7. Hukuk Dairesi 2024/2266 E. , 2024/3739 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/562 E., 2022/1911 K. DAVA TARİHİ : 19.09.2017 KARAR : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/286 E., 2019/398 K. Taraflar arasındaki imar mevzuatına aykırılık nedeniyle tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ta
**7. Hukuk Dairesi 2024/2266 E. , 2024/3739 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/562 E., 2022/1911 K. DAVA TARİHİ : 19.09.2017 KARAR : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/286 E., 2019/398 K. Taraflar arasındaki imar mevzuatına aykırılık nedeniyle tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...'ın 2 parselde kayıtlı taşınmazın hissedarlarından iken 1980 yılında o zamanki hissedarlar arasında yapılan rızai paylaşımlarla birbirine bitişik 233 ada 3 parsel ve 234 ada 1 parsel sayılı taşınmazların da maliki olduğunu, 3194 sayılı İmar Yasası'nın 18 inci maddesi uyarınca bahsi geçen arsanın bulunduğu çevreye 50 metrelik kıyı çekme mesafesi getirildiğini, dava konusu alan içine giren müvekkile ait deniz kenarı arsayı düzenleme ortaklık payı olmak üzere bedelsiz olarak kamuya terk etmek zorunda kaldığını, sonradan yapılan imar planı değişikliği ile söz konusu kıyı çekme mesafesinin iptal edildiğini ve müvekkilinin arazilerinin önünde 4.463,19 m²'lik dava konusu 233 ada 4 parsel numarası ile münferit bir arsa oluşturulduğunu, bu arsanın bilahare hukuka aykırı olarak davalı ... adına yol alanı olarak tescilinin yapıldığını, iptal edilmiş imar planı ile oluşturulan DOP alanının, imar planı hiç yapılmamış gibi önceki sahibine devir edilmeden yol dahi olsa belediye adına kayıt ve tescilinin mümkün olmadığını, davalı ... adına yolsuz olarak tescili yapılan 233 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile 1/3'ünün ..., 1/6'sının ..., 1/6'sının ..., 1/12’sinin ..., 1/12'sinin ..., 1/12'sinin ..., 1/12'sinin ... adına tescilini mümkün görülmemesi halinde ise tamamının ... adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu parselin oluşumuna neden olan idari işlem iptal olmadan davacının işbu davayı açtığını, özel mülkiyete konu taşınmazlardan sahiplerinin rızası ile umumi hizmetlere bedelsiz olarak terkedilen ancak daha sonra yürürlüğe giren imar planıyla tahsis amacı değiştirilen yerlerin bedelsiz olarak eski maliklerine geri verilmesi yolunda yasal bir düzenleme bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "dava konusu taşınmazın yapılan imar değişikliği ile bir kısmının tapusunun iptal edilerek kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması nedeniyle bedelsiz olarak kamuya terk edildiği, bu terk işleminden sonra imar planı iptal edilmiş olup iptal edilen kısmın davalı idare adına kayıt ve tescil edildiği, davacıların mülkiyet hakkının yapılan bu işlem ile ortadan kaldırıldığı, yasal hiçbir dayanağı olmayan bu işlem neticesinde davacılara ait taşınmazın davalı adına tescil edilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne" karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; tapu kaydının davalı adına tescilinin imar uygulaması sonucu olduğunu, ilgilinin yargıya müracaat edip idari işlemi iptal ettirmediği sürece bu işlemin yasal olduğunu, davanın reddi gerektiğini dile getirmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".... 233 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tesciline ilişkin hukuki sebebin Tavşanlı Belediyesi Encümen Kararı olduğu, bu işlem idari yargı yerinde iptal edilmedikçe ve sicil yolsuz tescil durumuna düşürülmedikçe tescilin korunması gerekeceği, kaldı ki 3194 sayılı Yasa'nın 17 nci maddesinde yollardan ihdas edilen yerlerin belediye adına tescilinin öngörüldüğü ve 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 21 inci maddesinde de kapanmış yolların, içinde bulunduğu tüzel kişi adına tescilini düzenlediğini belirterek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine" karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, denize kesintisiz ulaşması zorunlu olan tersane arsasının önünde biçimsiz, uygunsuz, yersiz yola gerek olmadığı, davalı belediyenin asıl amacının yol yapmak yerine vatandaşları zora düşürüp bundan rant elde etmek olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, imar mevzuatına aykırılık nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35 inci maddesi, Türk Medeni Kanunu'nun 1025 inci maddesi, Kamulaştırma Kanunu'nun 35 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.