5. Hukuk Dairesi 2022/7085 E. , 2022/10542 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada Kocaeli 2. Sulh Hukuk ve Bodrum 3. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanun’un 36/3. maddesi gereğin…
**5. Hukuk Dairesi 2022/7085 E. , 2022/10542 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada Kocaeli 2. Sulh Hukuk ve Bodrum 3. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanun’un 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, kira alacağı nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce, kira ilişkisinden kaynaklı tahliye davalarına dair kesin yetki halinin düzenlenmediği ancak davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde, ikametgah adresinin Muğla İli, Bodrum İlçesi olmasından dolayı yetki itirazında bulunduğu ve Bodrum Adliyesi'nin yetkili olduğunun açıkça bildirildiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Bodrum 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce ise, davalının adresinin Bodrum ilçesi olduğu, dava konusu olan taşınmazın Bodrum ilçesi sınırları içinde olduğu ancak davaya konu tahsili talep edilen bedelin kira borcu yani götürülecek borçlardan olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartı olup, 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi uyarınca dava şartının varlığı yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmelidir. İlamsız bir takipte yetkili İcra Dairesi İİK'nın 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirlenecektir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı yasanın "sözleşmelerden doğan davalarda yetki" başlıklı 10. maddesinde; sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir.