11. Ceza Dairesi 2012/25096 E. , 2012/20580 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte özel evrak tanzimi HÜKÜM : 5237 sayılı TCK lehe olmadığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, önceki hükmün aynen infazına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına Hükümlünün, katılanın şirket müdürlüğünden azledildiğine, kendisinin şirketi temsile yetkili müdür seçildiğine ilişkin karar alındığına dair şirketin karar defterinde sahtecilik yaptığı, bu karara isti…
**11. Ceza Dairesi 2012/25096 E. , 2012/20580 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte özel evrak tanzimi HÜKÜM : 5237 sayılı TCK lehe olmadığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, önceki hükmün aynen infazına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına Hükümlünün, katılanın şirket müdürlüğünden azledildiğine, kendisinin şirketi temsile yetkili müdür seçildiğine ilişkin karar alındığına dair şirketin karar defterinde sahtecilik yaptığı, bu karara istinaden 15.12.2003 tarihinde Adana 9. Noterliğinden şirket adına imza sirküleri tanzim ettirdiği, şirketin Adana Valiliği İl Özel İdaresinden alacağı olan 100.000,00 TL'yi içeriği itibariyle sahte imza sirküleri ve 21.01.2004 tarihli Adana 10. Noterliğince düzenlenen temliknameyle başka bir şirkete devretmek suretiyle katılanı zarara uğrattığının anlaşılması, eylemde kullanılan imza sirküleri ve temliknamenin Noterlik Kanunu’nun 82. maddesi hükmü gereği kanunen sahteliği ispat edilmedikçe geçerli belgelerden olması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 204/1-3, 43. maddelerine uygun suçu oluşturduğu ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca; lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla yapılan karşılaştırmanın anılan maddeler yerine aynı Kanunun 207. maddesi ile yapılmış ise de; 204/1-3, 43. maddesindeki ceza miktarının 765 sayılı TCK'nun 345. maddesindeki ceza miktarından daha fazla olması nedeniyle 765 sayılı TCK'nun açıkça lehe olduğunun anlaşılması karşısında bozma sebebi yapılmamıştır. Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre önceki mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece duruşma açılarak önceki hükmolunan ceza ile uygulanması gereken 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan hükümlü müdafiinin, cezanın ertelenmesi, paraya çevrilmesi, hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 29.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.