11. Hukuk Dairesi 2009/5870 E. , 2010/4992 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.10.2008 tarih ve 2007/414 - 2008/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2009/5870 E. , 2010/4992 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.10.2008 tarih ve 2007/414 - 2008/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı S.S.Hürbel Konut Yapı Kooperatifi'ndeki hissesine isabet eden daireyi davalıya devrettiğini, davalının devir bedelini ödemediğini ileri sürerek, 43.482,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davaya konu hisse devir bedelini ödediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının davacı ile aralarındaki hukuki ilişkiyi kabul ederek borcunu ödediğini savunduğuna göre, ispat yükünün davalıda olduğu, ödeme savunmasını kesin delille ispatlayamadığı, davacı yana yemin de teklif edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava, kooperatif hisse devir bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Tarafların yaptığı hisse devrine dair 05.03.2007 tarihli sözleşmede, tarafların yanısıra üç adet de tanık isim ve imzası yer almıştır. Davacı taraf hisse devir bedelinin ödenmediğini ileri sürerek bu davayı açmış, davalı taraf ise devir bedelinin peşin ödediğini savunarak devre ilişkin sözleşmedeki tanıkların dinlenmesini istemiştir. Her ne kadar kural olarak davanın miktarı nazara alındığında tanık dinlenmesi karşı tarafın açık muvafatına bağlı ve davada bu muvafakat yok ise de, tarafların yaptıkları sözleşmede tanıkların yer alması, tarafların delil sözleşmesi yolu ile sözleşme kapsamında tanık dinlenmesini kabul ettikleri sonucunu doğurur. Bu itibarla, hisse devir bedelinin ödenip ödenmediği hususunda, tarafların imzaladığı sözleşmede tanık olarak imzaları bulunan kişilerin dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.