T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2024/17 KARAR NO: 2025/2161 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 10/10/2023 NUMARASI: 2015/968 Esas - 2023/999 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 08/10/2015 Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/682 Esas 2016/615 Karar Sayılı Dosyası DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açıla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2024/17 KARAR NO: 2025/2161 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 10/10/2023 NUMARASI: 2015/968 Esas - 2023/999 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 08/10/2015 Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/682 Esas 2016/615 Karar Sayılı Dosyası DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı adına kayıtlı aracı ... plaka sayılı aracı ile, hava limanından hostesleri taşımak maksadı ile servis hizmeti veren müvekkilinin, 09.08.2015 günü hava limanından aldığı hostesleri evlerine bırakmak için, Avcılar' dan Beylikdüzü istikametine seyir halindeyken, davalı ...'nun sürücüsü, davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin kayıt maliki ve davalı ... A.Ş.'nin Zmm sigortacısı olduğu,...plaka sayılı araç sürücüsünün 'makas' olarak ifade edilen ve trafikte sürüş emniyetini son derece tehlikeye düşüren eylemi sebebiyle kaza yapmış olduğunu, kaza neticesinde müvekkili ile beraber araçta bulunan 3 hostesin de ciddi şekilde yaralanmış ve uzun bir tedavi süreci sonunda halen de sağlıklarına kavuşamamış olduklarını, yine aynı kaza sebebiyle 2014 yılı tescilli ve 2015 yılı modelli olan, sıfır kilometre olarak alınan ve bugüne dek hiç bir hasarı olmayan ... plaka sayılı aracın pert olduğunu, buna göre pert olan araç bedeli için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00TL, maluliyet sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL, müvekkilinin tedavisi için yapmış olduğu harcamalara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL müvekkilinin kendi aracı ile ve resmi fatura karşılığı çalıştığından, tedavisi boyunca çalışamadığı dönem de uğradığı kazanç kaybı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin gerek maluliyeti sebebiyle, gerek tedavi boyunca çekmiş olduğu ıstırap sebebhiyle 30.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...ve ......Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl Davada davalı ...ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluş şekline ilişkin ceza dosyasındaki beyanlar ile ortaya konacağı üzere çelişki bulunduğunu, müvekkiline tam kusur atfedilmesini kabul etmediklerini, müvekkiline ait ...plakalı aracın kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılmış olduğunu, bu sözleşmede manevi tazminat klozu da yer aldığını, bu sebeple davanın kasko sigortacısına ihbarını talep ediyor olduklarını, davacının manevi tazminat talebi zenginleşme amacı taşıdığından oldukça yüksek olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından iddia edilen kusur ve hasar miktarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının, araçta meydana gelen maddi hasarı ispatlamak durumunda olduğunu, ZMM genel şartları gereği "dolaylı" zararın kabul edilen "kazanç kaybının" da poliçe teminatı dışında olduğunu, tedavi giderleri başka bir kurum sorumluluğunda olduğundan; kazanç kaybı ise doğrudan bir bedensel zarar olmayıp; uğranılan bedensel zararın dolaylı sonuçlarından olduğundan ZMM Genel Şartları A.3.m maddesi kapsamında teminat dışı olduğunu, müterafik kusur nedeniyle tazminatta indirim yapılmasını talep ediyor olduklarını, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin,... adlı hava yolu şirketinde hostes olarak çalışmakta olduğunu, 09.08.2015 günü Atatürk Hava Limanından evine gitmek için çalıştığı şirket tarafından tahsis edilen ... plaka sayılı servis aracına binen müvekkilinin ...plaka sayılı araç sürücüsünün 'makas' olarak ifade edilen ve trafikte sürüş emniyetini son derece tehlikeye düşüren eylemi sebebiyle kaza yapmış olduğunu, kaza neticesinde müvekkili ile beraber araçta bulunan araç şoförü ve hostes arkadaşları da yaralanmış ve uzun bir tedavi süreci sonunda halen de sağlıklarına kavuşamamış olduklarını, müvekkilinin kaza sebebiyle uğradığı maluliyetin tespiti ile, işbu maluliyet sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin tedavisi boyunca çalışamaması sebebiyle kazanç kaybı cümlesinden olmak üzere mahrum kaldığı ... ve Yatı Tazminatı kayıpları için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 4.000,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin gerek maluliyeti sebebiyle, gerek tedavi boyunca çekmiş olduğu ıstırap sebebiyle 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...ve ......Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı ...ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; ceza dosyasındaki beyanlar ile de ortaya konacağı üzere kazanın oluş şekli ile ilgili çelişkili beyanlar bulunduğunu, davalının bulunduğu ... plakalı aracın şoförü ...'