11. Hukuk Dairesi 2022/5874 E. , 2024/2495 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1266 Esas, 2022/760 Karar ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/387 E., 2017/226 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu(YİDK) Kararı'nın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kar
**11. Hukuk Dairesi 2022/5874 E. , 2024/2495 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1266 Esas, 2022/760 Karar ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/387 E., 2017/226 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu(YİDK) Kararı'nın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09.02.2016 tarihinde "LÖPLÖP" ibareli, 29 uncu sınıfın birinci alt grubundaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri." ile 29 uncu sınıfın alt grubundaki "Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)." mallarını içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2016/11006 kod numarası verilen marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından işaretin ayırt edici olmadığı ve vasıf bildirici olduğu gerekçesiyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin (a) ve (c) bendi hükümleri uyarınca reddine karar verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin bütün olarak başvuru konusu işaretin ayırt ediciliğinin bulunduğunu, marka olabilme vasfının olduğunu ifade ederek ret kararının kaldırılması isteminde bulunduğunu, YİDK'in 2016-M-8599 sayılı kararıyla bu itirazın reddedildiğini, alınan kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, "LÖPLÖP" ibareli işaretin anılan ürünler için vasıf bildirmediğini, ayırt ediciliğinin bulunduğunu, bu nedenlerle reddedilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-8599 sayılı kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvurunun ayırt edici olmadığı gibi başvuru kapsamındaki mallar yönünden de tanımlayıcı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "LÖPLÖP" ibaresinin et ve et ürünleri bakımından iri ve yumuşak anlamına geldiği, 29 uncu sınıfın birinci alt gurubundaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri." malları için herkesin bildiği ve sıkça kullandığı bir tanımlama olduğu, yine 29 uncu sınıfın beşinci alt grubundaki "Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)." malları için de ürünlerin yeme biçimini gösteren ve bu nedenle de amaç bildiren bir ibare niteliğinde bulunduğu, bu ibarenin bir bütün olarak başvuru konusu olduğu reddedilen ürünler için herkesin kullanımına açık, tanımlayıcı anlam ve ifadeler içerdiği, başvuru kapsamında yer alan ürünler için tanımlayıcı bir algı yaratacağı, bu sebeple "LÖPLÖP" ibaresinin bir bütün olarak vasıf bildirici ve ticaret hayatında herkesin kullanımına açık bulunduğu, "LÖPLÖP" ibaresinin başvuru kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerin bir vasfını ifade etmek için kullanılacak zorunlu bir ifade olduğu, bu hali ile anılan ürün ve hizmetlerin bir vasfını tanımladığından jenerik ve tasviri bir sözcük niteliği taşıdığı, "LÖPLÖP" ibaresinden müteşekkil işaretin, başvuru kapsamında yer alan ürünler için somut olarak ayırt edicilik vasfı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından oluşturulan marka işaretinin ''LÖPLÖP'' şeklinde olduğunu, ayrı ayrı yazılan ve bir sıfata vücut veren ''löp löp'' ikilemesinden görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğunu, müvekkilinin marka olarak tasarladığı farazi ''LÖPLÖP'' ibaresinin, Türkçe'de herhangi bir anlamı bulunmadığını, ''LÖPLÖP'' ibaresinin, tescil ettirilmek istenen emtialar bakımından 556 sayılı KHK'nin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde değinilen, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak, üretim zamanı veya diğer hiçbir karakteristik özelliği tanımlamak için kullanılması zorunlu olan bir ifade olmadığını, her ne kadar löp et gibi bir kullanım olsa da dilimizde ''löplöp et almak'' gibi bir tabir bulunmadığını, ayrıca Türk Dil Kurumu'nun (TDK) resmi internet sitesi üzerinden yapılan araştırmada da bitişik bir biçimde yazılmış ''LÖPLÖP'' sözcüğünün varlığına rastlanmadığını, bu ibarenin müvekkili şirket tarafından oluşturulmuş farazi bir kelime olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi kök raporunda da müvekkilinin kullanımının, yukarıda bahsedilen kapsamda göz ardı edildiğini, esasen "löp löp" ikilemesi marka olarak tescil edilmek isteniyormuş gibi bir rapor hazırlandığını, bu bağlamda karara temel olarak alınan bilirkişi raporunun dil bilimsel ve hukuki dayanaktan açıkça yoksun olduğunu, başvuru kapsamında yer alan 29 uncu sınıfın beşinci alt grubunda yer alan "Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)." emtiası içerisinde değerlendirilecek süt, ayran, kefir, mikshake gibi ürünlerin yenilen değil içilen ürünler olduğunun da gözden kaçırıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "LÖPLÖP" ibareli dava konusu başvurunun, başvuru kapsamındaki mallar yönünden herkesin kullanımına açık ve tanımlayıcı bir ibare olduğu, ürünlerin ortalama tüketicileri üzerinde tanımlayıcı bir algı yaratacağı ve bu itibarla tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka tescil başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 556 sayılı KHK'nin 7 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.