz konusu --- Esas sayılı dava yönünden ihyasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir. Davalı ------ vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir. Davalı-tasfiye memuru adına tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmış olup bu davalı vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde ileri sürülen davanın tasfiye süreci içinde gündeme getirilmediği, ----yılında başlanan tasfiye sürecinin 2024 yılında kapandığı, ileri sürülen davanın tasfiyenin kapanmasından sonra açıldığı ve davacı tarafın iyi niyetli olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.Dava ticaret sicilinden tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan ''Tasfiye Halinde -----ünvanlı şirket aleyhine açılan ve ----Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava nedeniyle ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir. TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi: "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü içermektedir. ----cevabına göre söz konusu ''Tasfiye Halinde----- ünvanlı şirketin tasfiyeye bağlı olarak ---- tarihinde terkin edildiği, şirketin adresinin------olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, temsilcisinin-tasfiye memurunun davalı --- olduğu belirlenmiştir. Gerekli kısımlarının örneği celp edilen ----- Esas dosyası üzerinden işlem gören davanın davacı tarafından söz konusu şirket aleyhine açılan dava olduğu ve --- tarihli duruşmada ihya davası açılması için süre verilmiş olduğu, yargılamasının devam ettiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket hakkında bir dava olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; yargılaması devam eden söz konusu -----Esas sayılı davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infaz işlemlerinin yapılmasının TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi yönünden söz konusu temsilcinin tasfiye memuru olarak atanmasının ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru olarak---- tarafından yapılması uygun görülmüş olup, yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı----- yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; Davanın TTK'nin 547. Maddesi uyarınca KABULÜ ile; -----sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ''Tasfiye Halinde ----ünvanlı şirketin ticaret sicil kaydının,------- Esas sayılı dava dosyası yönünden ve Mahkemece verilecek kararının infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere -------yeniden tesciline, Ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru davalı -----tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, Kararın --------tescil ve ilanına, Gerekçede açıklanan nedenlerle davalı ticaret sicil müdürlüğünün yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına, Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile EKSİK 116,60 TL harcın davalı- tasfiye memuru ------ alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 3.989 TL yargılama giderinin davalı-tasfiye memuru -------- alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 45.000 TL maktu avukatlık ücretinin davalı-tasfiye memuru ------n alınarak davacıya verilmesine, Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere davacı vekilinin e-Duruşma sistemi üzerinden yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde---------Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/02/2026