ın kusuru bulunduğunu, müvekkiline tam kusur atfedilmesini kabul etmiyor ceza tutanağına itiraz ediyor olduklarını, yapılacak keşif sonrası gerçeğin ortaya çıkacak olduğunu, davacının manevi tazminat talebi zenginleşme amacı taşıdığından oldukça yüksek olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun kanıtlanması gerektiğini, bunun için de Adli Tıp Kurumu' nda kusur incelemesi yapılmasını talep ediyor olduklarını, davacı tarafından işbu dava açılmadan önce müvekkiline herhangi bir başvuru yapılmamış olduğunu, temerrüt süresinin delillerin (tamamlanmış olması halinde) tümünün müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başladığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "esas dosya yönünden; Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin kabulü ile 284.009,39-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının, 3.001,62-TL TL kalıcı iş göremezlik tazminatının, 1.988,99-TL tedavi giderinin davalılar ... ve ...... Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi olan 09/08/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 08/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) ile davacı tarafa verilmesine, 2-davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00-tl manevi tazminatın kaza tarihi 09/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve ...... ltd. şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dosya yönünden; 1-maddi tazminat talepleri yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2-davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 17.000,00-tl manevi tazminatın kaza tarihi 09/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve ...... ltd. şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Ana ve Birleşen Dosya davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Asıl dava yönünden; maddi tazminat yönünden bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, gelirin hatalı değerlendirildiğini, müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hukuka ve adalete aykırı olduğunu, birleşen dava yönünden; Hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu, manevi tazminat yönünden tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, aynı kazada yaralanan asıl-birleşen dava davacıları için farklı tazminatlara hükmedilmesinin anlaşılır bir durum olmadığını, olayda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmayıp, davalı sürücü ...’nun %100 kusurlu olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 03/10/2019 tarih, 2016/19993 E. ve 2019/8923 K. sayılı kararında açıklandığı üzere "Trafik kazası sonucu iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Kişinin herhangi bir işi yoksa, zarar gören kişinin geliri asgari ücret kabul edilerek bu miktar üzerinden hesaplanacaktır. Zarar gören kişi gelirinin asgari ücret üzerinde olduğunu, bir başka anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı yada bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia ediyorsa bunu ispat etmesi gerekmekte olup yerel mahkemede bedensel zararların tazmini davalarında zarar görenin zararını resen belirlemek durumundadır. Bu nedenle zarar gören davacı asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmiş ise çalıştığı iş yerinden trafik kazasının olduğu tarihteki ücret ve tüm gelirlerini gösterir ücret bordrolarını getirtilmelidir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın, mesleğini icra eden kişilerden ise ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır. Zarar görenin kaza tarihinde çalıştığı iş yerinde aldığı ücretler gelir olarak kabul edilebilir." Somut olayda, davacı kaza tarihinde kendi adına Servis işletmesi olduğunu ve servisin şoförü olduğunu, İstanbul Umum Servis İşletmecileri Esnaf Odası tarafından verilen Mesleki Kayıt Belgesi'nin olduğunu, vergi mükellefi ve Levhası'nın bulunduğunu, düzenli olarak fatura tanzim ettiğini ve kaza tarihinden evvelki son üç aylık resmi kazancının; 7.630,00 TL - 6.213,00 TL ve 5.647,29 TL olduğuna ilişkin resmi faturaların olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece ücret konusunda davacı tanıkları dinlenmiş, SGK'dan ücret bordroları istenmiş, hizmet döküm kayıtları getirtilmiş ise de ücret araştırması için iş yerine yazı yazılmamıştır. Mahkemece gerekçesi belirtilmdene asgari ücrete göre yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır. Gerçek zararın belirlenmesi için gelirin net ve ispata yarar somut delilerle ortaya konulması gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, kaza tarihinde davacının iş yeri kayıtları celp edilerek, emsal ücret araştırması yapılarak gelirinin somut delillerle ortaya konulması gerekmektedir. Bu yöne değinen davacı vekilinin istinafı kabul edilmiştir.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, ana dosya davacısı ... ile birleşen dosya davacısı ...'nin yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince ana dosya davacısı ... ile birleşen dosya davacısı ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının bir miktar düşük olduğu kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacılar vekili istinaf talebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/12/2025