T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1118 - 2026/440 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1118 KARAR NO : 2026/440 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.03.2024 NUMARASI : 2023/321 Esas 2024/218 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 12.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.03…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1118 - 2026/440 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1118 KARAR NO : 2026/440 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.03.2024 NUMARASI : 2023/321 Esas 2024/218 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 12.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.03.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 27.12.2022 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, davacının imam nikahlı eşi ... sevk ve idaresindeki aracın kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan küçük çocuklarının vefat ettiğini, küçüğün henüz nüfus kaydı yapılmamış 53 günlük bebek olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile, talebini 1.000.000,00-TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vefat eden bebeğin iddia edilen yaşı gözetildiğinde öncelikle anne ve babasının kim olduğunun tam olarak tespit edilmesi gerektiğini, baba olduğu belirtilen ...'ın ehliyetinin bulunmadığını ve bebeğin ön koltukta taşındığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacının destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının destekten yoksun kalma zararının 1.070.786,53-TL olarak hesaplandığı, küçüğün puset içerisinde arka koltukta uygunsuz şekilde bulunması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davalı şirketin poliçe limitinin 1.000.000,00-TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 856.629,22-TL destekten yoksun kalma tazminatının 01.03.2022 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte poliçe limitlerinde sorumlu olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu ile belirlenen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, bebeğin arka koltukta pusette davacı annesi ile birlikte seyahat ettiğini, müterafik kusurun sözkonusu olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükmedilen tazminata uygulanan faiz başlangıcının hatalı olduğunu, kaza tarihinden öncesi olarak belirlendiğini, aktüerya hesabında teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılmamasının hatalı olduğunu, sürücünün ehliyetsiz olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili 27.12.2022 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, davacının imam nikahlı eşi ... sevk ve idaresindeki aracın kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan küçük çocuklarının vefat ettiğini, küçüğün henüz nüfus kaydı yapılmamış 53 günlük bebek olduğunu belirterek davacı anne için destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. 48/2 maddesinde ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-ğ maddesi uyarınca, teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla mahkemece verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir. Buna göre hâkim, yabancı davacının, vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Somut olayda, dosya içeriğinden, davacının Endonezya ülkesi vatandaşı olduğu anlaşılmakta olup mahkemece, davacının teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususu Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorulması, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yönde araştırma yapılmadan davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Kabule göre de, davalı sigorta şirketinin 01.03.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, bu nedenle anılan tarihten itibaren hükmedilen tazminata faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken sehven 01.03.2022 tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara 3. Genel İcra Dairesinin 2024/27548 esasına yatırılan 1.500.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n