Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluğa ilişkin incelemelerin duruşmasız olarak yapılması, bu incelemeler sırasında alınan savcılık görüşünün bildirilmemesi ve soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, soruşturma aşamasındaki bir kısım işlemler nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutuklamanın hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluğa ilişkin incelemelerin duruşmasız olarak yapılması, bu incelemeler sırasında alınan savcılık görüşünün bildirilmemesi ve soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, soruşturma aşamasındaki bir kısım işlemler nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 1/2/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un maddesinin ikinci fıkrası uyarınca görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca (Savcılık) yürütülen bir soruşturma kapsamında 12/2/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucunun 15/2/2016 tarihli Savcılık ifadesi şöyledir:"... 2011 yılında Antalya da inşaatta tanıştığım N. isimli arkadaşın beni Hozat'ta yaz sezonunda çalışmam üzere çağırdı. Ben 2011 yılından beri yaz dönemlerinde Hozat'a ekibimle birlikte çalışmaya geliyordum. Jandarmadaki ifademde ayrıntılı şekilde anlattığım gibi Hozat'ta 2015 yılı yaz döneminde PKK isimli terör örgütünün elemanlarıyla tanıştım, ilk olarak örgüte ifadem de beyan ettiğim E.Ç. ve diğer kişilerle erzak götürdüm. Bundan sonra örgüt sürekli taleplerde bulundu. Bu taleplerden biri de örgüt mensubu K.nın Hozat'tan alınıp Diyarbakır ili Seyrantepe Mahallesine bırakması talebiydi. Örgüte yardım eden ve şuanda tutuklu bulanan E.Ç. beni 534 ... 62 numaralı telefondan aradı ve Koru Köyüne gelmemi istedi. Bende kendime ait olan ancak devrini üzerime almadığım 44 D 511 plakalı aracım ile çaytaşı Köyü üzerinden Koru Köyüne gittim. Koru Köyündeki boş olan okulun yanına gittiğimde E.Ç.nin yanında Munzur Kod/Ad S.. Bahoz Kod/Ad H. ve Dijvar Kod/Ad ismini bilmediğim ancak Batmanlı olduğunu bildiğim örgüt üyeleriyle beni beklediğini gördüm. Yanlarında durduğumda Munzur Kod/Ad S. bana Diyarbakır'a ne zamarı gideceğimi sordu, bende yarın gideceğimi söyledim. O da bana sonradan K olduğunu öğrendiğim örgüt mensubunun yeni katılım olduğunu ancak uyum sağlayamadığını bu nedenle Diyabakır'a götürülmesi gerektiğini ve o gün götürmemi istedi. Bende işlerim olduğu için ancak yarın götürebileceğimi söyledim. Bunun üzerine bugün bu istediğimi yerine getirmezsen seni Hozat'ta yaşatmam diyerek beni tehdit etti. Yanında bulunan örgüt mensubu H. elinde bulunan tüfeği doldurup bana doğrulttu, bu esnada E.Ç. istenilen şeyin yerin getirilmesini kendisinin benim işlerimi takip edeceğini söyledi, bende mecburen kabul ettim ve tek başına ilçe merkezine döndüm. İlçe merkezinde E.Ç. ve Y. ile ait kafede buluştuk. Y. burada bana bu işi kendisine verdiklerini ancak benim Diyarbakır'a sürekli gidip geldiğimi bildiği için beni önerdiğini söyledi ve yarın saat 00- 00 sıralarında örgüt mensubunu görüşme yaptığımız yere getireceklerini buradan alıp Diyarbakır'a götürmem gerektiğini söyledi. Ben o gün eve gidip uyudum. Sonraki gün sabah uyandım, buluşma yerine gitmeden önce Y.yi arayarak çıkış yaptığımı örgüt mensubunu Koru Köyüne götürmelerini istedim. Saat 00 sıralarında buluşma noktasına vardım burada S. ile H. beni bekliyordu. Bir süre burada oturduktan sonra Dijvar Kod isimli şahıs K.yı Aliboğazı deresi tarafından yürüyerek yanımıza getirdi. S. burada önceki tehditlerini tekrar sıraladı bunun üzerine ben K.yı ön koltuğa alarak önce Hozat'a buradan Pertek üzeri Elazığ'a, Elazığ Maden-Ergani üzeri Diyarbakır'a doğru yola çıktım. Yolda K. bana zaza olup olmadığımı sordu, bende zaza olduğumu söyledim. Bunu yaptığım telefon konuşmalarımdan anlamış. Diyarbakır girişi Seyrantepe yakınlarında sanayi civarında arkadan gelen polis ekibi bana durmamı anons etti. Bende sol şeritte olduğum için sağ şeride geçmem 150-200 metre sonra mümkün oldu. Sağ şeritte durduğumda yanımda bulunan K. ile araçtan aşağı indik, polis kimliklerimizi istedi. Ben kimliğimi verdim. K. kimliğinin yanında olmadığını söyledi, bunun üzerine polisler bizi ekip aracına bindirmek istedi. Bu esnada K. kaçmaya başladı. Kısa bir kovalamacadan sonra gözden kayboldu. Polisler bana onun kim olduğunu sordular, bende tanımadığımı yolda aldığımı söyledim. Evrak eksikliğinden dolayı bana idari para cezası kestiler. Olay yukarıda anlattığım şekilde oldu. Hozat'ta bulunduğum esnada örgüte yardım eden kişilerin E.Ç., Y., A.E. ve Pertek'te bulunan A. ile F.K. olduğunu biliyorum. Hozat Aliboğazı tarafında ifademde beyan ettiğim Munzur Kod/Ad S., Bahoz Kod/Ad H. ve Dijvar Kod/Ad ismini bilmedi örgüt mensupların tanıyorum. Bunun dışında herhangi bir öğüt mensubuyla görüş olmadı. Ben PKK isimli terör örgütüne yardım eden E.Ç., Y. ve A.E.nin yardımın nerede nasıl ve kiminle yapıldığını ifademde ayrıntılı şekilde anlattım, ben müsnet suçları örgütün baskısı ve tehditleri altında yaptım. Uzerime atılı suçları bu şekilde kabul ederim ve pişmanım." Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanma talebiyle Savcılıkça Hozat Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir. Başvurucu, sorgu sırasındaki ifadesinde kollukta ve Savcılıkta verdiği beyanlarını tekrar ettiğini belirtmiştir. Hozat Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 15/2/2016 tarihinde, başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklama tedbiri uygulanmıştır. