4. Hukuk Dairesi 2015/10832 E. , 2017/4250 K. "" Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 06/11/2003 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağ…
**4. Hukuk Dairesi 2015/10832 E. , 2017/4250 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 06/11/2003 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, idari yargı kararının uygulanmaması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, kendisine ait koruma kurulu tarafından tescili yapılan yapının yanında yer alan yapının yıkılarak yerine boyama ve dokuma atölyesi yapılması için koruma kuruluna yapılan başvuru sonucu tescilli yapının ön cephe hattı esas alınarak işlem yapılması uygun bulunmasına rağmen, davalı belediyenin gereğini yapmadığından bahisle Denizli İdare Mahkemesinin esaslı dosyaları üzerinden verilen iptal kararlarının yerine getirilmediği, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması sonucu ceza davası açıldığı, belediyenin inşaatını yapması için gerekli kararı vermemesi sonucu üretimini başka yerde taşınmaz kiralamak suretiyle yapmak zorunda kaldığından zarara uğradığından bahisle maddi ve manevi zararın davalı tarafından ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, belediye meclisi görüşme tutanakları esas alındığında, davacının yaptırmak istediği inşaat nedeniyle çizdirdiği projenin taşınmazın bulunduğu mahallin imar planına aykırılık teşkil etmesi ve davacının isteği doğrultusunda plan tadili yapılmasının var olan yolun daralması gibi sonuçlara yol açacağından, meclis üyelerinin ikinci kez aynı kararı verdiklerini, somut olayda ceza dosyası kapsamında ... ve ... dışındaki diğer davalıların, olayın gelişiminde kusurlarının bulunmadığının ceza mahkemesi kararı ile kesinleştiği, ... ve ...'in ise meclis tutanakları da dikkate alındığında davacının zarara uğraması hususunda bir kastı veya kusuru bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Anayasa’nın 138/4. maddesi gereğince; yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/1. maddesi gereğince de; idare, idare mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem yapmak ve eylemde bulunmak zorunda olup bu süre hiçbir biçimde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Aynı maddenin, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 4. fıkrası gereğince,