22. Hukuk Dairesi 2017/43052 E. , 2017/24625 K. MAHKEMESİ:İş Mahkemesi DAVATÜRÜ:ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı işyerinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamey…
**22. Hukuk Dairesi 2017/43052 E. , 2017/24625 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:İş Mahkemesi DAVATÜRÜ:ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı işyerinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre çalışmakta iken teknisyen olarak atanmak için Kuruma başvurduğunu, Kurumun 05.05.2004 tarihli ve 135902 sayılı karar ile talebini reddettiğini, talebin reddine ilişkin bu işlemin iptali için ... 2. İdare Mahkemesinde dava açtığını, davanın reddine ilişkin kararın Danıştay 5. Dairesi tarafından bozulduğunu, bozma üzerine mahkemece bozmaya uyularak kabul kararı verildiğini ve işlemin iptalinin hüküm altına alındığını, işlemin hukuka aykırı olduğunun yargı kararı ile tespit edildiğini, bu karar üzerine eksik ödenen ücretleri için ve maddi kayıplarının tazmini için işverene başvuruda bulunduğunu, talebin reddedilmesi üzerine somut davayı açarak, 2004 yılından bu yana teknisyen kadrosunda çalışsa idi hak edeceği ücret ve eki tüm fark alacakları ile manevi tazminat alacağının hüküm altına alınmasını ve teknisyen maaş nakil ilmühaberinin yeni ücrete göre düzenlenmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davanın dayanağını oluşturan İdare Mahkemesi kararına göre davada adli yargının görevli olmadığını, davacının hukuki yararının bulunmadığını, zamanaşımının dolduğunu, davacının maddi ve manevi bir zararının olmadığını, maaş nakil ilmuhaberinin de mevzuata uygun düzenlenmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacının teknisyen kadrosuna atanmamasının veya teknisyen yardımcılığı kadrosunda çalıştırılmaya devam edilmesinin davalı idarenin keyfilik içeren bir tasarrufu olduğu, davacının teknisyen olarak atanması talebinde bulunduğu tarihten itibaren bir teknisyenin yararlandırılması gereken tüm özlük ve sosyal haklardan yararlandırılmasının yerinde olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacının maaş nakil ilmühaberine işlenmesi gereken ücretin tespiti hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücretinin maaş nakil ilmühaberinde 2.062,30 TL olması gerekirken 1.730,43 TL olarak yazılmasının hatalı olduğu belirtilmiş olmakla birlikte tespit edilen ücretin belirlenmesinde hangi verilerin esas alındığı dosya kapsamından denetlenememektedir. Zira hesaplamaya esas alındığı belirtilen ücret skalasına göre davacının teknisyen olarak kaç yıllık kıdeminin esas alındığı, başlangıç ücretlerine dikkate edilip edilmediği hususları bilirkişi raporundan anlaşılamamaktadır. Tespit edilen ücretin belirlenmesi hususunda denetime elverişli bilirkişi raporu aldırılarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Somut dosyada, davacının teknisyen ünvanına atanmak için yaptığı başvurunun reddine dair işlemin iptali için İdari Yargıda açtığı davada Danıştay kararına istinaden teknisyen yardımcısı ile teknisyen ünvanları arasındaki maaş farkı için işverence düzenlenmiş olan ve Mayıs 2004- Mayıs 2007 dönemini kapsayan 4.759,74 TL tahakkuk içeren bordro bulunduğu ve işverence ödemeye dair banka EFT kaydı sunulduğu anlaşılmaktadır. Fark ücret alacağı bakımından hesaplama yapılan dönemlerin bir kısmı ile çakışan ödemeler yönünden mahsup işlemi yapılmadan sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 4-Davacının manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Manevi tazminatın amacı, kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Yani, duyulan elem ve ıstırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçlamaktadır. Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Haksız eylemin unsurları; fiilin hukuka aykırı olmasından doğan zarar, yani fiil ile zarar arasında illiyet bağından ibarettir.Somut olayda; davacının bir süre teknisyen yardımcısı sıfatı ile yeni başlayan memurun altında çalışmış olması sebebi ile manevi tazminat talebinde bulunduğu ve mahkemece talebin kısmen hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Ancak, somut olay bakımından manevi tazminatın şartları oluşmadığı gibi davacı da manevi zarara uğradığını yöntemince ispatlayabilmiş değildir. Belirtilen sebeple manevi tazminat talebinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.