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"... Üzerine atılı suçu işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunması, şüphelilerin üzerine atılı suçun CMK'nın 100 vd. maddesinde tanımlanan suç olması, şüphelilerin kaçma şüphesinin bulunması, delilleri yok etme, gizleme, değiştirme şüphesinin bulunması, mevcut delil durumu da birlikte değerlendirilerek şüphelilerin CMK'nın 100 ve devamı maddeleri gereğince tutuklanmasına" Hozat Sulh Ceza Hâkimliği 15/11/2016 tarihinde Savcılığın talebi üzerine yaptığı incelemede "atılı suçun CMK'nun 100/3 maddesinde sayılan suçlardan olması, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların mevcudiyeti ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak" gerekçesiyle başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu, tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karara itiraz etmiş, itiraz Hozat Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/12/2016 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Anılan karar 2/1/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 1/2/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Savcılık tarafından yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan 6/2/2018 tarihli iddianameyle başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. Başvurucu ile toplam otuz yedi şüpheli hakkında düzenlenen iddianamede, başvurucunun üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin olarak;i. Silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın kırsal alanda faaliyet gösteren örgüt mensuplarına erzak ve malzeme temin etmesi, ii. Silahlı terör örgütü üyeleri ile örgütün üstlenme noktalarında birçok defa irtibat sağlayarak görüşmesi, iii. Örgüte finansman için Hozat ilçesinde yer alan kişilerden para toplaması ve elde ettiği parayı örgüte ulaştırması, iv. İlçe merkezinde esnaf olarak faaliyet gösteren kişilerin örgüt mensupları ile görüşmelerine aracılık etmesi, temin etmiş olduğu araçlarla örgüt mensuplarını bir yerden başka bir yere taşıyarak ulaşımlarını sağlaması,v. Önceki tarihlerde ölen örgüt mensuplarının mezarlarını imar etmesi olgularına dayanıldığı görülmüştür. Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 14/3/2018 tarihli kararla iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2018/57 sayılı dosyası üzerinden görülen davada, 6/4/2018 tarihli tensip incelemesiyle birlikte başvurucunun "isnat olunan suçlara ilişkin olarak sanıkların soruşturma aşamasındaki ifadeleri, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı hep birlikte gözetildiğinde somut delillere dayalı kuvvetli suç şüphesinin bulunması, sanıkların kaçacaklarına ilişkin olarak somut delillere dayalı kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, sanıklara yüklenen suçlara ilişkin olarak kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırları, sanıklara isnat olunan suçların CMK'nun 100/3-11 hükmünde öngörülen katalog suçlardan oluşu, sanıklara yüklenen suçlara ilişkin olarak somut delillere dayalı kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunduğu noktada CMK'nun 100/1-2 hükmünde yer alan diğer tutuklama nedenlerinin bulunduğunun kabulüne olanak bulunması, sanıkların tutuklu kaldığı süre, savunmaları mahkememizce tespit edilmeyen sanıklar hakkında CMK'nun maddesinde belirtilen adli kontrol tedbirinin bu aşamada yetersiz kalacağı nazara alınarak ve ayrıca tutuklama tedbirinin bu aşamada sanıklarıntutuklu kaldığı süreye nazaran Anayasanın maddesi kapsamında ölçülü olduğu" gerekçesiyle tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi 17/7/2018 tarihinde yapılan ilk duruşmada "isnat olunan suçlara ilişkin olarak sanık savunmaları, tanık beyanları, arama elkoyma tutanakları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte gözetildiğinde somut delillere dayalı kuvvetli suç şüphesinin bulunması, sanıkların kaçacaklarına ilişkin olarak somut delillere dayalı kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, sanıklara yüklenen suçlara ilişkin olarak kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırları, sanıklara isnat olunan suçların CMK'nun 100/3-11 hükmünde öngörülen katalog suçlardan oluşu, sanıklara yüklenen suçlara ilişkin olarak somut delillere dayalı kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunduğu noktada CMK'nun 100/1-2 hükmünde yer alan diğer tutuklama nedenlerinin bulunduğunun kabulüne olanak bulunması, sanıkların tutuklu kaldığı süre, sanıklar hakkında CMK'nun maddesinde belirtilen adli kontrol tedbirinin bu aşamada yetersiz kalacağı nazara alınarak ve ayrıca tutuklama tedbirinin bu aşamada sanıkların tutuklu kaldığı süreye nazaran Anayasanın maddesi kapsamında ölçülü olduğu" gerekçesiyle başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Mahkemece 5/11/2018, 21/1/2019, 15/4/2019, 1/7/2019, 2/8/2019 tarihli duruşmalarda ve duruşmalar arasında resen yapılan incelemelerde de benzer gerekçelerle başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla Tunceli Ağır Ceza Mahkemesinde derdesttir ve başvurucunun tutukluluk hâli devam etmektedir. İlgili hukuk için bkz. Zeynep Kaplan (B. No: 2015/7311, 22/1/2019, §§ 29-38) başvurusu hakkında verilen karar.