4. Hukuk Dairesi 2010/9050 E. , 2011/10894 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ..., ..., ..., ..., ..., ve ... ... vekili Avukat ... tarafından, davalı aleyhine 13/06/2003 tarihinde açılan davayla tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; kısmen kabulüne dair verilen 11/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ile davalı vekilleri taraflarından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra te…
**4. Hukuk Dairesi 2010/9050 E. , 2011/10894 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ..., ..., ..., ..., ..., ve ... ... vekili Avukat ... tarafından, davalı aleyhine 13/06/2003 tarihinde açılan davayla tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; kısmen kabulüne dair verilen 11/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ile davalı vekilleri taraflarından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki bilgi ve bilgeler incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davacıların temyizine gelince; dava, davalı şirketin önüne set çektiği sulama kanalından taşan suların verdiği zararın tazmini talebinden ibarettir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacılar ile davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu olayda iş makinalarının geçişini sağlamak için üzeri toprakla kapatılan sulama kanalından taşan suların, davacıların hububat ekili tarım arazilerine verdiği zararın tazmini dava edilmiştir. Mahkemece, davacıların zararı tespit edilmiş, davacılar tespit edilen zarar miktarına göre davalarını ıslah edip müddeabihi artırmışlardır. Mahkeme dava dilekçesi ile talep edilen tazminatın kabulüne, ıslah ile artırılan talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile reddine karar vermiştir. Zamanaşımı savunması bir def’i olup davalı tarafından ileri sürülmedikçe hakim tarafından re’sen dikkate alınamaz. Davacı tarafça ıslah ile artırılan kısma karşı savunma yapan davalı şirket, artırılan müddeabihin zamanaşımına uğradığını savunmamış olmasına rağmen mahkemece ıslahla artırılan talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, temyiz edilen kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın (2) nolu bentte gösterilen nedenle davacılar yararına BOZULMASINA, davalının tüm temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.