11. Hukuk Dairesi 2011/9162 E. , 2012/15441 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/03/2011 tarih ve 2009/700-2011-94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2011/9162 E. , 2012/15441 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/03/2011 tarih ve 2009/700-2011-94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dairesini yer kayması hasarını da kapsayan, ek sözleşme ile deprem, bina temellerini de içeren konut paket sigorta poliçesi ile sigortalattığını, binada meydana gelen kaymadan oluşan hasar tutarının ödenmesi için davalıya yapılan ihtarın cevapsız bırakıldığını, müvekkilinin hesabına 7.370 TL yatırıldığını ancak ne için yatırıldığının belirtilmediğini ileri sürerek, 24.000 TL tazminatın şimdilik 7.000 TL'sının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, bina zeminin çökmesi hasarının binanın yapım hatasından kaynaklanan bir hasar olduğunu ve poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, ancak ilk ekspertiz raporunda hasar tutarının 3.275 TL olduğunun belirtilmesine rağmen 7.374 TL ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna göre, binada meydana gelen hasarın bina zemininin çökmesinden kaynaklandığı, poliçedeki bina klozunda güvence olarak verilen bina zemininin çökmesi ile söz konusu hasar-zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, dolayısıyla dava konusu hasar-zararı sigorta poliçesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının davalı sigortalı şirketinden talep edebileceği gerçek zararının 22.080.00 TL olduğu, ıslahla arttırılan miktar olan 21.000 TL'dan ödenen 7.374.00 TL'nın tenzili gerektiği gerekçesiyle 13.726.00 TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazların reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekili, davasını 03.03.2011 tarihinde ıslah etmiş ve davalı vekili tarafından bu ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunmasına rağmen mahkemece riziko tarihi ile ıslah tarihi arasında TTK.'nun 1268 nci maddesinde öngörülen müruruzaman süresinin dolup dolmadığı hususunda değerlendirilme yapılmaksızın, ıslah ile arttırılan tutar üzerinden davanın kabulü doğru olmamıştır. 3-Ayrıca mahkemece hükme esas alınan 12.07.2010 tarihli raporda, zararın miktarı açısından yapılan incelemede, davalı ... şirketince tayin edilen sigorta eksperi tarafından düzenlenen rapora atıf yapılarak %40 tenzil ile zarar miktarının 22.080 TL olarak belirlenmiştir. Eksper raporunda zarar miktarının tespitine ilişkin tabloda hasar sonucu binada yapılması gerekenler sıralandıktan sonra talep edilen zarar tutarı ve tespit edilen zarar tutarları belirtilerek hesaplama yapılmış, bilirkişiler eksper raporunda talep edilen zarar kalemlerini esas alarak başkaca bir değerlendirme yapmadan ödenmesi gereken tazminat miktarını hesaplamıştır. Davalı vekilinin bu rapora karşı itirazları değerlendirilmesinin toplam zarar tutarı ve miktarlarının kalem kalem saptanmak suretiyle düzenlenmek üzere ek rapor ya da ikinci bir bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu verilen karar doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.