13. Hukuk Dairesi 2013/26128 E. , 2013/31319 K. "" ... vekili avukat ... ile 1-... vekili avukat ... 2-.. vekili Avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.12.2012 tarih ve 129-532 sayılı hükmün Dairenin 30.05.2013 tarih ve 11611-14554 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ... avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı, 1996 yılında ulusal t…
**13. Hukuk Dairesi 2013/26128 E. , 2013/31319 K.** **"İçtihat Metni"** ... vekili avukat ... ile 1-... vekili avukat ... 2-.. vekili Avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.12.2012 tarih ve 129-532 sayılı hükmün Dairenin 30.05.2013 tarih ve 11611-14554 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ... avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı, 1996 yılında ulusal televizyonlardan davalıların ...’nın ... ilçesinde devre mülk inşa ederek satışa sunduğunu öğrendiğini, 20.06.1997 tarihli sözleşmeyle 2 adet devre mülk satın aldığını, sözleşmedeki edimlerini yerine getirmesine rağmen davalıların satış sözleşmesinde yazılı bulunan yükümlülükleri yerine getirmediklerini ileri sürerek, şimdilik kullanım bedeli olarak 2.200,00 TL, devremülk hakkı için ödenen 984,70 TL, cezai şart bedeli olarak 984,70 TL ve devremülklerin değeri için 2.200,00 TL olmak üzere toplam 6.369,40 TL.nin tahsiline karar verilmesini istemiş, 25.06.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle devremülklerin değeri yönünden talebini ıslah ederek devremülk bedelinin tahsili talebini 14.800,00 TL.ne yükseltmiştir. Davalılardan ..., sözleşme tarihi itibariyle zamanaşımı yönünden dava süresinin dolduğunu, 1997 tarihinde yapı ruhsatının iptal edildiğini, bu tarihten sonra devre mülk inşaatlarına çivi çakmanın imkansız hale geldiğini, inşaatlara mühür vurulduğunu, edimin ifasının imkansızlığının bu tarih olduğunu, devre mülkle ilgili ihalenin feshedildiğini, 1998/179 Esas sayılı dosyası ile belediyenin %20 ortağı olduğu şirketin feshi için dava açıldığını, edimin ifa edilemeyeceğinin hem yerel hem de genel basında defalarca yer aldığını, ayıplı ifa kapsamında değerlendirilerek zamanaşımının 5 yıl olduğunun kabulünde zorunluluk olduğunu, aradan 15 sene geçtikten sonra davalı şirket tarafından sahte sözleşmeler hazırlandığını, şirketin dava dosyasına her hangi bir belge, bilgi ibraz etmediğini, bugüne kadar sayısı 300'ü geçen ve sadece bir kişinin 238 adet devre mülk aldığının iddia edildiğini, davanın belediye başkanlığı açısından husumetten reddi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/13-516 esas 2011/6 karar nolu ilamının naylon sözleşmelere dayanarak açılan davalar sonucu davalı şirketin sevindirildiğini, 20.000 nüfuslu küçük bir ilçe olan ... Belediye başkanının yetkisiz temsili sonucu büyük oranda zarara uğratıldığını, dönemin belediye başkanının meclis üyelerinin bu faaliyetleri nedeniyle cezalandırıldığını belirterek öncelikle usulden, olmadığı takdirde esastan davanın reddini dilemiştir.